12. Hukuk Dairesi 2006/4-50 E. , 2006/87 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/07/2005 Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.9.2003 gün ve 2001/463- 2003/524 sayılı kararın incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 1.11.2004 gün ve 2004/4305-12459 sayılı ilamı ile, (...1-Dava, yayın yolu i…
**12. Hukuk Dairesi 2006/4-50 E. , 2006/87 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/07/2005 Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.9.2003 gün ve 2001/463- 2003/524 sayılı kararın incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 1.11.2004 gün ve 2004/4305-12459 sayılı ilamı ile, (...1-Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, dava konusu yazıda davacı şirketin vergi dışı, kayıt dışı paraların aktarıldığı; sahibi belli olmayan ve kimse tarafından da bilinmeyen gizli bir televizyon kanalı olarak gösterildiğini; bu biçimde, davacı tüzel kişiliği küçük düşürücü, karalayıcı ve mesleki itibarını sarsıcı yayın yapıldığını ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar, yazının eleştiri niteliğinde bulunduğunu; ileri sürüldüğü biçimde nitelendirmelerin söz konusu olmadığını savunmuşlardır. Mahkemece, yazıda yayıncılığa ilişkin eski ve yeni yasaların eleştirildiği benimsemekle beraber; davalı tüzel kişiliğin de ismen belirtilerek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu yazıda, "Medya patronlarının yakasına biz yapışalım" başlığı altında: (RTÜK. Yasası çıktı. Meclis günlerce bu yasayla uğraştı. Fazilet Partisi yasal haklarını kullanıp engelleme yaptı. ...Yasa, bazı eksikleri olsa da, özünde yanlış değil. En önemlisi, televizyon sahiplerinin kim olduğu artık belli olacak. Bugüne kadar "kanuna karşı hile" yapılıyor ve eski yasa uyarınca sahipler gizlenmek zorunda kalıyordu. Televizyon sektöründe korkunç paralar ortalıkta uçuşuyor. Bu sektörün dönmesi için yılda 850 milyon dolar harcanıyor. Sektörün reklam geliri sadece 450 milyon dolar. Temel soru işte bu aşamada ortaya çıkıyor: Aradaki farkı, yani 400 milyon doları bu televizyon kanallarına kimler buluyor. Bu sorunun yanıtı bugüne kadar bilinmiyordu. Bu durumdan özellikle dinci kesim yararlanıyor, vergi dışı, kayıt dışı paralarını dinci kanallara ve radyolara aktarıyordu. Örneğin Kanal-7'nin sahipleri kimlerdi? Samanyolu TV kimlerindi? Yurdun dört bir yanında yayın yapan yüzlerce bölgesel ve yerel televizyon kanalı kimlere aitti. Bunların gerçek sahiplerini şimdi, bu yeni yasayla öğrenme fırsatı bulacağız! Göreceğiz bakalım, milyonlarca doların sahipleri olan ve bu paralarıyla televizyon kuruluşlarına sahip olmayı başaran babayiğitler kimlermiş ve bunlar devlete ne kadar vergi vermişler! Eski RTÜK. Yasası gerçek bir ucube idi. Devlete ve yasaya karşı hile yapmayı gerektiriyordu. Böyle bir komedi dünyanın hiçbir ülkesinde yoktu. Sahipleri ve ortakları belli olmayan, gizlenen radyo ve televizyonlar!