T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1008 KARAR NO:2026/330 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/12/2021 NUMARASI:2018/962 Esas - 2021/986 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:04/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1008 KARAR NO:2026/330 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/12/2021 NUMARASI:2018/962 Esas - 2021/986 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:04/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında hizmet ve buna bağlı cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, davacı firmanın iş makinesi işleteni olduğunu ve davalı borçlu firmanın üstlenmiş olduğu metro çalışması inşaatı için, iş makinesi çalıştırma bedeli olarak, icra takibine konu faturaları kesmiş olduğunu, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini ve icra takibine konu 31/08/2017 tarih ve ... numaralı 16.815 TL bedelli fatura, davacı tarafından iptal edilmiş olup, sehven hata ile icra takibine konu edildiğinden, icra takip miktarından düşülerek, 25.960,00 TL alacak miktarı yönünden, davalı borçlunun itirazının iptalini talep ettiğini, davacı cari hesap bakiyesi olan 25.960,00 TL alacağına karşılık İstanbul 22.İcra Müd. .... sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe konu borca haksız ve mesnetsiz itiraz ettiğini belirterek, davalının kötü niyetli bir şekilde icra takibine haksız itiraz eden davalı aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Alacak talebinin iş makinesi kiralamasına dayandığından Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davalı şirketin iş yerinin Ankara olması nedeniyle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafla hukuki ilişkilerinin bulunmadığını haksız davanın reddini, talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "Somut uyuşmazlıkta; Davalı tarafın incelenen 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinde, davacı yan tarafından tanzim edilen faturalara ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı, düzenlendiği ve fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil de ibraz etmediği, davalının tebellüğ ettiği faturalara süresi içerisinde itiraz ettiği yönünde bir beyan veya belge ibrazında bulunmadığı, herhangi bir ödemenin yapıldığına dair somut delilin davalı tarafça sunulamadığı, defter kapanışlarının ise usulüne uygun olmadığı dosya kapsamında görülmektedir. Dolayısıyla davalı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olması nedeniyle davacı tarafından usulüne uygun kaydedilmiş ticari defter kayıtları HMK:222/3 maddesi uyarınca davalı aleyhine delil teşkil etmiş sayılmıştır. Davalı taraf takibe konu 30.09.2017 tarihli ... seri numaralı 12.980 TL miktarlı ve 11.10.2017 tarihli ... seri numaralı 12.980 TL miktarlı irsaliyeli faturalardaki teslim alan kısmındaki imzalara ve isimlere açıkça itiraz etmediği, ... bünyesinde yürütülün metro inşaatı çalışmalarının alt yüklenicilerinden olduğu belirtilen ... inşaattan davalı ... İnşaatın şantiyeyi teslim aldığı tarihin davalı tanığı ...'ün talimatla mahkeme huzurunda alınan beyanın 05 Eylül 2017 olduğu ve davacı tarafın şantiyenin ... inşaat tarafından teslim alındığı tarihten önce Akçadağ ile çalıştığı döneme ait faturaları ibraz ettiğine dair beyan karşısında davaya konu irsaliyeli fatura tarihlerinin 2017 yılı Eylül ve Ekim dönemine ait olduğu anlaşıldığından aleyhe tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceği, dava dışı ... A.Ş. Kayıtlarında iş makinelerinin periyodik yasal muayene formalarında plaka yazılmadığı ancak belirtilen ekskavatörün model yılının örtüştüğü, ... muayene formundaki plaka ile mahkememiz dosyasına bildirilen plaka ile eşleştiği, bakım kayıt tarihlerinin bir kısmının Eylül 2017 yılına ait olduğunun tespit edilebileceği anlaşıldığından davalı vekilinin davacı tarafla hukuki ilişkilerinin bulunmadığı yönündeki itirazlarına itibar edilmemiş ve faturaya konu hizmetin davacı tarafça davalı şirkete verildiği değerlendirilmiştir.Bilirkişi raporu göz önüne alındığında davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle 25.960,00 -TL alacaklı olduğu bu nedenle yapılan icra takibine konu alacak miktarı Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği yerinde görülmekle taleple bağlı kalınarak takip çıktısı miktar yönüyle açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davacı tacir olup, yapılan iş de ticari işletmesi ile ilgili ticari iş olduğundan talep edilen alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 2/II. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi isteyebileceği ve davacı da takip talebinde avans faiz talep ettiğinden, kabul edilen alacağa takip tarihinden sonra avans faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut olay bakımından da alacağın likit ve borçlu tarafından belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; davacının alacak iddiasını kira ilişkisine dayandığı ve bu nedenle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu, ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını ispat edemediği, davacı tarafın iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, yıllık kira bedeli tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu için yazılı delillerle iddianın ispatlanması gerektiği, davalının muvafakati olmadan tanık dinlendiği, davacının iş makinelerinin davalıya ait şantiyede çalıştırılmadığının sabit olduğu belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, fatura alacağının ödenmesi amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.Davaya konu İstanbul 22. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, 42.775,00 TL alacak yönünden 05/02/2018 tarihli takip başlatıldığı ve davanın yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Takip talebine konu edilen faturalar incelendiğinde; 31.08.2017 tarihli faturanın sehven takip talebine eklendiği belirtiliğinden bu fatura dışındaki faturaların ''çalışma makina bedeli'' açıklamasıyla düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları;Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 26/08/2021 tarihli raporda özetle; 2017 yılı yevmiye, envanter ve defteri kebir defterlerinin süresinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, ancak ilgili yıl yevmiye defterinin kapanış tasdikinin ise yapılmadığı, defteri kebirde yer alan ... yevmiye nolu kapanış maddesinin yevmiye defterinde bulunmadığı, yevmiye defterinde en son ... yevmiye maddesi ile işlem gören kaydın bulunduğu görüldüğünden ilgili yıla ait ticari defterlerinin davalı lehine delil vasfının bulunmadığı, 2018 yılı ticari defterlerinin tasdikinin yapıldığı, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde davacı yan ile herhangi bir ticari ilişkiye ilişkin kayda rastlanılamadığı, dava dosyasında yer alan beyanlar ile tanık ifadeleri uyarınca davalının ... istasyonu yapım işini ... Ortaklığından devraldığının anlaşıldığı belirtilmiştir.Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 25/11/2021 tarihli raporda özetle; Ticari defterlerinden açılış kapanış tasdiki zorunlu olan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter Defterlerinin 2017 Mali yılına Açılış ve Kapanış Noter Tasdiklerinin tam olduğu, tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, davacı davalı şirket ile cari hesap çalışması içinde olduğu, verdiği hizmetlerden dolayı düzenlediği faturalar ve iptal ettiği faturayı da kayıt ettiği ve sonucu 18.10.2017 tarihi itibari ile 25.960,00 TL bakiye kaldığı bu durumda davacı şirketin davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 25.960.00 TL alacaklı olduğu görüldüğü, yapılan teknik değerlendirmede; davacıya ait iş makinalarının davalının devralarak işi yaptığı dönemde ... Şantiyesinde çalıştığına dair Tutanak, Ataşman, Hakediş gibi geçerli nitelikte teknik bir belge bulunmaması, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmaması ve tanıkların birbiriyle çelişen teknik ifadeleri göz önüne alınarak davacının talebi açısından teknik yönden herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, davacı cari hesap alacağı için usulüne uygun olarak tutmuş olduğu defterlerin sonucu davacının ticari defterlerindeki kayıtların aksini gösterir bir bilgi/belgeye dosyada rastlanmadığından davacının davalıdan 25.960,00 TL alacaklı olduğu görüşünde bulunulmuştur. Tanık beyanları:Davacı tanıkları beyanlarında, davacının, davalının ihtiyacı olduğu iş makinelerini verdiğini ve metro çalışmalarında davacının da operatör olarak çalıştığını belirtmişlerdir.Davalı tanıkları beyanlarında, davacının, davalının işi devraldığı dava dışı firma ile çalıştığını, davalının 05.09.2017 tarihinde şantiye açıldıktan sonra davalı şirketin merkez adresine gelerek faturayı beyan ettiğini, davalı tanığı ... 'ün fatura ile ilgili olarak davalının, işini devraldığı firma yetkilileri ile görüştüğünü ve onlarında faturayı davalı şirkete tebliğ etmesi gerektiğini ve ödemenin de davalı şirket tarafından yapılacağını belirttiği, ancak davalının herhangi bir hizmet almadığını belirtmişlerdir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: -Görev yönünden inceleme:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Davalı tarafça sunulan istinaf başvuru dilekçesinde ve dosya arasına alınan beyan dilekçelerinde, davacı ile aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı belirtilerek, davacının alacak iddiasını kira ilişkisine dayandırdığı ve iş bu nedenle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu ileri sürülmüştür.Takip dayanağı olan faturaların ''kato çalışma makina bedeli'' açıklamasıyla düzenlendiği anlaşılmakta ise de, dosyada yer alan bilgi, belgelerden, dinlenen tanık beyanlarından taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hizmet sözleşmesi olduğuna karar vermek gerekmiştir. Nitekim, dinlenen tanıklar beyanlarında, metro çalışmaları nedeniyle iş makinalarının davalıya verildiği ve aynı zamanda davacı ile başka kişilerinde bu iş makinalarında operatör olarak çalıştığını belirtmişlerdir. Bu beyanlar uyuşmazlığın hizmet sözleşmesine dayandığını ileri süren davacıyı da destekler mahiyettedir. İş bu nedenle , dairemizce uyuşmazlığın hizmet sözleşmesinden kaynaklı olduğunun kabulü gerekmiştir. -İspat yükü yönünden inceleme:6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyette olup, uyuşmazlıkta davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan tespit uyarınca süresinde itiraz edilmediği anlaşılmakla, hizmetin verilmediği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme düzenlenmemiştir. Mali müşavir bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere, davalı tarafın 2017 yılına ait ticari defterleri usulüne uygun tutulmamıştır. Usulüne uygun olarak tutulan davacı defterlerinde ve BS formlarında takibe konu faturaların kayıtlı olduğu ve düzenlenen irsali tespit edilmiştir.Davacı vekilince metro çalışmasının hangi çalışma sahası programında yapıldığına ilişkin ve müvekkiline ait iş makinasının ruhsat bilgilerine ilişkin gerekli bilgileri ibraz ettikten sonra ilgili ana yüklenici ... A.Ş.'den davacının verdiği hizmete ilişkin kayıt ve belgelerin ve ... inşaat çalışmasında davalı şirket bünyesinde davacı şirket vekilin 16/07/2019 tarihindeki dilekçesinde belirttiği iş makinalarının inşaat çalışmalarında yer alıp/ almadığı, buna ilişkin envanter kayıtlarının istenilmesine dair müzekkere yazılmıştır. Gelen yazılara göre, ekskavatörün plakasının eşleştirilmediği ancak makina model yılının örtüştüğü, kanal kazıyıcı ve yükleyici aracın plakasının dosyadaki plaka ile eşleştiği, iş makinaların çalıştığı tarihlerin net olmadığı, net olmayan kayıtlara göre ... Ortaklığına ait günlük makina kontrol formlarında ekskavatörün Nisan-Eylül 2017 kazıcı ve yükleyicinin ise Nisan-Mayıs 2017 tarihlerinde kontrol formlarının bulunduğu belirtilmiş olup, sunulan cevap dilekçesinde, davalının uyuşmazlığa konu metro yapım işini 05/09/2017 tarihinde ... Ortaklığından devraldığı beyan edilmiş ve tanık ...'ün beyanlarında da 05/09/2017 tarihinde şantiyenin açıldığı ifade edilmiştir. Düzenleme tarihi 11.10.2017 ve 30.09.2017 olan takip konusu 2 adet fatura nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatılmış olup,iş bu faturaların düzenlenme tarihi davalının metro çalışması nedeniyle şantiyeyi devralma tarihinden sonraki döneme aittir. Dava dışı ... A.Ş.'den gelen yazı cevabı uyarınca, davacı iş makinalarının şantiye alanında çalıştığının kabulü gerekmektedir. Ayrıca, takibe konu edilen 30.09.2017 tarihli ... seri numaralı 12.980 TL miktarlı ve 11.10.2017 tarihli ... seri numaralı 12.980 TL miktarlı irsaliyeli faturalardaki teslim alan kısmında yazılan ad-soyad ile atılan imzalara itiraz edilmemiştir. Yukarıda yer alan bilgi ve tespitler ışığında davanın kabulüne dair karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 444,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 288,00 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan tahsiline, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/03/2026