T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1255 KARAR NO: 2026/125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2022 NUMARASI: 2020/603 Esas - 2022/325 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari satımdan kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen kara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1255 KARAR NO: 2026/125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2022 NUMARASI: 2020/603 Esas - 2022/325 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari satımdan kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin...... İlinde... Marka Lastiklerin Satışını yaptığını, davalı yandan satın alınan lastiklerin daha önce ...isimli kişiye satıldığını, ...isimli kişinin de bu lastikleri ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ...İşletme Müdürlüğüne sattığını, ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ...işletme Müdürlüğü ...isimli satıcıdan aldığı lastiklerin ayıplı-hatalı olduğundan bahisle satış bedellerinin iadesini talep ettiğini, talep edilen bedelin dava dışı ...tarafından ödendiğini, ...isimli satıcının ödemek zorunda kaldığı söz konusu bedelin tahsili amacıyla Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/194 Esas Sayılı dosyası ile müvekkili hakkında alacak davası açtığını, verilen karar uyarınca müvekkilinin Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına haricen ödemede bulunmak suretiyle dosya borcunu kapattığını, ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ...İşletme Müdürlüğü tarafından başlatılan ve zincirleme olarak en son müvekkilinin bedelini ödemek zorunda kaldığı lastiklerin, müvekkilince davalıdan satın alındığını ve satışın gerçekleştirildiğini, bu itibarla müvekkilinin ayıplı-hatalı çıktığı iddia edilen lastikler ile ilgili herhangi bir kusurunun ve ihmalinin bulunmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak üzere, müvekkilinin Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ödemek zorunda kaldığı bedelin, son ödeme tarihi olan 20.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; öncelikle, ayıplı olduğundan bahsedilen lastiklerin müvekkili şirketten satın alınıp alınmadığının belli olmadığını, davacının öncelikle söz konusu lastikleri müvekkili şirketten satın aldığını kanıtlaması gerektiğini, davacının lastikleri müvekkili şirketten satın aldığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; delil olarak dayandığı Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/194 E. 2016/237 K. sayılı ilamı içeriğinden anlaşıldığı üzere, söz konusu lastiklerin üretim tarihinin 2000-2001 yılları olup davacı tarafından üçüncü kişiye satış tarihinin ise 2005 yılı olduğunu, yani üçüncü kişiye satış tarihi itibariyle dahi lastiklerin raf ömrü ve garanti süresinin dolmuş durumda olduğunu, dolayısı ile raf ömrü ve garanti süresi dolmuş lastikleri satmaması gerekirken satan davacının, kendi kusurundan yararlanmasının mümkün olmadığını, nitekim davacının kendisine karşı dava açılmadan önce üçüncü kişi ...tarafından çekilen ihtarnameye cevap olarak verdiği Ankara ..... Noterliğinin ..../03/2011 tarih ..... yevmiye no.lu cevabi ihtarnamesinde de lastikleri 11/02/2005 tarihinde sattığını kabul ederek " ...Tarafınızca garantisi olmayan, düşük kalitedeki lastikler talep edildiği gibi, söz konusu lastiklerin garantisinin olmadığı ve düşük kalitede olduğu da tarafınızca bilinerek ve isteyerek satın alınmıştır. Kaldı ki iyi kalitedeki bir lastiğin garanti süresi de 2 yıldır. Tarafımızdan satın almış olduğunuz lastiklerin garantisi olmadığı gibi, garanti kapsamındaki lastikleri satın almış olsaydınız dahi satın alınan lastiklerin garanti süresi ile dava ve talep zamanaşımı süresi de geçmiş olacaktı" şeklinde cevap vererek, raf ömrü geçmiş, garantisi süresi dolmuş ürünleri sattığını açıkça kabul ettiğini, bir an için bu lastikleri müvekkilinden satın alındığı varsayılsa dahi dava konusu lastikleri raf ömrü dolup garanti süresi geçtikten sonra üçüncü kişiye satan kusurlu davacının, üçüncü kişiye ödemek zorunda kaldığı bedel için müvekkili şirkete rücu etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/316 Esas, 2020/131 Karar ve 24.02.2020 tarihli kararı ile; İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davacı tarafından davalıdan satın alınan lastiklerin dava dışı ...isimli kişiye satıldığı, ...isimli kişinin de bu lastikleri ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ...İşletme Müdürlüğüne sattığı, ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü ...işletme Müdürlüğü ...isimli satıcıdan aldığı lastiklerin ayıplı-hatalı olduğundan bahisle satış bedellerinin iadesini talep etmesi üzerine talep edilen bedelin dava dışı ...tarafından ödendiği ...isimli satıcı ödemek zorunda kaldığı söz konusu bedelin tahsili amacıyla Ankara ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/194 Esas Sayılı dosyası ile davacı aleyhine alacak davası sonrasında verilen karar uyarınca davacının Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına haricen ödemede bulunmak suretiyle dosya borcunu kapattığından bahisle Davacının davadışı/...'a sattığı 13 adet lastiklerin ayıplı oldukları iddiasıyla davadışı/...tarafından davacıya karşı Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/194 Esas Sayılı dosyası ile açılan tazminat davası neticesinde davacının davadışı/...'a ödemek zorunda kaldığı 9.326,00 TL tutarındaki tazminat ve ferilerinin rücuen tahsili istemidir.Davalı tarafça zaman aşımı iddiasında bulunulmuş olup, davalı tarafından davacıya satıldığı iddia edilen lastiklerin ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep edilmekte olduğundan davanın genel hükümlere dayanan bir tazminat talebi niteliğinde olduğu ve BK.md.227/f.2 hükmüne göre, satım sözleşmelerinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilen malın ayıplı olması halinde, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. TBK.md.112 ve devamında (eski BK.md.96 ve devamında) Bu hükümlere dayanan tazminat davaları, yeni TBK.md.146 (eski BK.md.125) hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımı süresi, zararın doğmasıyla işlemeye başlar. Dava konusu tazminat davasının tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresi, davalı/satıcının ayıplı mal teslim ettiği ve de davacının bu yüzden zarara uğradığı tarihten itibaren işlemeye başlamıştır. Dava konusu olayda davalının ayıplı mal teslimi nedeniyle davacının uğradığı zarar, 27.Asliye Hukuk Mahkemesinin Yargıtay Bozması sonrası verdiği 30.06.2016 tarihli kararından sonra Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ödemek zorunda kaldığı bedelin son ödeme tarihinin 20.03.2017 tarihi olup davacının icra veznesine bu zarar tutarını ödediği tarih de doğmuş olduğundan, davacının tazminat alacağı da ödeme tarihinde muaccel olmuş olup 25.04.2018 dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramamış olduğu anlaşılmıştır.Davacı taraça ayıplı olduğundan bahsedilen lastiklerin davalı şirketten satın alınıp alınmadığı belli olmadığı gibi davalı şirketten satın alındığı iddia olunan lastiklerin delil olarak dayanılan Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/194 E. 2016/237 K. sayılı ilamı ile söz konusu lastiklerin üretim tarihinin 2000-2001 yılları olup davacı tarafından 3. kişiye satış tarihi ise 2005 yılı olduğu ,mahkememiz dosyasında bilirkişi incele kararı alındığı tarih itibari ile davaya konu ayıplı olduğu ileri sürülen lastiklerin inceleme yapılmak üzere tevdi edilemediği gibi taraflara at ticari defter kayıt ve belgelerinin de saklama sürelerinin dolmuş olmaları nedeni ile incelenemediği bu kapsamda davalı tarafından davacıya satılmış olan bu lastiklerin ayıplı oldukları, yani raf ömürlerini doldurdukları halde davacıya satılmış oldukları hususunun ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmıştır.Davacı tarafça kendisine karşı Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/194 E.sayılı dava açılmadan önce 3. kişi ...tarafından çekilen ihtarnameye cevap olarak verdiği Ankara .. Noterliğinin ../03/2011 tarih ..... yevmiye no.lu cevabi ihtarnamesinde " lastikleri ../02/2005 tarihinde sattığını kabul ederek ...Tarafınızca garantisi olmayan, düşük kalitedeki lastikler talep edildiği gibi, söz konusu lastiklerin garantisinin olmadığı ve düşük kalitede olduğu da tarafınızca bilinerek ve isteyerek satın alınmıştır. Kaldı ki iyi kalitedeki bir lastiğin garanti süresi de 2 yıldır. Tarafımızdan satın almış olduğunuz lastiklerin garantisi olmadığı gibi, garanti kapsamındaki lastikleri satın almış olsaydınız dahi satın alınan lastiklerin garanti süresi ile dava ve talep zamanaşımı süresi de geçmiş olacaktı" şeklinde cevap vererek raf ömrü geçmiş, garantisi süresi dolmuş ürünleri sattığını açıkça kabul ettiği anılan durum karşısında davacının dava konusu lastikleri raf ömrü dolup garanti süresi geçtikten sonra 3. kişiye satan davacının, 3. kişiye ödemek zorunda kaldığı bedel için davalı şirkete rücu etmesi mümkün olmadığından..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin lastik ticareti ile uğraştığını, davalıdan aldığı on üç adet lastiği ...'a 11.02.2005 tarihli fatura ile sattığını, adı geçen kişinin lastikleri dava dışı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğüne sattığını, lastiklerin ayıplı olduğu iddiasıyla iadesinin talep edildiğini ve Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/..... Esas sayılı dosyası ile rücu davası açıldığını, hükmün kesinleştiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi sonucunda borcun kapatıldığını, müvekkilinin ayıplı lastikleri davalıdan tedarik etmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı bedeli davalıdan rücu ettiğini, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kök rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, ek rapora dosyanın gönderilmediğini, rapordaki tespitlerin hatalı olduğunu, Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin Yargıtay bozması sonrası verdiği 30.05.2016 tarihli kararında on üç ayıplı lastiğin davalı tarafından davacıya satılmış olduğunun sübuta erdiğini, talep sonucu gibi karar verilmesi gerektiğini, fatura tarihi göz önüne alındığında müvekkilinin lastikleri 31.01.2005 tarihinde aldığını ve 11.02.2005 tarihinde yani on bir gün içinde elinden çıkarttığını, rafta hiç bekletmediğini, sair delillerin değerlendirilmediğini, kararda açıklanmadığını, faturaların ve davalı vekilinin cevap dilekçesindeki ikrarının ispata elverişli olduğunu, zamanaşımı yönünden verilen kabul kararının hatalı olduğunu, TBK'nın 73/1. maddesi gereğince rücu istemi tazminatının tamamının ödendiği ve birlikte sorunlu olunan kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, son ödeme tarihinin 20.03.2017 olduğunu, zarar tutarının ödendiği tarihte doğduğundan davanın 20.03.2019 tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayacağını, ancak davanın 25.04.2018 tarihi itibariyle açıldığını, müvekkilinin rücu hakkının olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını, takip dosyasına ödenen bedelin son ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçesine ekli olarak iki adet fatura örneğini ibraz etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ayıplı satılandan dolayı ödenen ayıplı mal bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının davalıdan tedarik ederek dava dışı üçüncü kişiye sattığı ve üçüncü kişinin ise satmış olduğu lastiklerden dolayı aleyhine açılan dava neticesinde ödemiş olduğu bedeli satıcı davacıdan tahsili neticesinde davacının lastikleri tedarik ettiği davalıdan ödediği bedeli rücuen tahsil hakkının olup olmadığı ve iddiasının ispat edilip edilemediğine ilişkindir. Dosya kapsamından; davalı şirket tarafından (davalı şirketin eski unvanı ....... Ltd Şirketi) davacı şirket adına 31.01.2005 tarihinde 13 adet ... markalı kamyon lastiklerini KDV dahil 2.275,08 TL bedelli sattığı, buna ilişkin fatura düzenlediği, davacı şirketin ise 13 adet lastiği dava dışı ..... ........'a 11.02.2005 tarihinde sattığı buna ilişkin fatura düzenlendiği, dava dışı ... İşletmesi tarafından davacının satışı gerçekleştirdiği ..... ... ...aleyhine ....... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/222 Esas, 2010/1408 Karar sayılı dosyasında 18.02,.2010 tarihinde ...İşletme Müdürlüğünün ihtiyacı için 34 adet dış lastik alımı için 07.02.2005 ihale verildiğini, 11.02.2005 tarihinde teklifte bulunan davalı şirkete sipariş verildiğini, 18.02.2005 tarihinde işletmeye teslim edildiğini, 34 adet dış lastikten 24 adet dış lastikte sorun çıktığını, 23 tanesinin bozuk olduğunu, tutanak tutulduğunu, .... malı markalı 6 adet dış lastik ile 7 adet dış lastiğin takıldıktan sonra yarılmaya başladığı iddiası ile alacak davası açtığı, kısmen kabul kararının Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19.11.2009 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma sonrasında 24.11.2010 tarihli mahkeme kararı ile davanın kabulüne, 5.372,702 TL'nin ödeme tarihinden itibarin ticari faizi ile tahsiline karar verildiği, gerekçede 24 lastikten 23'den teslim alınmasından itibaren çok kısa sürede kullanılamaz hatası verdiği hususlarına yer verildiği, söz konusu davanın davacı ve davalı şirkete ihbar edilmiş olduğu, dava dışı ...tarafından davalı şirket hakkında Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/194 Esas sayılı dosyasında 05.04.2016 tarihli dava dilekçesi ile davalı şirketten aldığı 13 adet ... markalı lastiklerin kamyon lastiği sağlayıcı olarak satıldığını ancak kamyon lastiklerinin ayıplı ve hatalı olduğu iddiası ile açılan dava sonucunda icra dairesine borcun ödenerek kapatıldığını iddia ederek, ihale sonucu verilen 23 adet lastikten 13 adedinin davalıdan temin edilmek suretiyle alacağın tahsilini talep ettiği, mahkemenin 30.05.2016 tarihli kararı ile dava konusu edilen lastiklerin satış tarihinin 2005 yılı olduğu, lastiklerin üretimden itibaren raf ömrünün alınan raporda 2 yıl olarak belirlendiği, dava konusu edilen lastiklerin üretim tarihinin ise 2000/2001 olarak belirlenmiş olduğu, satış tarihinde dahi raf ömürleri dolmuş olan lastikler olduğu, raf ömrü dolmuş lastiklerin satışı nedeniyle uğranılan zarardan davacıya ilk satan kişi davalının sorumlu olduğu, ödediği miktarı rücu etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.326,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, davacı tarafça verilen karar uyarınca Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında haricen ödemede bulunduğunu iddia ederek, ödenen bedelin son ödeme tarihi 20.03.2017 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Ankara ....... Noterliğinde düzenlenen ......03.2011 tarihli ihtarname ile; davacı şirket tarafından dava dışı ...'a karşı onun tarafından gönderilen 04.03.2011 tarihli ihtarnameye cevap verilmiştir. Söz konusu cevabı ihtarnamede, iş yerinden 11.02.2005 tarihinde 156,78 TL birim fiyatlı toplam 13 adet lastiğin satın alındığı, söz konusu lastikler satın alınırken piyasadaki en ucuz bedelli düşük kaliteli ve garantisiz lastik talep edildiği ve talebe uygun olarak piyasadaki en ucuza yakın lastiklerin verildiğini, normalde bir lastiğin birim fiyatının 250,00 TL' iken ucuz olan 156,78 TL lastiklerin talep edildiği, garantisi olmayan düşük kalitedeki lastiklerin talep edildiği gibi söz konusu lastiklerin garantisinin olmadığı ve düşük kalitede olduğunun taraflarınca bilindiği ve istenerek satın alındığı, ayrıca bir lastiğin garanti süresininde iki yıl olduğu, satın alınmış olunan lastiklerin garantisi olmadığı gibi garantisi olan lastiklerin satın alınmış olması halinde dahi satın alınan lastiklerin garanti süresinin dava ve talep zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu, lastiklerin kendi üretimleri olmadığı, ...... Ltd Şirketinden satın alınmış olduğunun belirtildiği görülmüştür. Tarafların dosyaya delillerini ibrazı ile birlikte ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 06.01.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının bu davadaki talep ve dava hakkının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı; davacının davadışı/...'a sattığı lastiklerin ayıplı oldukları iddiasıyla davadışı/...tarafından davacıya karşı açılan tazminat davası neticesinde davacının davadışı/...'a ödemek zorunda kaldığı 9.326,00 TL tutarındaki tazminat ve ferilerinin rücuen tahsilini, davacının davalıdan talebe hak kazanıp kazanmadığı; davacının bu davadaki talep ve dava hakkının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun değerlendirilmesinde; davacının bu davadaki talebi; davalı tarafından davacıya satıldığı iddia edilen lastiklerin ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebi olup, kanaatlerince, genel hükümlere dayanan bir tazminat talebi niteliğinde olduğu, yeni TBK.md.227/f.2 hükmüne göre, satım sözleşmelerinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilen malın ayıplı olması halinde, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, eski.BK.md.202'de davacının bu hakkının saklı olduğu açıkça belirtilmemişse de, eski BK'nın yürürlükte olduğu dönemde de, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, doktrinde haklı olarak kabul edilmekteydi; “Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklıdır” hükmünde sözü edilen genel hükümler, yeni TBK.md.112 ve devamında (eski BK.md.96 ve devamında) düzenlenmiş olan hükümlerdir. Bu hükümlere dayanan tazminat davaları, yeni TBK.md.146 (eski BK.md.125) hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, işbu zamanaşımı süresi, kanaatlerince, alacağın (tazminat alacağının) muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, (TBK.md149/f.1), tazminat alacağının ise, borç ihlalinin gerçekleştiği ve borç ihlaline maruz kalan tarafın zarara uğramasıyla muaccel olacağı, dolayısıyla da zamanaşımı süresinin, zararın doğmasıyla işlemeye başlayacağı; dava konusu tazminat davasının tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresinin, davalı/satıcının ayıplı mal teslim ettiği (tabiki ayıplı malı davacı/alıcı teslim ettiği ispat edildiği takdirde) ve de davacının bu yüzden zarara uğradığı tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, zarar doğmadan tazminat alacağı doğmayacağından ve de muaccel olmayacağından, zamanaşımı da işlemeye başlamayacağı, dava konusu olayda davalının ayıplı mal teslimi nedeniyle davacının uğradığı zararın, 27.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Yargıtay Bozması sonrası verdiği 30.06.2016 tarihli kararından sonra davacının icra veznesine bu zarar tutarını ödediği tarihinde doğmuş olduğu, dolayısıyla davacının tazminat alacağının da ödeme tarihinde muaccel olmuş olduğundan ,tazminat davası ise 25.04.2018 tarihinde açılmış olduğundan, davacının bu davadaki talep hakkının dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramamış olduğu kanaatine varıldığı, ancak davacının bu davadaki talebinin esası bakımından haklı görülebilmesi için, öncelikle; Ankara 27.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, Yargıtay Bozması sonrası verdiği 30.05.2016 tarihli kararında sözü edilen 13 adet ayıplı lastiğin davalı tarafından davacıya satılmış olması gerektiği, bu hususu ispat etme yükümlülüğünün ise, davacıya (alıcıya) ait olduğu, bu husus ispat edildiği takdirde, ikinci olarak; davalı tarafından davacıya satılmış olan bu lastiklerin ayıplı oldukları, yani raf ömürlerini doldurdukları halde davacıya satılmış olmaları gerektiği, bu hususu ispat etme yükümlülüğü de, davacıya (aittir) tamamen mahkemeye ait olduğu, fakat dava dosyası içeriğinde, bu hususları ispata elverişli delillere rastlanmadığı, bu nedenle de davacının bu davadaki iddia ve talebinin yerinde olmadığı, zira ispat edilemediği belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından ek rapor alınması talep edilmiştir. 27.12.2019 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davalı şirkette tarafından dava konusu yılların 2000- 2001 yılları ilgilendirdiğinden bu evrakları ulaşma imkanının kendilerinde olmadığını beyan etmesi üzerine davalı vekiline bilgi verildiği, dava konusu döneme ilişkin saklama süreleri dolduğu, ibraz edilemediği ve inceleme yapılamadığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın esastan reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasındaki lastik satımına ilişkin ticaret kapsamındaki satım konusu lastiklerin, üretim yıllarının 2000 - 2004 yılları olduğu, kesinleşen ..........Hukuk Mahkemesinin 2010/222 Esas, 2010/1408 Karar sayılı kararı ile sübuta ermiştir. Lastiklerin raf ömrünün iki yıl olduğu, bir yıl garanti verildiği belirtilmiştir. Dosya içerisine ibraz edilen davalı şirketin dava dışı lastiklerin satıldığı ...'ın ihtarnamesine cevaben göndermiş olduğu 22.03.2011 tarihli ihtarname içeriğinde söz konusu lastiklerin garantisinin olmadığı, düşük kalitede olduğu kabul edilmiştir. TBK'nın 219. maddesinde "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." düzenlemesi mevcuttur. Aynı Kanun'un 222. maddede ise alıcının bildiği ayıplar başlığı ile; "Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur." ifadelerine yer verilmiştir. Davacı şirketin yukarıda yer verilen cevabı ihtarname içeriği, sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemelerinin ilam örneklerinden, dava konusu lastiklerin garanti süresi bittikten sonra satışının gerçekleştirildiği, davalı satıcı tarafından lastiklerin garanti süresinin bitmediğine yönelik herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, davacı şirketin faaliyet alanı nedeniyle lastiklerin raf ömrünün bitmiş olduğunu satış tarihi itibariyle bilmemesinin mümkün olamayacağı ve TBK'nın 222. maddesi gereğince davalı satıcının alıcının bildiği ayıplar nedeniyle uğranılan zarardan sorumluluğu olamayacağından, mahkemece verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. + HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 29.01.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava konusunun miktarı itibariyle karar kesindir. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 29.01.2026