Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1440 E. , 2024/2228 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1440 Karar No : 2024/2228 DAVACI : ...Odaları Birliği ... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... İdaresi Başkanlığı (E-Tebligat) DAVANIN KONUSU : 06/04/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... A.Ş.’ye ait “Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı”nın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, 40 (kırk) yıl süreyle “İşletme Hakkının Veri
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1440 E. , 2024/2228 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1440 Karar No : 2024/2228 DAVACI : ...Odaları Birliği ... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... İdaresi Başkanlığı (E-Tebligat) DAVANIN KONUSU : 06/04/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... A.Ş.’ye ait “Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı”nın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, 40 (kırk) yıl süreyle “İşletme Hakkının Verilmesi” yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından, tam yargı davaları da idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3/c bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alâkasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanunî düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır. Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idarî işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makûl ve ciddi bir alâkanın bulunması gerekmekte ancak menfaatin kişisel olması, idarî işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Anayasanın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir." kuralı yer almaktadır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak" ve "Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış; 19. maddesinde, "Odalar, bu Kanun'un 2. maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." kuralı yer almıştır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'na dayanılarak hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın amaçları" başlıklı 6. maddesinde, "Odanın başlıca amaçları; a) Mesleki alanda ülke ve kamu çıkarları ile uluslararası gelişmeler çerçevesinde çalışmalar yapmak, mesleğin ve üyelerin değişen toplumsal ve ekonomik yapı içindeki değişen konumlarını izlemek, tespit etmek, değerlendirmek, mesleğin ve üyelerin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemek, ulusal ve uluslararası ölçekte mesleğin gelişmesini izlemek ve sağlamak, b) Meslek onurunu ve üye haklarını korumak, c) Ülke içinde ve dışında tüm resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yaparak, mesleğin uygulama ve kuram alanında gelişmesini sağlamak üzere her türlü etkinliklerde bulunmak; bilimsel ve teknik evrakı inceleyerek gereken mesleki denetimleri yapmak, d) Mimarlık uygulamasıyla ilgili standart ve normları, yönetmelik ve teknik şartnameleri araştırmak ve incelemek, gerekli düzenlemeleri yapmak, e) Eğitim kurumlarıyla işbirliği yaparak mesleki eğitimin gelişmesine katkıda bulunmak, f) Üyeler arasındaki dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek, g) Mimarlık kültürünün korunmasını ve geliştirilmesini sağlamak, bu doğrultudaki başarılı çalışmaları özendirmektir. " kuralına yer verilmiştir. Aktarılan mevzuata göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir şekilde yer almıştır. Davacı Oda tarafından dava dilekçesinde, Anayasa'nın 135. maddesi ile 6235 sayılı Kanun'a göre kurulan Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne bağlı kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olup, İstanbul'un en önemli kentsel alanlarından Marmara Denizinin kıyılarının bir kısmını çevreleyen nadide sahil şeritlerinden ve I. Derece Doğal Sit Alanında olan Fenerbahçe Yarımadasının komşuluğunda ve kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında kalmakta olan söz konusu yat limanı ile ilgili olarak yapılacak ihalenin, şehircilik ilkesine, kamu yararına ve hukuka açıkça aykırı olduğu, ihale sonucunda imar planlarında yat limanı, yeşil alan ve spor alanları fonksiyonunu haiz bir alanda, fiilen imar planlarına aykırı bir biçimde turizm fonksiyonu öngörülerek inşa edilmesi ve bu şekilde kullanılması sonucu doğacağından dava açmakta hukukî yararı bulunduğu belirtilerek, davayı açmakta ehliyetli olduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir. Dava konusu ihale ile Mimarlar Odasının kuruluş amaçları ve görev alanı birlikte değerlendirildiğinde, davacı Odanın, dava konusu işlem ile arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat alâkasının bulunmadığı, menfaatinin etkilenmediği, dava konusu işlemin Odanın ve mimarlık mesleği mensuplarının ne tür bir menfaatini ihlâl ettiği hususunun açık, anlaşılır ve somut bir biçimde ortaya koyulamadığı, Odanın kuruluş amaçlarıyla bir ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacı Odanın 06/04/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... A.Ş.’ye ait “Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı”nın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, 40 (kırk) yıl süreyle “İşletme Hakkının Verilmesi” yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istemiyle dava açma ehliyeti bulunmamaktadır. Nitekim, özelleştirme kapsam ve programında bulunan ... A.Ş.'ye ait Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı'nın 2.531.000.000,00-TL bedel ile en yüksek teklifi veren TEK-ART Kalamış ve Fenerbahçe Marmara Turizm Tesisleri A.Ş.'ye 40 yıl süreyle işletme hakkının verilmesine dair 07/10/2021 tarih ve 04 sayılı ihale komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4771 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davada, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair Dairemizin 01/03/2023 tarih ve E:2021/5181, K:2023/917 sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 10/07/2023 tarih ve E:2023/1633, K:2023/1611 sayılı kararıyla anılan kararın bozulmasına ve davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 15/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır. İptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukukî nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkasının varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır. Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması da gerekmektedir. Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla konulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişileridir." kuralı yer almış; 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, birliğin kuruluş amaçları arasında "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak" ve "Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" sayılmış; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nin 3. maddesinde ise, "b) ... kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak" da birliğin ve bağlı odaların amaçları arasında düzenlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı Oda tarafından, İstanbul'un en önemli kentsel alanlarından Marmara Denizinin kıyılarının bir kısmını çevreleyen nadide sahil şeritlerinden ve I. Derece Doğal Sit Alanı olan Fenerbahçe Yarımadasının komşuluğunda ve kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında kalmakta olan söz konusu yat limanı ile ilgili olarak yapılacak olan ihalenin şehircilik ilkesine, kamu yararına ve hukuka açıkça aykırı olduğu, dava konusu ihale ile imar planlarında yat limanı, yeşil alan, spor alanları fonksiyonunu haiz bir alanda fiilen imar planlarına aykırı bir biçimde turizm fonksiyonu öngörülerek inşa edilmesi ve bu şekilde kullanılması sonucu doğacağı iddialarıyla ihalenin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmakta olup, davacı Oda tarafından ihalenin iptali istemine ilişkin ileri sürülen iddiaların davacı Odanın meslekî faaliyet alanına ilişkin olması nedeniyle dava konusu işlemle mâkûl menfaat ilgisinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.