İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ: 05/02/2026 YAZIM TARİHİ: 06/02/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DA…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... İSTİNAF EDEN DAVALI: ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ: 05/02/2026 YAZIM TARİHİ: 06/02/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA:Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete 25/12/2014 tarih, ........ nolu 103.350,30 TL bedelli faturadan ve 01/03/2014 tarihli mutabakat mektubunda yazılı 43.656,11 TL'den dolayı cari hesap ekstresi gereği borçlu olduğunu, ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, müvekkili şirketin Manisa ili, Turgutlu İlçesi'nde bulunan 274 daireden oluşan ........ Sitesi ismiyle anılan konut inşaatı işi kapsamında bu konutların alçı ve boya işlerini 13/05/2013 tarihli sözleşme ile davacı şirkete taşere ettiğini, daha sonra yapmış oldukları konutlarda bulunan blokların alçılarının dökülmeye ve boyalarının atmaya başladığını, ayıplı imalatlar için davacı şirkete müracaat ettiklerini fakat netice alamadıklarını, davacının ayıplı imalatlarının maliyetinin 407.100,00 TL olup, bu durumun tutanak altına alındığını, müvekkilinin alacaklı konumda olmasına rağmen davacının müvekkili aleyhine dava açtığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, "...Dava; İtirazın İptali davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine İtirazın İptali davası açmıştır. İİK'nin 67 Maddesinde; "(Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."bilgileri ışığında, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ilamsız icra yolu ile 147.006,41 asıl alacak, 31.863,64 TL faiz olmak üzere toplam 178.006,41 TL'lik alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, takip dayanağının fatura olduğu, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalının süresi içerisinde itirazı üzerine takibin durduğu, Kaldırma kararı sonrasında Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi SMMM ........'e tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporunda; 08/04/2019 tarihinde Bilirkişi ........ Tarafından Düzenlenen Bilirkişi Raporu ile 12.09.2018 Tarihinde Bilirkişi ........ tarafından hazırlanan Bilirkişi Raporu arasında davalı defterlerinde kayıtlı bulunan aşağıdaki 147.006,41 TL aşağıdaki ödemelerin tutarı kadar fark olduğu, Edınsel Insaat Hesap Mutabakatı İcin Odenen 3.209,41 TL, İşbankası 31.07.2014 Vd........ Nolu Cek Ödenen 75.000,00 TL, Vakıfbank 15.04.2014 Vd........ Nolu ........ 32.677,00 TL, ... 13.07.2014 Vd... Nolu Cek Odenen 34.000,00TL, ... 12.04.2014 Vd... Nolu Cek Odenen 2.120,00TL olmak üzere Toplam:147.006,41 TL. Kayıtlar ile ilgili dava dosyasındaki tüm belge ve banka hesap hareketleri incelenmiş ancak ödeme yapıldığına dair bir tespit yapılamamış, Ödemelere ilişkin 07.12.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı 147.006,41 TL. tutarlı Yevmiye kaydı tevsik edici belgeler ile doğrulanamadığı, Mahkemenin itirazın iptaline karar vermesi durumunda 147.006,41 TL alacağın takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 74.924,94 TL olduğunun tespit edildiği mahkememizce bilirkişi raporunun ayrıntılı denetime açık olması ve bilirkişi raporları ile de davacının alacağının sabit olduğu anlaşıldığından kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davalı yan ödeme iddiasını ispat edememiştir. Yemin deliline de dayanmamıştır. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Yüksek Yargıtay 19. H.D'nin 16/01/2017 tarih, 2016/11472; 185 sayılı kararının da aynı doğrultuda olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 16/05/2017 tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile birlikte 147.006,41 TL üzerinden takibin devamına, hükmedilen 147.006,41 TL nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 16/05/2017 tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile birlikte 147.006,41 TL üzerinden takibin devamına, hükmedilen 147.006,41 TL' nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, gerekçeli kararın, tarafların talebi olmaksızın tebliğe çıkarıldığını, kararın, istinaf ilamına aykırı olduğunu, hükmün yine yeterli bir gerekçesinin bulunmadığını, kaldırma ilamında belirtilen hususların da gereği gibi araştırılmadığını, çelişkileri giderecek biçimde rapor düzenlenmediğini, raporun mahkemenin görevlendirmesine uygun olmayıp, denetime elverişsiz olduğunu, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, bankalardan gerekli cevap yazılarının gelmemesinin müvekkili aleyhine değerlendirildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ölmesi nedeniyle gerekli bilgi ve belgelere ulaşılamadığını, bankaların taraflarına bildirilen bilgiler yeterli olmasına rağmen bilgi yetersizliği gerekçesiyle müzekkerelere cevap vermediğini, çeklere ilişkin kayıtların bilirkişilerce incelenen ticari defterlerde de mevcut olduğunu, bankalarca ilgili çeklere ilişkin sorgulama yapılması mümkün olmasına rağmen bankaların bilgi vermekten imtina etmesi hukuka aykırı olup, salt bu nedenle mevcut ödemelerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, mezkur ödemelere ilişkin bilgilerin sadece çeklere ilişkin detaylarla değil müvekkili şirketin çek hesaplarına ilişkin banka hesap hareketlerinden de kolaylıkla edinilebileceğini, istinaf ilamı da göz önüne alındığında öncelikle bankalara bir kez daha çeklerin akıbetinin sorulması ve gerekirse müvekkilinin çek hesaplarına ilişkin banka hesap hareketlerinin celbiyle yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekteyken eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu alacak ile birebir örtüşen ödemelerin, ödeme tarihleri de gözetildiğinde dava konusu alacağa ilişkin olduğunun açık olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap ekstresi ve mutabakat mektubuna dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''....Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, öncelikle, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği belirtilmiş olmakla birlikte, davanın tümden kabulüne karar verildiği ve hükmün de tam kabul şeklinde kurulduğu anlaşılmakla, reddedilen kısmın neye ilişkin olduğu denetlenememektedir. Oysa, 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Kanun'un 297/1-c maddesi gereğince karar "tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" içermeli, 297/2 maddesi gereğince de hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Yasa'nın 298/2 madde hükmüne göre de gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Yargıtay HGK'nun 2010/1-86 E.-2010/108 K., 2014/2-1121 E.-2016/635 K., 2014/9-1137 E.-2016/994 K., 2013/21-1791 Esas, 2013/1676 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, mahkeme kararının gerekçesi o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve kanun yolu denetiminin yapılabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Anayasanın 141/3 maddesi ve HMK'nun 297. maddesi bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Kararın gerekçesinin yeterli açıklıkta ve denetime elverişli olmaması ayrıca, kendi içerisinde çelişkiler barındırması yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır. Ayrıca, davalı tarafça her ne kadar ayıplı imalat nedeniyle masraf yapıldığı ve bunların değerlendirilmediği savunulmuş ise de, takas mahsup ve tazminat haklarını saklı tuttukları belirtildiğinden mahkemece işbu davada bu yönde bir incelemeye gidilmemesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla birlikte, davalının bilirkişi raporuna defterlerde görünen ödeme kayıtlarının dayanağı belgeler de ibraz edilmek üzere itirazda bulunarak araştırma talep ettiği de anlaşılmakla, mahkemece davalının bu savunma ve itirazları hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, bilirkişiden bu kapsamda ek rapor da alınmaksızın eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin, istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu durum karşısında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri ve özellikle taraflar arasında yapılan ve itiraza uğramayan mutabakat mektubu, yapıldığı iddia edilen ödemelerin cari hesap ve fatura tarihlerinden önce olduğu hususları da nazara alındığında, davalı tarafça ödeme savunmasının ispat edilemediği ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde sonucu itibariyle bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin, istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 10.042,00 TL harçtan, peşin alınan 2.510,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.531,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, 6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince, taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....