11. Hukuk Dairesi 2011/12980 E. , 2012/19861 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bitlis Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2011 tarih ve 2007/134-2011/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve eski hale getirme talebinde bulunmak suretiyle davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine do…
**11. Hukuk Dairesi 2011/12980 E. , 2012/19861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bitlis Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2011 tarih ve 2007/134-2011/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve eski hale getirme talebinde bulunmak suretiyle davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye İş Bankası Bitlis Şubesi nezdinde 325915 numaralı cari ve yatırım hesabı sahibi olduğunu, müvekkilinin bu hesabından bilgisi dışında para çekildiğini, tediye makbuzlarındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu durumda olan başka hesap sahiplerinin de bulunduğunu, müfettiş incelemesi yapıldığını ve hesap sahiplerine bankaca haksız çekilen paraların ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3000 TL'nın banka hesabından çekildiği tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, çalışanları olan ...'nın gerçekleştirdiği suistimaller nedeniyle açılan kamu davasında davacının adının bile geçmediğini, davacının hesabından haksız yere çekildiğini iddia ettiği para ile ilgili olarak bu güne kadar talep ve dava hakkını kullanmaması hayatın olağan akışına ters düştüğünü, ayrıca davacının kimlik bilgileri ile banka kayıtlarındaki kişinin aynı olup olmadığınında araştırılması gerektiğini, paranın bankadan çekildiği tarihten itibaren reeskont faizinin de istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, personelinin usulsüz işlerinden doğan müşteri zararından adam çalıştıran sıfatıyla davalı Banka'nın sorumlu olduğu, buna göre davaya ilişkin olarak dava zamanaşımı süresinin Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi gereğince 10 yıl olduğu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin raporunda 05/10/1999 tarihli banka dekontundaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2000 TL'nın banka hesabından paranın çekildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve eski hale getirme talebinde bulunmak suretiyle davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, esasen işbu davanın Türkiye İş Bankası A.Ş aleyhine açıldığı ve bu davalı tarafından takip ve bilahare temyiz edildiği gözetildiğinde hükmün infazının da Türkiye İş Bankası A.Ş aleyhine gerçekleşeceğinin tabii bulunmasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı vekili, 23.09.2011 tarihli dilekçesi ile temyiz süresi bakımından eski hale getirme talebinde bulunmuş olup, dilekçe ekindeki belgeler kapsamına göre, talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'nun 167 vd maddeleri ve halen yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nun 95 vd maddeleri gereğince eski hale getirme talebinin kabulüne ve temyiz incelemesinin yapılmasına karar vermek gerekmiştir. 3- Davacı vekili dilekçesinde asıl alacağın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 3-4. ve 21/2. maddeleri uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğundan davacının 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca hükmedilen alacağa avans oranı üzerinden temerrüt faizi istemeye hakkı olup, davacı yanca bu oranın altında bir oran üzerinden faiz talep edilmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi uyarınca, mahkemece kabul edilen miktarın reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu miktarın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de, söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK'nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin eski hale getirme talebinin KABULÜNE, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle mahkeme kararının (Hüküm) fıkrasının ikinci bendindeki "yasal faizinin" ibaresinin karardan çıkartılarak yerine "reeskont faizinin" kelimelerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 100.40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.