T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/376 - 2026/373 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/376 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/909 E - 2023/587 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/376 - 2026/373 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/376 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/909 E - 2023/587 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Belediyesi Toptancı halinde sebze ve meyve komisyoncusu olarak faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda davalı şirkete ürün satışı gerçekleştirdiğini ve faturalar düzenlendiğini, faturalara konu ürünlerin borçlu şirket tarafından teslim alındığını, ancak davalı şirketçe faturada yazılı borcun ödenmediğini, bunun üzerine faturada yer alan tutarın tahsili için davalı borçlu hakkında Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/957 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, ayrıca icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, somut olayda davacı şirketin alacağının cari hesap ilişkisine dayandığını, bu kapsamda söz konusu alacağın likit olmadığını, kaldı ki müvekkil şirketin temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ve davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede takibe ve davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun ve davalı defterlerinde yer alan işlemlere göre davalı şirketin davacı şirkete 38.352,16 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, ek olarak her iki taraf defterinde de 60.000,00 ve 25.000,00 TL'lik çek ödemelerinin mevcut olduğu, ancak 38.352,16 TL'lik ödemenin sadece davalı şirket defterinde kayıt altına alındığı, davacı defterinde buna ilişkin bir kaydın bulunmadığı, bu durum karşısında HMK'nun 222/3. maddesi gereği taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olması durumunda davacı defterlerinin lehine kesin delil teşkil edeceğinin kabulü gerektiği, o halde davacının alacağını ticari defterler ile ispat ettiği, bununla birlikte TTK'nun 1530. maddesinin açık olduğu ve bu maddenin 4-a bendi gereğince faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın borçlunun mütemerrit sayılacağı, bu doğrultuda alacaklının faize hak kazanacağı, ayrıca dava konusu alacağın likit nitelikte bulunduğu, bu itibarla davacı banka lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, diğer yandan davacının alacağını ispat etmesi üzerine davalı şirketin ödeme yaptığını kanıtlaması gerektiği, mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporuna göre 85.000,00 TL'lik çek ödemesinin her iki taraf defterinde kayıtlı bulunduğu, ancak davacı defterinde kayıtlı olmayan 38.352,16 TL'lik ödemenin dayanak belgelerinin davalı tarafça ortaya konulamadığı ve bu ödemenin ispat edilemediği, kaldı ki davalının yemin deliline dayanması nedeniyle ödeme hususunda yemin delilinin hatırlatıldığı ve davacı asil tarafından usulüne uygun olarak yeminin yapıldığı, bu itibarla davalı şirketin ödeme savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın maddi gerçekler ile bağdaşmadığını, müvekkil şirketin kayıtlarında ödemelerin mevcut olmasına karşın bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını, 38.352,16 TL'lik bir ödemenin gerçekleştirildiğinin davalı şirket kayıtlarına işlendiğini, müvekkil şirketçe yemin teklifinde bulunulmadığını, dolayısıyla davacı yanın yemin beyanı doğrultusunda kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, diğer yandan davacı şirketin dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığını, ayrıca alacağın likit olmadığını, dolayısıyla müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/957 Esas sayılı dosyası ile; 09/02/2021 tarihinde davacı tarafından, davalı şirket aleyhine, fatura alacağına dayalı 40.386,67 TL asıl alacak (fatura), 2.500,75 TL işlemiş faiz, 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 165,50 TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 43.962,92 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı yanca ödeme iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edilememiş olmasına, bunun yanı sıra TTK'nın 1530. maddesinin somut olayda uygulanma koşullarının bulunmamasına karşın bu hususun açıkça istinaf nedeni yapılmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.844,72 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 681,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.163,54 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."