T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1619 - 2026/1065 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1619 KARAR NO : 2026/1065 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVA : Cismani Zarar S…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1619 - 2026/1065 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1619 KARAR NO : 2026/1065 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 06/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç ile müvekkilinin yolcu konumunda olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralandığını, ... plakalı, ehliyetsiz, araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçici ve kalıcı maluliyetten dolayı kazanç ve tedavi masraflarını davalı sigorta şirketinin ... poliçe numarası ile ZMMS kapsamında sorumlu bulunduğunu, kaza nedeniyle sigorta şirketine ihtarname gönderildiğini, ancak tazminat taleplerinin karşılanmadığını belirterek ... tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucunda oluşan tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpları, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kayıplar nedeniyle müvekkili için şimdilik belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği ... tarihinden sonraki 8. İş gücünün sona erdiği ... tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile dava dilekçesi ile 100,00 TL istenilen geçici iş göremezlik tazminatını 3.482,74 TL'ye, 900,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatını 211.136,30 TL'ye çıkartılmasını talep etmiştir. Davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile, ... tarihinde iş göremezlik tazminatını 3.482,74 TL'ye çıkartılan bedeli bu kez HMK'nun 176.maddesi uyarınca 4.776,99 TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatını ise 211.136,30 TL'ye çıkartılan bedelin, 355.233,01 TL'ye arttırılmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... sayılı ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı tarafından, maluliyet durumunun tespiti için gerekli maluliyet raporu ve tedavi evraklarını müvekkili şirkete sunmadığını, geçerli bir başvurunun olmadığını, sigorta poliçesi genel şartları gereği geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumundan tespitinin gerektiğini, tazminat hesabının hesaplama konusunda bir aktüer tarafından yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini davanın açılmasına sebebiyet de vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklette gerekli koruyucu tertibat ve ekipmanı bulundurmaması da dikkate alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararının 439.114,29 TL olduğu, talep olunabilecek maddi tazminat tutarının ise poliçe üst limiti olduğu anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebine konu 360.000,00 TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; söz konusu kazanın ... tarihinde meydana gelmiş olup zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının öncelikle ... tarihinde 214.619,04 TL olarak ıslah edildiğini, daha sonra ... tarihinde dava değerinin ikinci kez 355.223,01 TL'ye yükseltildiğini, aynı davada ikinci kez ıslah yoluna başvurulması halinde bu yöndeki talebin reddinin gerektiğini, davacının kalıcı maluliyetinin olması gerekenin üzerinde tespit edildiğini, üstelik tespit edilen arazların kazayla illiyetinin irdelenmediğini, kaza ve poliçe tanzim tarihi dikkate alındığından usule uygun yönetmeliğe göre de düzenlenmediğini, davacının kazadan üç ay sonra çalışma hayatına döndüğünü, kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, kusur durumuna ilişkin çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, müterafik kusur indiriminin %20'nin çok üzerinde olması gerektiğini, teminat limiti olan 360.000,00 TL'den müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaba esas aktüeryal yöntemin hatalı olduğunu, TRH yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapıldığını, ayrıca hesaplama yapılırken aktüeryal yöntem kullanılarak %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacının 18 yaşından küçük çocuk için geçici iş göremezlik zararının hesaplanamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle açılan geçici iş göremezlik ve kalıcı maluliyete ilişkin maddi tazminat talebidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Zamanaşımına yönelik istinaf incelemesinde: 2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir. Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır. Bu açıklamalara göre, kazanın ... tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı sayanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin ... tarihinde dolacağı, davanın ... tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu göz önüne alındığında bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir. Kusur raporuna yönelik itirazları yönünden yapılan incelemede; Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı traktör sürücüsünün manevraları düzenleyen kurallara uymadığından kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan ... tarihli bilirkişi raporunda ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın ehliyetinin olmadığı, kaskının takılı olmadığı, sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır maddesini ihlal ettiği; ... plaka sayılı traktör sürücüsü ...'in sürücü belgesinin olmadığı, araç sürücülerinin park etmiş araçlar arasından çıkarken, taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, şerit değiştirirken sağa, sola, geriye dönerken, geri giderken ve bunlara benzer hallerde karayolunu kullananlar için tehlike ve engel yaratmamaları ve manevraları sırasında esas ve usullere uymalarının mecburi olduğunu kuralını ihlalden kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan ... tarihli bilirkişi raporunda traktör sürücüsü ...'in kusur oranının %100 olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın ise kusurunun bulunmadığı, motosiklette yolcu olarak bulunan ...'ün de bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece aldırılan raporların dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Bilindiği üzere Yargıtayın 4. ve 17. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi ... olup mahkemesince hükme esas alınan ... tarihli ... İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan ... tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, rapora itiraz edilirken başka somut delil sunulmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... E - ... K; ... E - ... K; ... E - ... K sayılı kararları) Hesap raporu yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Anayasa Mahkemesinin ... E.K sayılı ... günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin ... gün ve ... Esas ve ... karar sayılı kararları, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının 18 yaşından küçükken çıraklık eğitimi aldığı, davacı küçük de olsa... tarihli zabıta araştırma yazısı ile kuaför olarak çalıştığının belli olduğu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, kaldı ki davacının sürekli iş göremezlik zararının dahi limitin üzerinde kaldığı ve bu sebeple limitle sınırlı olarak tazminata hükmedildiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Müterafik kusur yönünden yapılan incelemede; Davacının ehliyetsiz motosiklet sürücüsünün aracına bindiği, bu sebeple mahkemece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, Yargıtay 17 ve 4. Hukuk Dairelerinin yerleşmiş içtihatlarına göre birden fazla sebep olsa dahi en fazla % 20 indirim yapılacağından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde olmamıştır. İkinci kez ıslah yapılamayacağına yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir.( Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... - ... esas karar sayılı kararı) Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararları, Davacı vekilince dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacı vekili ... tarihli bedel arttırım dilekçesinde taleplerinin geçici iş göremezlik için 3.482,74 TL, kalıcı iş göremezlik için 211.136,30 TL'ye çıkarıldığını belirtmiştir. Bu kez alınan ... tarihli ek raporunda davacının 4.776,99 TL geçici iş göremezlik, 544.155,87 TL sürekli iş göremezlik zararının müterafik kusur uygulanırsa 3.821,59 TL geçici, 435.292,70 TL kalı iş göremezlik zararı olacağı belirlenmiştir. Davacı vekili tarafından verilen ... tarihli ıslah dilekçesinde davacıdaki kalıcı iş göremezlik kaybı sebebiyle 355.223,01 TL, geçici iş göremezlik için ise 4.776,99 TL olarak talep ve ıslah etmiştir. Davacı vekilince dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Bu durumda davacının ilk talebi, ıslah değil bedel belirleme/ talep arttırım dilekçesi, ikinci kez verdiği dilekçe ise ıslah dilekçesi niteliğindedir. Bu nedenle davacının alınan raporlara süresinde itirazının bulunduğu kabul edilerek ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi yerinde görülmüş olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 24.591,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 6.148,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 18.443,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.06/04/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.