11. Hukuk Dairesi 2023/5585 E. , 2024/7145 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1485 Esas, 2023/882 Karar HÜKÜM : Yeniden hükümle dava kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1492 E., 2020/359 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikt…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5585 E. , 2024/7145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1485 Esas, 2023/882 Karar HÜKÜM : Yeniden hükümle dava kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1492 E., 2020/359 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait trende yolcu iken geçirdiği kaza sonucu sağ bacağının koptuğunu, kaza ile ilgili olarak açtığı davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile müvekkilinin maluliyet oranı ve tarafların kusur oranlarının belirlendiğini, kaza sonucunda müvekkilinin sağ bacağını kaybetmesi nedeniyle protez kullanmak zorunda kaldığını, sağ bacağı için ilk protezlerini 22.01.2010 tarihinde kullanmaya başladığını, protezin kullanım ömrünün 5 yıl olduğunu, her iki yılda bir rutin bakım ve parça değişim masrafları bulunduğunu, müvekkilinin ampute kalan bacağı için mikro işlemli swing stone faz kontrollü karbon ayaklı körüklü silikon modüler sağ bacak protezi takıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 850 nci ve devamı maddeleri uyarınca davalının meydana gelen olayda sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik satın alınan protez masrafı için 1.000,00 TL, her 5 yılda bir almak zorunda kalacağı yeni sağ bacak protez giderleri için 2.000,00 TL, 2 yılda bir yapılacak bakım ve parça değişim masrafları için 1.000,00 TL, sonraki yıllarda her iki yılda bir satın alınan protezler için yapılmak zorunda olan bakım ve parça değişim masrafları için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın, olay tarihi olan 01.04.2009 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25.09.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 378.154,79 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde: müvekkili şirketin 14.06.2016 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını, davaya konu kazanın ise 01.04.2009 tarihinde meydana geldiğini, kazanın, müvekkilinin tüzel kişilik kazanmasından önceki bir tarihte meydana gelmesi nedeniyle müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkili idarenin her türlü önlemi aldığını, müvekkili idarenin UIC(Uluslararası Demiryolu Birliği) üyesi olduğunu ve UİC’nin belirlediği standartları uygulandığını, TCDD işletmesinin işbu olayda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, davalının zamanaşımı itirazının, uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması, kaza tarihi olan 01.04.2009 tarihinden dava tarihi olan 23.09.2016 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmaması nedeni ile yerinde olmadığı, davacının 01.04.2009 tarihinde geçirdiği tren kazası sonucunda sakatlandığı, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/242 E. ve 2014/208 K. sayılı kararına göre kazanın meydana gelmesinde davalı Kurumun %25 oranında kusurlu bulunduğu, kaza sonucu davacının bir takım cerrahi müdahaleler geçirdiği ve ampute edildiği, tedavi kapsamında davacıya uygulanan uygulanan protez ile kaybedilen fonksiyonların telafisi ve günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirebilmesinin amaçlandığı, bu kapsamda alınan bilirkişi raporuna göre hastaya uygulaması yapılan protezlerin hastanın beklentilerini olabildiği kadar karşılayacak uygun bir protez seçimi olarak değerlendirildiği, 6 aylık periyodik bakımları yapılarak kullanılması halinde kural olarak 5 yıla kadar verimli ve sorunsuz kullanılabildiği, davacı tarafın isteyebileceği tazminatın aktüer bilirkişi tarafından hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 378.154,79 TL'nin 01.04.2009 olay tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı TCDD Taşımacılık şirketi vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.04.2009 tarihinde geçirdiği tren kazası sonucunda sağ bacağını kaybettiği, bu nedenle ömrü boyunca protez takmak zorunda kalacağı, davacının muhtemel ömrünün TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesinin gerektiği, davacının ihtiyaçlarını karşılayacak protezin swing-stance fazı mikroişlemci kontrollü protez olduğu, bu protezin 5 yılda bir değişmesinin gerektiği, buna göre davacının toplam talep edebileceği tazminatın 477.010,89 TL bulunduğu, ancak SGK tarafından davacıya ödenen protez bedelinin güncellenmiş değerinin bu miktardan düşülmesinin gerektiği, bu miktarın da 77.292,34 TL olduğu, bu miktar düşüldüğünde davacının 399.718,55 TL talep edebileceği, ancak ilk derece mahkemesi kararına karşı yalnızca davalı tarafça başvurulduğu ve davalının aleyhine olacak biçimde karar verilemeyeceği gibi esasen talepten fazlaya da hükmedilemeyeceği, dolayısıyla davacı tarafça talep edilen ve mahkemesince de hüküm altına alınan 378.154,79 TL'nin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle, davalı TCDD Taşımacılık şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı TCDD Taşımacılık şirketi vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan protez bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6102 sayılı Kanun'un 850 inci ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1-Davacı taraf İlk Derece Mahkemesinin kararını istinaf etmediğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararı temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir. 2- Davalı TCDD taşımacılık A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı TCDD Taşımacılık şirketi vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.