11. Hukuk Dairesi 2010/4803 E. , 2012/4958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye (Beyoğlu 1. Asliye) Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2009/28-2010/21 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.03.2012 günü hazır bulunandavacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incele
**11. Hukuk Dairesi 2010/4803 E. , 2012/4958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye (Beyoğlu 1. Asliye) Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2009/28-2010/21 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.03.2012 günü hazır bulunandavacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkiline ait havuç emtiasının Ereğli'den Staine/Avusturya ve Winnenden/Almanya'ya taşınması konusunda davalı ile sözleşme imzalandığını, 2007 yılı Ekim ve Kasım aylarında 80 adet tenteli tır gönderilmesi gerekirken sadece bir adet araç gönderildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davalının sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkilince sözleşmenin feshedildiğini ve taşımanın yeni firmalara daha kötü şartlarda yaptırıldığını, ayrıca iptal edilen siparişler nedeniyle de zarara uğranıldığını ileri sürerek, asıl davada (6.500) TL'nın, birleşen davada (403.710) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki ve esas yönünden asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında Ekim 2007- Şubat 2008 döneminde, haftada 10 adet düz tenteli araç ile taze havuç yükünün, Ereğli/Konya'dan Winnenden/Almanya'ya araç başına (2.350) Euro, Stainz/Avusturya'ya (2.150) Euro ücret ile taşınması konusunda anlaştıkları, davalı tarafından sadece bir araç gönderilmesi üzerine davacının 04.12.2007 tarihli ihtarname keşide ettiği ve zorunlu olarak piyasadan çeşitli fiyatlarla mevsim itibariyle bir kısmı frigolu olmak üzere yeni araç temin ettiği, davacının ithalatçı dava dışı Vulcolor Naturfarben GmbH ile (1.000) ton üzerinden yaptığı anlaşmanın, taşımanın zamanında gerçekleşmemesi nedeniyle (454) ton için iptal edildiği, davalının taze havuç taşımasının frigolu araçlarla yapılması gerektiğini ve daha önce tenteli araçla yaptığı taşımada sıcaklık nedeniyle havuçların suyunun aktığını ve ceza ödemek zorunda kaldığını savunsa da, sözleşme yapılırken taşınacak yükün havuç, araçların da tenteli tır olduğunun belli olduğu ve davalının sözleşme koşullarında sonradan değişiklik yapmak istemesinin haklı olmadığı, davacının fazla taşıma ücreti ödemesinden dolayı (89.250) Euro, (454) tonluk siparişin iptal edilmesinden dolayı, (104.874) Euro olmak üzere toplam (194.124) Euro (412.572 TL) zarara uğradığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Ancak asıl ve birleşen davalar, taşıma sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında, davacıya ait taze siyah havuç emtiasının Ekim 2007-Şubat 2008 tarihleri arasında, davalı tarafından haftalık 10 araç temini suretiyle taşınması konusunda anlaşmaya varılmış, davalının buna rağmen sadece 1 araç göndermesi ve davacı tarafından keşide edilen 03.12.2007 tarihli ihtarnameye rağmen araç göndermemesi üzerine, davacı tarafından sözleşme haklı nedenle feshedilmiştir. Sözleşmeyi haklı nedenle fesheden davacı, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığından, ancak menfi zararının tazminini isteyebilir. Davacı tarafından sunulan dava dilekçelerinde de taşımanın yeni firmalara daha kötü şartlarda yaptırılmasından ve dava dışı yabancı alıcı tarafından iptal edilen siparişlerden kaynaklanan zararın tazmini istenmiştir. Bu itibarla öncelikle davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla aynı taşımayı yaptırabilmek için başka araç temini nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gereklidir. Bunun için de aynı koşullarda, aynı cins bir aracı, makul sürede, ne kadara kiralayabileceği ve bu nedenle ne kadar ödeme yapacağı belirlenmeli, şayet bu tutar, davalı ile arasındaki sözleşmede belirlenen tutardan fazla ise bu miktarın menfi zarar olarak davalıdan istenebileceği kabul edilmelidir. 3- Bundan başka davacının şartları varsa, sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi dolayısıyla kaçırdığı fırsatları da menfi zarar olarak davalıdan istemesi mümkündür. Nitekim davacı da iptal edilen siparişler nedeniyle davalıdan tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak davacının bu türden bir zarara uğrayıp uğramadığının tespit edilebilmesi için mahkemece öncelikle, davacıya ait taze siyah havuç emtiasının taşınamaması nedeniyle akıbetinin ne olduğunun araştırılması gereklidir. Zira emtia bu nedenle tamamen imha edilmişse o zaman bu emtianın dava dışı yabancı alıcıya satılamamasından kaynaklanan kar kaybının tamamının menfi zarar olarak istenebilmesi mümkündür. İmha edilmeyip başka yollarla yurt içinde veya yurt dışında değerlendirilmişse o zaman da elde edilen gelirin tazminattan indirilmesi gerekecektir. Mahkemece bu konularda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi, davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişiler arasında, davacının taşıma ücretinden ve taze siyah havuç emtiası satışından kaynaklanan zararı konusunda görüş bildirmeye yeterli uzmanlığa sahip bir bilirkişi de bulunmamaktadır. Davalı vekilince de bilirkişi raporuna karşı bu nedenlerle itiraz edilmiş, 11.02.2010 tarihli oturumda ise davacı vekilince açıkça savunmanın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığı yönünde bir itirazda bulunulmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, aralarında sektörden uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, somut uyuşmazlığa uygun ve yeterli olmayan incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.