T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/597 Esas KARAR NO : 2025/1927 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2022/316 Esas - 2022/967 Karar TARİH: 20/12/2022 DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazınİptali) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İlk dere…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/597 Esas KARAR NO : 2025/1927 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2022/316 Esas - 2022/967 Karar TARİH: 20/12/2022 DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazınİptali) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; banka ile asıl borçlu arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, kefillerin bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzalandıklarını, geri ödemeleri yapılmadığından ihtarname keşide edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, 185234 ve 185255 numaralı kredilerin KGF kefaleti ile kullandırıldığını, banka alacağının ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesi’nin ... Esas numaralı dosyada ilamsız icra takibine geçildiğini, itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın hukuki bir dayanağının bulunmadığını, borcun mevcut ve faiz oranının hukuka uygun olduğunu, itirazın takibi sürüncemede bırakmak amaçlı olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/12/2022 tarih ve 2022/316 Esas - 2022/967 Karar sayılı kararında;" Dava, hukuki niteliği itibari ile; genel kredi sözleşmesine dayalı olarak asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir........Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ... Elbiseleri ...Ltd. Şti. ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 328.696,60 TL olarak tespit edildiği, davacının masraf kalemine ilişkin belgelerin icra dosyasına dair olduğu, takip öncesine ilişkin olmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %45,60 oranında faiz işletilmek suretiyle, 261.387,05 TL asıl alacak, 64.104,33 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.205,22 TL BSMV olmak üzere toplamda 328.696,60 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,2-Hükmolunan asıl alacak 261.387,05 TL %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyada dava dilekçesi ekindeki 22.04.2022 tarihli arabuluculuk anlaşamama son tutanağından müvekkili ve vekil olarak bilgilerinin olmadığını; son Tutanağın ön yüzünde davalı şirketin vekil olarak adlarının (Av...) yazıldığı, diğer iki gerçek kişi davalının vekili olarak ise müvekkilinin tanımadığı (Av....) yazıldığı, metinde de “Adı geçen taraflardan başvurucu vekili Av.... ile karşı taraflar...... San.Tic.Ltd.Şti. ve ...ı vekili Av....’in ve arabulucu olarak ...’ın” arasında arabuluculuk toplantısı yapıldığının belirtildiği, metnin ikinci sayfasında davalı şirket ve davalı şahıslar vekili olarak yine adlarının (Av...) yazıldığının görüldüğünü; arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere, bu tutanağın davacı ile dava dışı...... adlı firma ve dava dışı ... ve bu kişilerin vekili ... arasındaki görüşme ile ilgili olup, davalı müvekkilleri ve taraflarıyla ilgili bir tutanak olmadığını; arabuluculuk dava şartı olup, geçerli bir arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davanın öncelikle geçerli arabuluculuk son tutanak yokluğundan ötürü reddine karar verilmesi gerektiğini; dava şartı eksik olduğu halde tahkikata girilerek karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacının aynı zamanda İstanbul Anadolu 15.İcra Dairesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları üzerinden kredi sözleşmesine ve rehne dayalı icra takibi başlatmış olup; ayrıca görülen davaya konu aynı icra dairesinin 2020/ 18366 Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibinin ise yine aynı kredi sözleşmesine dayanan haksız ve mükerrer bir alacak iddiası ve takip olduğu için bu nedenle de huzurdaki haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; bu aşamada davadan haberdar olunduğu için, söz konusu dava dışı iki adet icra takibinin celbedilerek, mükerrerlik tespiti üzerine huzurdaki mükerrer ve haksız davanın reddine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, İcra takibi öncesi gönderildiği iddia edilen muacceliyet ihtarının müvekkillerine tebliğ edilmemiş olup, usulsüz tebliğle tebliğ edildiği kabul edilerek icra takibi başlatılmasının da ayrıca usul ve esasa aykırı olduğunu, Dava dilekçesi ve tensip tutanağının tüm müvekkillerin muhtarlığına tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbataları incelendiğinde, bu tebligatların da usul ve yasaya aykırı olup geçersiz olmaları sebebiyle, geçerli tebligat yapılmadan ön inceleme duruşması ve tahkikata girilmesi bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek açıklanan nedenlerle ve re’sen Bölge Adliye Mahkemesince gözetilecek nedenlerle; tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak açılan davanın reddine, haksız dava nedeniyle takip toplam talep tutarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıya yükletilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin haksız davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasından akdedilen diğer davalıların müteselsil kefil olduğu genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalılar vekili, davacı tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağının kendileri ile ilgili olmadığını, gerçek kişi müvekkilerinin vekili olarak farklı bir kişi yazıldığını, yine arabuluculuk metninde davanın tarafı olmayan başka kişilerin isimlerinin bulunduğunu ileri sürülmüş ise de, arabuluculuk tutanağının başlık kısmında davanın tüm taraflarının yer aldığı, en alt kısmında tüm davalıların vekili olarak davalı vekilinin isminin bulunduğu, arabuluculuk tutanağının konusunun iş bu davanın konusu olan İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğunun belirtildiği, tutanağın davacı ve davalılar vekili tarafından e-imza ile imzalandığı dikkate alındığında tutanağın başlık kısmında gerçek kişi davacıların vekilinin isminin ve arabuluculuk metnin üst kısmında farklı kişi isimlerinin belirtilmesinin maddi hata niteliğinde olduğu, dava konusu ile ilgili taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ve anlaşamamaları sebebiyle son tutanağın tutulduğu, dava şartının yerine getirildiği anlaşılmakla söz konusu maddi hatanın sonuca etkisinin bulunmadığından davalılar vekilinin aksi istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından düzenlenen kat ihtarının davalı şirketin daimi çalışanı evrak almaya yetkili ehil ve reşit olduğunu beyan eden Muharrem ...'a tebliğ edildiği, diğer davalıların ise tebligat esnasında işte olduğunun en yakın komşuları tarafından beyan edilmesi üzerine kapıya yapıştırılarak ve en yakın komşuya haber verilerek mahalle muhtarlığına tebliğ edildiği ve yapılan tebligatların Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 Esas, 2023/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile “Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı” şeklinde karar verildiği, her ne kadar davacı tarafından yargılama aşamasında dava konusu takibin derdest olduğuna ilişkin bir savunma ileri sürülmemiş ise de, aynı alacak için mükerrer takip başlatılması halinde itirazın iptali davası yönünden özel dava şartı eksikliğinin bulunacağı ve bu hususun dava şartı olduğu gözetildiğinde yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği, davalılar vekili tarafından dava konusu takipten önce aynı alacak için davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 15.İcra Dairesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları üzerinden kredi sözleşmesine ve rehne dayalı icra takibi başlatıldığının istinaf sebebi olarak ileri sürülmesi karşısında Mahkemece söz konusu icra takibi dosyalarının ve rehin sözleşmelerinin celbedilerek ve inceleme yaptırılarak dava konusu alacak ile aynı alacak için mi icra takibi başlatıldığı, tüm davalılar için icra takibinin derdest olup olmadığı, derdest olduğuna kanaat getirilmesi halinde davanın özel dava şartı eksikliği sebebiyle reddine, derdest olmadığına kanaat getirilmesi halinde söz konusu dosyalardan ve başkaca tahsilat yapılıp yapılmadığı ve buna göre davacının alacaklı olduğu miktarın banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç olarak, davalıların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler ile kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a4-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurularının KABULÜ ile; İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/12/2022 ve 2022/316 Esas- 2022/967 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.