11. Hukuk Dairesi 2024/1308 E. , 2025/143 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2268 Esas, 2023/1722 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/212 E., 2019/470 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik
**11. Hukuk Dairesi 2024/1308 E. , 2025/143 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2268 Esas, 2023/1722 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/212 E., 2019/470 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait tanınmış Nescafe markalı kahve ürünlerinin ve bu ürünler için kullanılagelen kırmızı kupa şekil markalarının sahibi olduğunu, tanınmış Nescafe markalı ürünlerine ilişkin kullandığı ambalajlarından ve yine bu ürünler için kullanılagelen Kırmızı Kupa şekil markalarından doğan haklarının davalı tarafından ihlal edildiğini, davalının ambalaj kombinasyonunda müvekkilinin tescilli markasını izinsiz kullandığını, Nescafe klasik ürün ambalajının ise neredeyse birebir aynılık içerdiğini, müvekkilinin ambalaj tasarımına sahip ürünlerin davaya konu ihtilaflı ürünlerin piyasaya sürüldüğü tarih ve başvuru tarihi olan 1 Eylül 2015 tarihinden çok önce piyasaya sürüldüğünü, davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 155/1 hükmü kapsamında sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğini, marka tecavüz iddiaları değerlendirilirken aynı zamanda hükümsüzlüğü talep edilen ürün ambalajına ilişkin tasarım tescillerinin dikkate alınmaması gerektiğini, davalının kırmızı kupa görselini farklı açıdan ambalaj üzerine yerleştirmesinin bu durumu ortadan kaldırmayacağını, davalı kullanımlarının kendilerine ait marka tescil sınıfında yer alan kahve ürünleri kapsamında kaldığını, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olduğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının karıştırılma ihtimali için yeterli olduğunu, davalı kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, dava konusu davalının 2015/06052-1 sıra nolu tasarım tescilinin müvekkiline ait "Kırmızı Kupa Şekil" markasını içermesi nedeniyle SMK'nın 77/1-a hükmü kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini, bahse konu tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının bulunmadığını, tasarımın kötü niyetli olarak tescil edildiğini ileri sürerek davalının ambalaj kullanımının müvekkiline ait 2014/100573 sayılı "Kırmızı Kupa Şekil" markalarına ve bu markaların kullanımlarına karşı markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına, davalının "VIP Klasik" ürünü ile gerçekleştirdiği ürün ambalajına yönelik kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına, karar özetinin ilanına ve davalı adına 2015/06052 numara ile tescilli çoklu tasarımlardan 1 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımları ile davacıya ait markalarda yer alan kupa kullanımlarının birbirinden farklı olduğunu, ambalaj üzerine yerleştirme şekillerinin de farklı algılandığını, davacı markasının zayıf markalardan olması sebebiyle aynı sunum şeklinin küçük bazı değişiklikler ile kullanımının marka hakkını ihlal oluşturmayacağını, müvekkiline ait kullanımların teknik zorunluluktan kaynaklandığından ihlal teşkil etmediğini, kahverengi ve kırmızı renginin çözünebilir kahve ürünlerinde standart bir uygulama olduğunu, marka hakkı ihlaline ve haksız rekabete sebebiyet vermeyeceğini, dava konusu VIP Klasik ambalaj tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, işbu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, kırmızı kupa şekli bakımından davacının gerçek hak sahibi olduğu, davacının işbu markasının 29, 30 ve 32. sınıflarda tanındığı, davalının tescilli tasarımında davacının izni olmaksızın "Kırmızı Kupa" markasını kullandığı, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı, davalının kötü niyetle başvuru yaptığı, hükümsüzlük davasına ilişkin sessiz kalma ile hak kaybı süresinin dolmadığı, davalının "VIP CLASSİC" ürün ambalaj tasarımının (trade dress) davacıya ait tescilli 2014 100573 numaralı kırmızı kupa şekil markası ile bu markayı içerir "NESCAFE CLASSİC" ürün ambalajları yönünden kötü niyetle, davacıya ait tanınmış markaya benzer ve markayı sulandırır biçimde, tanınmışlıktan faydalanma amacıyla kullanıldığı, bu durumda davalının tescilli tasarımını savunmasında ileri süremeyeceği, davalının davacının tanınmış markasına yönelik eylemlerinin, SMK hükümleri dışında ayrıca haksız rekabet teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2015 06052 numara ile tescilli çoklu tasarımlardan 1 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı tarafından piyasaya sunulan "VIP CLASSİC" ürün ambalaj tasarımının (trade dress) davacıya ait tescilli (2014 100573 nolu kırmızı kupa şekil markası ile bu markayı içerir "NESCAFE CLASSİC" ürün ambalajları yönünden) markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarım hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemlerine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.01.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.