TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2025 NUMARASI : 2023/386 Esas 2025/713 Karar DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak), Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 01/04/2021 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın y…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/85 Esas 2026/308 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/85 KARAR NO : 2026/308 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2025 NUMARASI : 2023/386 Esas 2025/713 Karar DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak), Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 01/04/2021 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. ASIL DAVADA DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/358 esas sayılı dosyasının 22/05/2018 tarihli duruşmasında 3.839.500,00 TL kamulaştırma bedelinin ... Şubesi' ne depo edilmesine karar verildiğini, bedelin bloke kararı gereği yatırıldığını, bankanın bloke kararına göre yatırılmasına rağmen bedelin vadesiz hesaba yatırıldığı gerekçesiyle bedele işlemiş faizi ödemekten imtina ettiğini, Kamulaştırma Kanunun 10. Maddesinde 30/04/2013 tarihinden sonraki değişiklikle birlikte bedel yatırıldıktan 4 ay içerisinde yasal sonrasında işlemiş mevduat faizi uygulanacağı açık olduğunu, bankanın kamu bankası olduğunu, Gölbaşı sınırlarındaki tüm kamulaştırma bedellerinin ... Bankasına yatırıldığını, bankanın kamulaştırma bedeline istinaden yatırılan bedellerin faizsiz yatmayacağını bildiğini, kanun aksine hareket edemeyeceğini, Kamulaştırma bedellerinin bloke tutulduğu sürece mevduat faiz işletileceğini aksi takdirde paranın kullanılamama maliyetinin karı bankanın haksız karı olacağını, ... Bankasına depo edilen 3.839.500,00 TL kamulaştırma bedelinden faizsiz olarak çekilen 1.279.444,44 TL'ye düşen işlemiş mevduat faiz bedelinin ödenmeyen şimdilik ve bilirkişi incelemesinden sonra arttıracağı hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL bloke kararında belirtilen kırık vadeli faizinin ve dava tarihinden sonra da karar altına alınacak alacağın en yüksek banka mevduatının müvekkiline ödenmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP Davalı .... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadan açıldığını, davaya konu edilen alacağın miktarının belli olmasından dolayı belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/358 Esas sayılı dosyasında açılan davada verilen karar gereğince Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından müvekkil bankada hesap açıldığını, ilgili kuruma açılan hesabın bildiriminin yapılmasına rağmen depo edilmesi gereken herhangi bir bedelin bu hesaba gönderilmediğini, banka şubesi tarafından 2020 yılında davacı adına şubeye haciz ihbarnameleri gelmesi üzerine yapılan araştırmada adı geçen kurumun 16/01/2018 tarihli yazısı gereğince açıldığı bildirilin hesaba değil, Gölbaşı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/348 Esas asyılı dosyasının hesabına depo işleminin yapıldığının anlaşıldığını, bu aşamalarda Mahkeme hesabına faiz işletilmesi yönünde ne ilgili kurum ne de Mahkeme tarafından müvekkil bankaya bildirim yapılmadığını, kurumun talebi üzerine açılan hesaba, para gönderimi yapıldıktan sonra, paranın gönderildiği ve var ise faiz talebi bildirilmeksizin müvekkil banka tarafından faiz işletilemeyeceğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. İhbar olunan Karayolları Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle: Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/358 Esas sayılı dosyası kapsamında Mahkemece hükmedilen 3.859.500,00 TL kamulaştırma bedelinin 24/09/2018 tarihinde ... şubesine yatırıldığını, davalı kurumdan kamulaştırma bedelinin aylık vadeli olarak yatırılmak üzere hesap açıldığını, söz konusu meblağın aylık vadeli olacak şekilde yatırılmasının talep edildiğini, kamulaştırma bedelinin aylık vadeli hesaba yatırılmamasının tamamen davalının sorumluluğunda olduğunu, ihbar talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVADA DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Gölbaşı 1.Asliye hukuk mahkemesi 2021/209 Esas sayılı dosya ile kamulaştırma bedeline faiz ödenmediği gerekçesi ile dava ikame ettiğini, davada bilirkişi raporu doğrultusunda 513.495,39TL olarak ıslah ettiklerini, son duruşmada mahkeme ticari dava gerekçesi ile görevsizlik/yetkisizlik kararı verdiğini, davada Ankara 6.Ticaret Mahkemesi 2023/386 dosyası ile yargılama devam ederken en son gelen bilirkişi raporunda 644.551,18TL olduğunun tespit edildiğini, aradaki fark ödemesinin 131.055,39TL olduğunu, Ankara 6. Ticaret mahkemesi 2023/386 E sayılı dosyada son bilirkişi raporunda belirtilen 644.551,18TL belirtilen ıslahtan kalan fark bedel olan 131.055,79TL nin bilirkişi hesap tarihi olan 25/03/2021 tarihinden itibaren en yüksek faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılar uhtesine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının talebi, kanunda düzenlenen para alacağından kaynaklı talebi kapsamında kalmakta olup, davanın 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 06/12/2018 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan arabuluculuğa başvurulmadığı, bu durumun dava dosyasındaki belgelerden anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın TTK 4/a ve HMK 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, arabuluculuk başvuru koşulunan yerine getirildiğini, Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılıp faiz işletilmemesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Eldeki dava ilk olarak Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, davacı yan dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyet sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmemiş, mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 15/10/2025 tarihli celsede verilen karar ile arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, ticari niteliktedir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı haline getirmiştir. Yine, 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. 6325 sayılı kanunun dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesi; ''(1) ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise, arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır . (2 ) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın, bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir '', hükmünü içermektedir. Anılan hükümden anlaşılacağı üzere arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmemiş olması dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmemektedir. Mahkemece yapılması gereken iş davacıya, son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Öte yandan, dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Somut olayda, davacı vekili tarafından 01/04/2021 tarihinde Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olup, Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesince Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 21/02/2023 tarihinde davanın usulden reddine karar verilmiş, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya 24/05/2023 tarihinde Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2023/366 Esasına kaydedilmiş, mahkemece ihtisas mahkemelerinin Ankara 6,7 veya 8. Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçeleriyle dosyanın Ankara Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmesi üzerine de dosya 29/05/2023 tarihinde Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin istinaf incelemesine konu 2023/386 Esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Bu arada davacı vekilince 23/02/2023 tarihinde arabulucuya başvurulmuş ve dosyanın görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi tarihi olan 29/05/2023 tarihinden önce , tarafların uzlaşmadığına dair 17/03/2023 tarihinde son tutanak düzenlenmiştir. Bu durumda, eldeki davada bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili talep edilmiş olup, istemin konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin olduğu ve istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesine dosya tevzi edilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından kanunun uygulanmasındaki amaç da gözetilerek arabuluculuğa ilişkin dava şartını gerçekleştiğinin kabulü gerekecektir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 tarih 2020/3187 Esas 2021/762 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2025 tarih 2023/386 Esas 2025/713 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -