İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan müdürler kurulu kararının iptali davasında 08/09/2025 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...... o…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/09/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Müdürler Kurulu Kararının İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan müdürler kurulu kararının iptali davasında 08/09/2025 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...... ortağı olup, şirketin faaliyetlerine etkin olarak katıldığını, adı geçen şirketin çok uzun bir zaman sonra 26.01.2025 tarihinde 2019/2020/2021/2022/2023 yıllarını kapsayacak şekilde genel kurul yaptığını, ancak işbu genel kurulda usul yasa ve hakkaniyete uymayacak, şirketin kuruluş ve ortakların yüksek menfaatlerini koruma amaçlı özenle hazırlanan ana sözleşmenin tamamen kötüniyetli olarak bozulmak istendiğini, bu nedenle yapılan genel kurulda alınmak istenen usul ve yasaya aykırı kararlar yönünden müvekkili tarafından açıkça itiraz edilerek alınmak istenen kararlara karşı muhalefet şerhleri konulduğunu, dava açma ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunma haklarının saklı tutulduğunu, ancak şirket yetkililerinin 26.01.2025 tarihli genel kurul kararını üzerinden aylar geçmesine rağmen ticaret sicil gazetesinde hala yayınlamadığını, ticaret sicil gazetesinde ilan edilmeden alınan müdürler kurulu kararının geçersiz olduğunu, müdürler kurulunca alınan kararın doğrudan 26.01.2025 tarihli genel kurul kararına dayandığını, dolayısı ile henüz tescil edilmeyen ve hüküm doğurmayan genel kurul kararına dayalı müdürler kurulu kararının batıl olduğunu, TTK'nın 454 maddesi uyarınca, bazı genel kurul kararlarının tescil ve ilan edilmesi gerektiğini, bu kararların, genellikle şirketin esas sözleşmesinde yapılan değişiklikler, sermaye artırımları veya azalmaları gibi önemli değişiklikleri içerdiğini, sermaye artırımı kararları, özellikle ortakların ve alacaklıların haklarını etkilediği için, tescil ve ilan edilmeden hüküm doğurmayacağını, bu durumun şirketin şeffaflığını ve hukuki güvenliğini sağlamak amacıyla önemli olacağını beyan ederek 17.02.2023 tarihli müdürler kurulu kararının ileride telafisi imkansız sonuçlar doğurmaması bakımında teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini ile davalı şirket müdürler kurulu tarafından alınan 17.02.2023 tarihli müdürler kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirketi rahatsız etme ve haksız bir baskı ile kendi hissesini devretme, hem de olağan dışı bir bedelle devretme çabası içinde olduğunu, müvekkili şirketin 7 ortaklı bir şirket olup, davacının %6 kısmında sermayedar olduğunu, kendi hissesine fahiş bedellerle alınması yönlü talebi reddedilince haksız bir çok girişimde bulunduğunu, işbu davanın müvekkili şirketin itibarını kötülemek için açıldığını, TTK'nın 460. maddesi hükmü anonim şirketler yönünden ve sadece kayıtlı sermaye sistemindekiler yönünden, sermaye artışına ilişkin bir düzenleme olduğunu, anonim şirketlerde esas sermaye sisteminin ise TTK'nın 359. maddesi ile düzenlendiğini ve bu şekilde bir dava hakkı olmadığını, davalı şirket bir limited şirket olup konu maddelerin uygulanma olanağının bulunmadığını, limited şirketlerde sermaye artışının TTK'nın 590 ve 591'inci maddelerinde düzenlendiğini, bu maddelerde TTK'nın 460. maddesinden farklı olarak, yönetim kurulu kararının iptali davasının düzenlemediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....TTK'da 644. Maddenin 1. Fıkrasında c bendinde müdürlerin kararlarının butlanına ilişkin olarak kanun koyucu anonim ortaklık yönetim kurulu kararlarının butlarına ilişkin TTK 391 düzenlemesinin uygulanacağını belirlemektedir. TTK 391'de kanun koruyucu örnekseme suretiyle bazı butlan sebeplerini saymıştır. Buna göre, a) eşit işlem ilkesine aykırı olan, b) limited ortaklığın temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözemeyen, c) pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmasını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar batıldır. Kararların butlanı hukuki korumada menfaat sahibi olan herkes tarafından ve özellikle ilgili ortak veya müdür tarafından her zaman ileri sürülebilir. Butlan mutlak geçersizliğe sebep olur. Batıl bir müdürler kurulu kararı zamanaşımına tabi değildir, iyileşemez ve bu kararın butlanı hakim tarafından resen dikkate alınır418. Butlan defi şeklinde ileri sürüleceği gibi, bu hususta TTK 391/1 1. Cümlede açıkça belirtildiği gibi, tespit davası da açılabilir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı vekili dava dilekçesinde ve 17/04/2025 tarihli beyan dilekçesinde sehven 17/02/2023 olarak belirtilen 17/02/2025 tarihli müdürler kurulu kararının iptalini talep ettiği anlaşılmakla, genel kurulun kararlarının aksine müdürlerin kararlarının iptal edilebilmesi olanaklı değildir. Sözleşme veya kanun hükümlerine riayet edilmese bile, ne ortaklar ne de ortaklık, müdürlerin kararlarının iptalini talep edebilirler. Bunun yerine ortaklar ve alacaklılar ya yasal koşullar varsa kararın butlanını ve yokluğunu ileri sürebilirler, ya da şayet bir zarar ortaya çıkarsa, sorumluluk davası açabileceklerinden, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptalini talep etmiş oldukları müdürler kurulunca alınan kararın doğrudan 26.01.2025 tarihli genel kurul kararına dayandığını, dolayısıyla henüz tescil edilmemiş ve hüküm doğurmayan genel kurul kararına dayalı müdürler kurulu kararının batıl olduğunu, mahkemece, sadece sermaye arttırımına ilişkin kararın usulüne uygun olup olmadığının incelendiğini, diğer hususların hiç incelenmediğini, genel kurul davetinin usule uygun olup olmadığı, sermaye raporunun şartlara uygun olup olmadığı, rüçhan hakkının ilanı gibi başlıklar dikkate alınmadan müdürler kurulu kararının iptalinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle dosyanın karara çıkarıldığını, 6102 sayılı kanunun 460md/5f. maddesi gereğince, yönetim kurulu kararları aleyhine, pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, 445 inci maddede öngörülen sebeplerin varlığı hâlinde kararın ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabileceklerini, bu davaya 448 ilâ 451 inci maddelerin kıyas yoluyla uygulanacağını, ilgili hüküm uyarınca karara karşı iptal davası açabileceklerini, davalı şirket tarafından rüçhan hakkının 48 saat sonra ilan edildiğini, sonradan yapılan ilanın usule uygun olmadığını, taraflarının rüçhan hakkını kullanmasını engellemek amacıyla bu işlemin yapıldığını, davalı şirketin, TTK kapsamında doğan sorumluluklarının hiçbirisini yerine getirmediğini, müvekkilini zarara uğrattığını, mahkemece davanın esasına girilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; limited şirket müdürler kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, ortağı olduğu davalı şirketin müdürler kurulu tarafından alınan 17/02/2025 tarihli kararın iptalini talep etmekle dava dilekçesi içeriğinde söz konusu kararın batıl olduğunu da ileri sürmektedir. İlk derece mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği gibi butlan hususunun mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu sebeple davacının iptalini talep ettiği müdürler kurulu kararında butlan sebeplerinin bulunup bulunmadığı resen araştırılmadan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacının iptalini talep ettiği müdürler kurulu kararında butlan sebeplerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...