4. Ceza Dairesi 2024/5425 E. , 2025/10725 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1088 E., 2024/483 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı …
**4. Ceza Dairesi 2024/5425 E. , 2025/10725 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1088 E., 2024/483 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle, İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin hazırlık hareketi olarak kabul edilmesine karşın tamamlanmış fuhuş suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında Bölge Adliye MAhkemesi Ceza Dairesince mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 227/2. maddesinde sayılan suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdiri yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması nedeniyle kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede; Suç tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 5237 sayılı Kanun'un "Fuhuş" başlıklı 227. maddesi; "(1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır. (2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır. (3) (Mülga fıkra: 06/12/2006-5560 sayılı Kanunun 45.md) (4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. (5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlât edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tabi tutulabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Fuhuş suçu, TCK'nın "Topluma karşı suçlar" başlıklı üçüncü kısmın, "Genel ahlâka karşı suçlar" başlığını taşıyan yedinci bölümünde düzenlenmiş olup, bu suçla korunan hukuki yarar genel olarak, toplumun ar ve hayâ duyguları ile birlikte genel ahlâkın korunmasıdır. Suçun mağduru esas itibarıyla kendisine fuhuş yaptırılan kişi olmakla birlikte, kanun koyucu fuhuş yaptırılan kişinin yaşına göre ikili bir ayırım yapmaktadır. Buna göre, maddenin birinci fıkrası yönüyle 18 yaşından küçükler mağdur olarak kabul edilirken, ikinci fıkra yönüyle yetişkinler mağdur olarak kabul edilmiştir. Maddede fuhşun tanımı yapılmamış olup, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü’nde; "İçinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığı cinsel ilişkide bulunma" olarak tanımlanmıştır (Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük, Ankara, 2005, s.719). 5237 sayılı Kanun'un 227/2. maddesi çerçevesinde, fuhşa teşvik etmek, kişinin fuhuş yapması için onda bir irade oluşturmaya çalışılmasıdır. Fuhşun yolunu kolaylaştırmak, fuhşu arayan veya fuhuş yapacak kimsenin fuhşa atılması bakımından her türlü imkânın sağlanmasıdır. Fuhuş için aracılık etmek, mağdur ile cinsel arzularını tatmin etmek isteyen kişinin bir araya gelmesini sağlamaktır. Yer temin etmek ise, mağdur ile cinsel arzularını tatmin etmek isteyen kişinin bir araya gelecekleri yerin temin edilmesidir. Seçimlik hareketli olması nedeniyle fıkrada sayılan hareketlerden herhangi birisinin yapılması bu suçun işlenmesi için yeterlidir. CGK'nın 17.01.2024 tarih ve 2021/4-431 E., 2024/14 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Fuhşun yolunu kolaylaştırmak, fuhşu arayan veya fuhuş yapacak kimsenin fuhşa atılması bakımından her türlü imkânın sağlanmasıdır. Bu bakımdan fuhşun önündeki güçlükleri ortadan kaldırmak için hazırlanan ve temin edilen her türlü araç, fırsat ve imkân fuhşun yolunu kolaylaştırma olarak değerlendirilmektedir. Örneğin kişinin fuhuş için buluşulduğu bilinen lokanta veya pavyonlara götürülmesi, fuhşa müsait ortamlarda bulundurulması, fuhuş için mihmandarlık yapılması ve kişinin fuhuş ortamını sağlayacak kişilerle tanıştırılması bu kapsamdadır." Bu açıklamalar ışığında somut olayda; suçun oluşumu için yeterli görülen ve mağdur tarafından dosya ibraz edilen ses kayıt dosyasından elde edilen CD çözüm tutanağı incelendiğinde, sanığın mağdura yönelik söylediği sözlerin ve gerçekleştirdiği eylemin hazırlık hareketi kapsamında kaldığı gözetilmeden fuhuş suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamına göre özetle, sanığın eşine karşı fuhuşa teşvik suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş, kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının hükmü etmesi etmesi üzerine Dairemizce değerlendirilmiş, sayın çoğunluk tarafın "sanığın mağdura yönelik söylediği sözlerin ve gerçekleştirdiği eylemin hazırlık hareketi kapsamında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış fuhuş suçundan mahkumiyet kararı verimmesi" gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Kanaatimizce sanığın gerçekleştirdiği eylemlerin hazırlık hareketini aştığı, fuhuş suçunun maddi unsuruna dahil olduğu ve atılı suçun icra hareketleri ve diğer unsurları tamamlandığından bozma nedeni yerinde değildir. Şöyle ki; Mağdurun oluşa uygun beyanlarına, sanığın kısmi ikrarına, ses kayıtlarına, tanık beyanına ve dosya kapsamına göre mağdurun sanığın eşi olduğu, yargılamaya konu olaydan öncede mağduru fuhuş yaptırdığı için hakkında soruşturma yapıldığı ve bu nedenle tutuklandığı, tahliyesini takiben ikna edip müşteki ile birlikte yaşamaya başladıktan sonra yine para kazanmak için mağdurdan fuhuş yapmasını istediği, içeriği sanık tarafından kabul edilen CD çözüm tutanağına nazara özetle mağdurdan fuhuş yapmasını istediği, 2-3 saatte 1000 lira kazanmasının iyi olacağını, müşteri ile konuştuğunu ve yarın geleceğini belirterek iknaya çalıştığı, sanığın telefonundaki kayıtlara nazaran karısı ile para karşılığı ilişkide bulunmak isteyen kişiyle bu amaçla yazışma yaptığı, mağdurun sanığın taleplerini kabul etmemesi üzerine darp ettiği, fuhuş yapmak istemeyen mağdurun sanığın teşvik ve zorlamalarından kurtulmak için müracaat etmesi üzerine soruşturmaya başlandığı sabit olup, olayın gerçekleşme biçimi konusunda çoğunluk ile aramızda görüş ayrılığı bulunmamaktadır. 5237 sayılı TCK'nun "Fuhuş" başlıklı 227. maddesi; "(1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır. (2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır. (3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/18 md.) Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. (5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlât edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır." şeklinde düzenlenmiştir. Fuhuş suçu, 5237 sayılı TCK'nun "Topluma karşı suçlar" başlıklı üçüncü kısmın, "Genel ahlaka karşı suçlar" başlıklı yedinci bölümünde düzenlenmiş olup, bu suçla korunan hukuki yarar genel olarak, toplumun ar ve hayâ duyguları ile birlikte genel ahlakın korunmasıdır. Suçun mağduru esas itibariyle kendisine fuhuş yaptırılan kişi olmakla birlikte, kanun koyucu fuhuş yaptırılan kişinin yaşına göre ikili bir ayırım yapmaktadır. Buna göre, maddenin birinci fıkrası yönüyle 18 yaşından küçükler mağdur olarak kabul edilirken, ikinci fıkra yönüyle yetişkinler mağdur olarak kabul edilmiştir. Mağdur olan kişinin cinsiyetinin bir önemi bulunmadığından, dolayısıyla erkekler dahi kadınlar gibi suçun mağduru olabilecektir. Maddede fuhşun tanımı yapılmamış olup, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünde; "içinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığı cinsel ilişkide bulunma" şeklinde tanımlanmıştır. TCK’nun 227. maddenin ikinci fıkrasında, bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, bunun yolunu kolaylaştırmak ya da fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etmek, ayrı bir suç olarak düzenlenmiş, fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanmasının fuhşa teşvik sayılacağı kabul edilmiştir. Fuhşa teşvik etmek, kişinin fuhuş yapması için onda bir irade oluşturmaya çalışılmasıdır. Teşvik, nasihat, sözle, yazıyla ya da resim göstermek suretiyle kişiye fuhuş yapması konusunda telkinde bulunarak fuhuş fikrinin aşılanması ve geliştirilmesi şeklinde gerçekleştirilmektedir. Fuhşun yolunu kolaylaştırmak, fuhşu arayan bakımından bunun için veya fuhuş yapacak kimsenin fuhşa atılması bakımından onun için her türlü imkânın sağlanmasıdır. Fuhuş için aracılık etmek, mağdur ile cinsel arzularını tatmin etmek isteyen kişinin bir araya gelmesini sağlamaktır. Yer temin etmek ise, mağdur ile cinsel arzularını tatmin etmek isteyen kişinin bir araya gelecekleri yerin temin edilmesidir. Fıkrada düzenlenen suç seçimlik hareketli bir suç olup, fıkrada sayılan hareketlerden herhangi birisinin yapılması suçun işlenmesi için yeterlidir. Yargılamaya konu olayda sanığın fuhuş suçunun seçimlik hareketlerinden fuhşa teşvik eylemini gerçekleştirdiği iddia ve kabul edilmiştir. Yargıtay uygulamalarına göre teşvik, failin mağdurun fuhuş yapması için onda bir irade oluşturulmaya ve karar verdirmeye çalışmasıdır. Mağdura fuhşun övülmesi, iyi gösterilmeye çalışılması, fuhuş yapma fikir, niyet ve kararının güçlendirilmesi teşviktir. Fuhşa teşvik mağdurun iradesinin fuhşa ikna edilmesine yönelik olabileceği gibi, karşı koymaması içinde olabilir. Fuhşa teşvik edilen kimsenin daha önce bunu yapmış olması sonuca etkili değildir. Daha önce fuhuş yapan ancak bırakmak isteyen veya bırakan kimsenin fikrinin değiştirilmesine yönelik hareketlerde teşvik sayılmaktadır. Fuhşa teşvik eyleminin tamamlanması için mağdurun ikna olarak failin düşüncesi doğrultusunda hareket etmesi veya para karşılığı cinsel ilişkiye girmesi şart değildir, failin yönlendirmeye yönelik ve buna elverişli harekelerde bulunması yeterlidir. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın mağdurdan fuhuş yapmasını istediği, her ilişkide 1000 lira kazanacağını söylediği, olası müşteri ile irtibat kurduğu, bunu kabul etmeyen mağduru darp ettiği ve bu baskılardan kurtulmak isteyen mağdurdun kolluğa müracaat ettiği sabittir. Sanık fuhuş karşılığı para kazanacağını söyleyip mağdurdan bu yönde irade oluşturmaya çalışmış, bununla da yetinmeyip onu darp etmiştir. Sanığın eylemleri Yargıtay ve doktirin tarafından kabul edilen, atılı suçun maddi unsurunu oluşturan tipik teşvik hareketleridir. Bunların hazırlık hareketi olarak kabul edilmesi fuhşa teşvik suçunun gerçekleşmesini imkansız kılar. Suçun oluşumu veya tamamlanması için mağdurun teşvik eylemleri karşısında ikna olması ve fuhuş yapması şart değildir. Somut olayda TCK'nın 227/2.maddesindeki fuhuş suçunun oluşmasının yanında, aynı maddenin 4.fıkrasındaki nitelikli halde gerçekleşmiştir. Sonuç olarak; sanığın eyleminin TCK'nın 227/2-4 maddesine uyan fuhşa teşvik suçunu oluşturduğu ve mahkumiyetine yeterli kanıt bulunduğu, Mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun mahkumiyet hükmünün bu gerekçeyle bozulmasına dair düşüncesine iştirak etmek mümkün olmamıştır.