İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... sigortası bulunmayan dava dışı ...yönetimindeki ...plakalı aracı…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1252 KARAR NO: 2026/615 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/01/2022 NUMARASI: 2016/547 Esas - 2022/12 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... sigortası bulunmayan dava dışı ...yönetimindeki ...plakalı aracın, vekil edeninin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen 20/05/2015 günlü çift taraflı trafik kazasında müvekkili davacının yaralanarak maluliyete uğradığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 50,00 TL'si geçici iş gücü kaybı zararına, 50,00 TL'si kalıcı iş gücü kaybı zararı ve 50,00 TL'si de bakıcı gideri zararına karşılık olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 15/06/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de; geçici iş gücü kaybı zararına ilişkin istek miktarını 1.028,87 TL'ye, sürekli iş gücü kaybı zararına ilişkin istek miktarını da 31.956,79 TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilme -sini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, İstanbul Başsavcılığınca yürütülen 2015/75884 sayılı soruşturma dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuç -lanan trafik kazasının oluşumunda dava dışı sigortasız araç sürücüsünün %25 oranında, davacının ise %75 oranında kusurlu olduğunun hükme esas alınmaya elverişli 04/11/2019 günlü bilirkişi heyet raporuyla belirlendiği, davacının kaza neticesinde %20 oranında maluliyete uğradığı, yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin de 4 aya kadar uzayabileceği, ancak bakıcı ihtiyati içerisinde bulunmadığının da 22/11/2018 tarihli ATK raporuyla tespit edildiği, bu durumda 25/03/2020 tarihli aktüer bilirkişi raporu uyarınca, davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle; -Davanın ıslah beyanları doğrultusunda KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; -Davacı...için 1.028,87 TL geçici iş göremezlik ve 31.956,79 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 32.985,66 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,-Davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiştir.Karara karşı davalı ...vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; talep konusu kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olduğunu gösterir bilirkişi raporları olduğu halde, ATK'dan rapor alınmadan ve dosyada mevcut kusur raporları arasındaki çelişki tam olarak giderilmeden sigortasız araç sürücüsüne kusur atfeden hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca davacının uğradığı maluliyete ilişkin dosya kapsamında (-%10-%20) iki farklı bilirkişi raporu bulunduğu ve esasen %10 maluliyeti gösterir rapor davacı tarafça sigorta şirketine yapılan başvuru sırasında ve dava dilekçesine ekli bir biçimde ibraz edildiği halde, mahkemece talebin aşılması suretiyle %20 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmış olmasının doğru olmadığı, davacının kaza anında kask ve diğer koruyucu ekipmanları kullanıp kullanmadığı araştırılarak, kullanmıyor ise müterafik kusurlu sayılması gerektiğinin de karar yerinde dikkate alınmadığı, tazminat hesaplamalarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulamasına göre yapılması gerekirken bunun yapılmamış olmasının da hatalı olduğu, temerrüt tarihinin başvuru tarihi olarak kabul edilerek dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz uygulanmış olmasının da isabetsiz bulunduğu, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili kurumun sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, bu sorumluluğun SGK'ya ait olduğu, kaldı ki davacıya SGK tarafından yapılmış rücuya tabi bir ödeme olup olmadığının da araştırılıp belirlenmediği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir. (1)Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazı değerlendırildiğinde;Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunul -ması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir.Somut olayda; davacı taraf, talep konusu kazanın oluşumunda, sigortasız araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı vekili ise ...plakalı sigortasız araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı -nın olayla ilgili olarak gerçekleştirilen soruşturma neticesinde tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili kurumun sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini savunmuştur.Yargılama sırasında görüşüne başvurulan ve Makine Yüksek Mühendisi olduğu anlaşılan Prof.Dr. ...'in katılımıyla düzenlenen 12/04/2019 günlü raporda; talep konusu kazanın oluşumunda yayalara yol vermek için zorunlu olarak duraklama yapan ...plakalı sigortasız araç sürücüsünün kusursuz olduğu, şehir içinde meskun mahallede tek şeritli yolda seyreder -ken yola gereken dikkati vermeyen ve önündeki araçların hızına uygun yeterli takip mesafesi bırakmayan ... plakalı motosiklet sürücü sü davacı .........ın duraklayan önündeki aracı fark ettiğinde direksiyon ve fren tedbiriyle durması gerekirken önündeki aracın sol arka kısmına çarpması ile sonuçlanan kazada, asli ve tam kusurlu olduğu sonucuna varılmış; Bu rapora karşı davacının yapmış olduğu itiraz üzerine..... Mak. Müh. bilirkişilerden oluşan 04/11/2019 günlü heyet raporunda ise, dosyadaki bilgi ve belgeler, olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma sırasında temin edilen kusur raporuyla, eldeki davada alınan 12/04/2019 günlü bilirkişi kusur raporun da değerlendirilmesi ve irdelenmesi neticesinde; Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre 20.05.2015 tarihinde saat 15:19 sıralarında İstanbul.... ilçesi......mahallesinde sürücü ... yönetimindeki ...plakalı aracıyla E5 bağlantı yolunda seyrederken ....köprü altında bir anda duraklaması sonucu aracının sağ arka köşe ve sol yan kısımlarına yine aynı yönde seyreden sürücü...yönetimindeki motosikletinin ön kısımlarıyla arkadan çarpması sonucu iki araçlı kaza meydana geldiğinin anlaşıldığı, her ne kadar 12/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda ...plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiş ise de; söz konusu bu raporda davalı sürücü ...'ın duraklama ve park etmenin yasak olduğu tek şeritli bağlantı yolunda dörtlü ışıklarını yakarak duraklama haline geçtiği ve bu şekilde yaya geçidinin olmadığı yolu gereksiz şekilde taşıt trafiğine kapattığı hususu yeterince dikkate alınmadığından varılan sonuca itibar edilemeyeceği açıklanarak, sürücü ......'nin duraklama ve park etmenin yasak olduğu tek şeritli bağlantı yolunda, yolu trafiğe kapatacak şekilde duraklama yaparak, arkasından gelen araçları şaşırtacak ve tehlikeye düşürecek şekilde oluşan davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacı sürücü........ın ise yönetimindeki ... plakalı motosikletle seyrederken önündeki araçlara yeterince dikkat etmeyip, öndeki aracın fren yapıp yavaşlaması ve müteakip durması sırasında aynı şekilde fren yapıp yavaşlaması ve aralarındaki mesafeyi koruması gerekirken, mevcut hızıyla araca arkadan çarpması suretiyle meydana gelen kazada %75 oranında asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığı ve mahkemece iş bu raporun hükme esas alınarak davalının sorumluluğu yoluna gidildiği görülmüştür.Hal böyle olunca, kaza tespit tutanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, taraf ifadeleri ile eldeki davanın yargılaması sırasında temin edilen 12/04/2019 günlü raporun irdelemesi ve dahi kazanın meydana geldiği yolun özellikleri gözetilerek suretiyle düzenlendiği anlaşılan 04/11/2019 günlü kusur bilirkişi heyet raporundaki kazanın oluş şekli ile kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir isabetli gerekçeler içermesi karşısında mahkemece hükme esas alınarak karar verilmiş olmasında her hangi bir hukuka aykırılık bulunmamasına göre; davalı vekilinin kusura ilişkin belirlemenin hatalı olduğuna yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır (2)Davalı vekilinin aşağıda (3) nolu bentte açıklanacak husus dışında kalan diğer istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; Her ne kadar Dairemizin de katıldığı Yargıtay'ın yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, kalıcı iş göremezlik tazminatı hesaplamalarına esas bakiye yaşam sürelerinin TRH 2010 yaşam tablosu baz alınarak belirlenmesi gerektiğinden, PMF yaşam tablosunda gösterilen bakiye yaşam süreleri uyarınca tazminat hesaplaması yapılması kural olarak doğru olmamakla birlikte; PMF yaşam tablolarında gösterilen bakiye yaşam süreleri, TRH 2010 yaşam tablosunda gösterilen bakiye yaşam sürelerinden daha kısa olması karşısında, mahkemece PMF yaşam tablosu baz alınarak yapılan tazminat hesaplaması doğrultusunda karar verilmiş olmasında, istinaf edenin aleyhine bir durumun mevcut olmamasına; Ayrıca, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre; bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından davalı ...'nın tedavi (sağlık) gideri teminatı kapsamında poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla sorumlu bulunmasına ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre iş yeri sahibi olduğu anlaşılan davacının geçirmiş olduğu talep konusu kaza, trafik iş kazası olmadığından, SGK tarafından rücuya tabii bir ödeme yapılmasından bahsedilemeyecek olmasına ve dahi ZMM Sigortası Genel Şartları ile getirtilen 1.8 teknik faiz uygulamasına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olup, dosya kapsamında alınan aktüerya raporunda, Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilen prograsif rant yöntemine göre (1.8 teknik faiz kullanılmaksızın) hesaplama yapılmasının isabetli bulunmasına;Tüm bunlardan ayrı, kaza tespit tutanağında davacının koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı yönünde bir belirleme olmadığı gibi; davacının yaralanmasının niteliği dikkate alındığında, kaza anında kask takıp takmadığının bir önemi bulunmadığı açık olup, diğer ekipmanları kullanma bakımından da yasal bir zorunluluk olmadığı gözetildiğinde, mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında bir yanılgı bulunmamasına ve davacının eldeki davayı açmadan önce davalı kuruma yazılı biçimde yeterli bilgi ve belgeyle başvuruda bulunduğu, bu başvurunun 16/12/2015 tarihinde kuruma ulaştığı anlaşılmakla, temerrüt halinin 29/12/2015 tarihinde oluşacağı yönündeki kabul şeklinin de davalı aleyhine olmamasına göre; açıklanan hususları amaçla -yan davalı taraf istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.(3)Davalı sigorta şirketi vekilinin maluliyet oranına ilişkin istinaf başvurusuna gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi önem arz etmekte olup; söz konusu bu belirlemenin, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/18611 Esas, 2022/787 Karar sayılı ilamı)Eldeki davada, kaza tarihi 20/05/2015 olmakla; kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan “Çalışma Gücü ve Meslekte kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uyarınca, ATK 3.İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği anlaşılan ve davacının geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde % 20 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği yönünde görüş bildiren 19/11/2018 günlü rapor doğrultusunda yapılan kalıcı iş geremezlik tazminat hesaplamasının hükme esas alınmasında kural olarak her hangi bir isabetsizlik bulunmamakta ise de;Dava açan dilekçede; .......Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınmış vücut fonksiyon kaybının % 10 olduğunu belirtir 09/03/2016 tarihli rapor bulunduğu açıklanarak ve iş bu sağlık kurulu raporunun kesinleşmesi nedeniyle maluliyet tazminatı hesaplamasının yapılması yönünde talepte bulunulmuştur.Başka bir ifadeyle, davacı vekili dava açan dilekçesinde açıkça, müvekkilinin maluliyet oranının belli olduğunu belirte -rek, o oranın gözetilmesi suretiyle aktüer inceleme yapılmasını talep etmiştir.Bu durumda; görülmekte olan dava kapsamında dava -cının maluliyet oranının % 10 olduğu kabul edilerek, davacının kalıcı iş göremezlik zararının bu orana göre belirlenmesi gerekirken, % 20 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak, kalıcı iş göremezlik tazminatına esas alınması gereken maluliyet oranına ilişkin hatalı değerlendirmenin giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ...vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun az yukarıda açıklanan hususa münhasır malul kabulü ile; ilk derece mahkemesince verilen 12/01/2022 günlü kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek; hükmün esasa ilişkin diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin davacı talebi -nin; 25/03/2020 günlü aktüer bilirkişi raporunda seçenekli olarak %10 maluliyet oranına göre hesaplandığı belirlenen 15.978,40-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmek ve tarafların yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin sorumluluklarını da sonuç karara göre yeniden belirlemek suretiyle esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../01/2022 tarih ve 2016/....as - 2022/. Karar sayılı kararına karşı davalı ...vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) ve (2) sayılı bentlerde ayrı ayrı gösterilen sebeplerle REDDİNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı kurum tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran ...tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../01/2022 tarih ve 2016/.. Esas - 2022/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davanın ıslah beyanları doğrultusunda kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı...için 1.028,87- TL' si geçici iş göremezlik, 15.978,40- TL'si de sürekli iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 17.007,27-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin fazla talebin ise REDDİNE, b/Davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE, c/Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; kabul edilen dava değeri (17.077,27 TL) üzerinden alınması gereken 1.166,55- TL harçtan başlangıçta peşin alınan 29,20 TL ile 112,16 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 1.025,19- TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ç/Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davacı tarafça karşılandığı anlaşılan, 29,20-TL' si peşin harç, 112,16-TL'si ıslah harcı, 499,10-TL'si posta masrafı ve 3.600,00-TL'si de bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.240,46-TL yargılama giderinin, kabul ve ret oranına göre belirlenen 2.183,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d/Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalı tarafından yapıldığı anlaşılan 22,00-TL posta masrafından ibaret yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10,56-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, e/Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; kabul edilen dava değeri üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davacı yararına belirlenmesi gereken vekalet ücreti daha fazla olduğundan, usulü kazanılmış hak ve istinaf eden aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğine ilişkin ilke gözetilerek ilk derece mahkemesince belirlenen 5.100,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,f/Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; reddedilen dava değeri üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı yararına belirlenmesi gereken vekalet ücreti daha fazla ise de; davacı taraf yararına belirlenen vekalet ücretini aşar şekilde vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden 5.100,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026