İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı müşterisi...Pres Döküm San. Ve Tic. A.Ş. İle ... Tic. Metal İma. San. Ltd. Şti..ne ait emtiaları cmr taşıyıcısı Çek şirketine ait olan ... p…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1659 KARAR NO : 2025/1812 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ: 17/07/2025 NUMARASI : 2014/392 Esas - 2025/601 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı müşterisi...Pres Döküm San. Ve Tic. A.Ş. İle ... Tic. Metal İma. San. Ltd. Şti..ne ait emtiaları cmr taşıyıcısı Çek şirketine ait olan ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse ile birlikte Pendik/İstanbul dan Trieste/İtalya seferi için davalıya ait ... ... adlı... gemisine yüklendiğini, 06/02/2008 tarihinde davalı taşıyıcıların kusur ve ihmali neticesinde müvekkili tarafından müşterisinin mallarının ve müvekkilinin aracın tamamen zayi olduğunu, müvekkilinin de elde edemediği navlun alacağı için işbu davayı ikame ettiğini, müvekkilinin müşterisinin zayi olan malları için Mahkemenin 2008/499 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve davanın derdest olduğunu beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 19.724,88EURO ile birlikte Mahkemenin 2008/499 Esas sayılı dosyası ile ikame edilen tazminat davası neticesinde müvekkili tarafından ödenmesine karar verilecek teminat ve ferilerinin tamamının 3095 sayılı kanun gereğince hesap edilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı açmada hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının gerçekleştirmiş olduğu herhangi bir ödeme bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkiline ait ... ... isimli... gemisinin 03/02/2008 tarihinde hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertedeki kamyonlardan birinde başlayan yangının 10 dakika gibi bir süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve gemideki tüm yüklerin tamamen zayi olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğun 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını beyanla davacının davaya konu ettiği tazminatın Mahkemenin 2008/417 Esas sayılı dosyasında talep edildiğinden aktif husumet ehliyeti olmaması ve mükerrer talep edilmesinden dolayı davanın reddine, müvekkilinin mutlak sorumsuzluğu nedeniyle davanın reddine ve Mahkeme aksi kanaatte ise alacakların Sınırlama Fonu tesis edilerek fondon tahsiline davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Uluslararası Taşımacılık Ve Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Bu açıklamalara göre; bekletici mesele yapılan mahkememizin 2024/215 (ilk esas 2008/151) Esas sayılı dosyasında; Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı gereği, ... ... gemisinde çıkan yangın olayında davalılardan gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olup, bu durumda sorumluluğunun CMR Konvansiyonunun 2. Maddesine göre taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği anlaşılmış olduğundan, davanın reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bekletici mesele yapılan pilot davanın henüz kesinleşmediğini, bekletici mesele yapılan pilot davanın kesinleşmesi halinde göre huzurdaki davada açısından farklı sonuçlar doğacağını, gerek pilot dava dosyası ve gerekse huzurdaki dava incelendiğinde bugüne kadar yargılamalarda TTK hükümlerinin uygulandığı, inceleme ve değerlendirmelerin TTK hükümlerine göre gerçekleştiği CMR Konvansiyonun 2. maddesi gönderen/mal ilgilisi ile karayolu taşımacısı arasındaki hukuki ilişkinin belirlenmesine yönelik olduğunu, huzurdaki davada olduğu gibi iki taşımacı arasındaki rücu davasına uygulanması sözkonusu olmadığını, ayrık raporda teknik bilirkişiler hem yola elverişlilik olmadığı hem de bundan davalının yetkilendirdiği ISM şirketinin kusurlu olduğunu belirttiğini, rapordan da anlaşılacağı üzere; davalının yetkilendirip görev verdiği ISM şirketinin ve gemi adamlarının kusurundan da kaynaklansa yangın ile zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağı mevcut olup davalının zarardan sorumlu olduğunu, bu noktada davalının ISM seçimi ve denetiminde basiretli bir taşıyan gibi davranmadığı, seçim ve denetimde kusuru olduğunu, kusurun kaynağının ISM veya gemi adamında olması davalı ile bu kişiler arasındaki iç ilişki ile ilgili olduğunu, taşıyanın yardımcılarını seçmekte göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediği ve bu yönü ile de şahsi ve ticari kusurlu olduğu, 6762 sayılı Kanun'un 1062. maddesinin ikinci fıkrasındaki sorumsuzluk hükmünden faydalanamayacağını, somut davadaki iddia ve savunmalar da dikkate alınarak davalı taşıyanın, yardımcısı olan... şirketinin seçimi ve denetimi noktasında gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediğinin, başlangıçta... şirketini seçiminde ve daha sonra denetiminde kusuru olup olmadığının, ana güvertede bulunması gereken yangın duvarlarının bulunup bulunmadığının, buradan varılacak sonuca göre geminin teknik olarak da elverişsizliği olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, İSM şirketinin yeterliliği, uzmanlığı, yola çıkmadan önce ne yapıp yapmadığı araştırılmamış bununla birlikte olay sırasındaki kusurlarına yer verilmiş davalı ile... şirketi arasındaki sözleşmelerin, yazışmaların, raporların, seçim ve denetime dair tüm evrakın celbine karar verilmesini, gelecek yazı cevaplarından sonra davalının... şirketinin seçimi ve denetimi konusunda kasıt, ihmal olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep etmesine rağmen bu talep değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, davalı ile... şirketi arasındaki sözleşmelerin, yazışmaların, raporların, seçim ve denetime dair tüm evrakın celbine karar verilmesini, gelecek yazı cevaplarından sonra davalının... şirketinin seçimi ve denetimi konusunda kasıt, ihmal olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına Pilot dosyada yaptığı incelemede ana güvertede yangın önleme amaçlı bölme duvarları ile ilgili denetim/inceleme yapılmadığını tespit ettiklerini, yangın önleme için duvarlarla bölünmesi gereken güvertenin daha fazla araç kapasitesi sağlamak amacı ile bölünmediği, bu hali ile geminin teknik olarak da yola elverişsiz ve tehlikelere açık olduğu hususu pilot dosyada değerlendirilmediğinden huzurdaki davadaki iddiaları arasındaki bu hususun incelenmesi gerektiğini, huzurdaki davanın açılmasına davacının sebebiyet vermediğinden davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ... taşıması sırasında gemide çıkan yangın nedeniyle taşınan çekici ve dorselerde meydana gelen zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, meydana gelen hasardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketi(eski ünvan: ... İşletmeleri A.Ş.)'nin maliki olduğu Un ... isimli... gemisinin Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada gemide yangın çıkmış ve gemide bulunan çekici ve dorseler yanarak zayi olmuştur.Aynı olaya ilişkin olarak açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/211 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 11. HD'nin 23.02.2023 Tarih ve 2021/4620 E. - 2023/1074 K. Sayılı kararında, aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş şeklindeki gerekçe ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulduktan sonra İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/07/2024 Tarih ve 2024/215 E. - 2024/294 K. Sayılı kararı ile bu kez davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 11. HD'nin 08/07/2025 Tarih ve 2024/5455 E. - 202/4965 K. Sayılı kararı ile onanmıştır. Yargıtay tarafından onanması ile sonuçlanan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/215 Esas(ilk esas 2008/151) sayılı dava dosyası, davacısı farklı olsa da, görülmekte olan dava ile aynı olaya-sebebe dayandığından ve davalının sorumluluğu hakkında tespitler içerdiğinden eldeki dava hakkında kuvvetli(güçlü) delil niteliğindedir. Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın tarafları dışındaki başka birine (üçüncü kişiye) karşı açılan (veya üçüncü kişi tarafından birinci davanın taraflarından birine karşı açılan) ve konusu ile dava sebebi (vakıalar) aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez; çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Fakat, birinci davada verilen kesin hüküm, ikinci davada kuvvetli (güçlü) bir takdiri delil teşkil eder. Başka bir deyişle kesin hüküm, taraflar ile akdi ve irsi haleflerini bağlar. Taraf olmayanlar hakkında ise güçlü delil oluşturur(Yargıtay HGK'nın 30.03.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3108 E., 2021/380 K.; 09.02.2021 tarihli ve 2016/(7)9-1247 E., 2021/54 K.; 17.11.2020 tarihli ve 2016/(7)9-1867 E., 2020/908 K. ve 15.09.2020 tarihli ve 2017/(22)9-1293 E., 2020/588 K.). Bu sebeple, anılan dosyada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin sorumlu tutulmadığı nazara alındığında, eldeki dava yönünden de davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bu arada davalı ... Uluslar Arası Taşımacılık Ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumluluğunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu davalı yönünden yükün kara taşıtından(çekici-dorse) indirilmeden-boşaltılmadan... taşımacılığı şeklinde taşınıyor olması nedeniyle uyuşmazlık kara taşımasına(CMR) ilişkin hükümlere tabidir. CMR'nin 17/2. Maddesinde hasarın taşımacının hatasından değil de, (...) taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, hasara neden olan yangının çıkmasına-başlamasına davalının araçlarının sebep olduğu iddia ve ispat edilememiş olup, davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığının kabul edildiği de nazara alındığında dava konusu hasarın, kara taşıması bakımından taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş olduğunun kabulü gerekir. Bu halde davalı ... Uluslar Arası Taşımacılık Ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava konusu hasar nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacı vekilince eldeki davanın açılma sebebi olarak gösterilen ve sorumlu tutulması halinde rücu imkanının doğacağını beyan ettiği ...tarafından dosyamız davacısı ... Lojistik aleyhine açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/347 esas sayılı dosyasında verilecek karara göre rücu imkanının doğması ihtimaline göre eldeki davanın açılması nedeniyle söz konusu davanın reddine karar verilmesiyle davanın konusuz kaldığı, davacı açılmasına kendilerinin sebep olmadığı, bu sebeple aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği talep edilmiş ise de, bu durumla ilgili olarak davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından davacı tarafın söz konusu itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025