İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/09/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakeme…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/09/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/08/2019 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olan, diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü ...'in öldüğü ve kullandığı motosiklette yolculuk eden davacınında ağır şekilde yaralandığı, iş görmezliğe maruz kaldığı, bedensel zararından dolayı acı ve ıstırap duyduğu, uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından bir miktar maddi tazminat ödemesi yapıldığı ancak bu tediyenin davacının gerçek zararını karşılamadığı ve bakiye iş göremezlik zararı bulunduğunu beyanla bakiye geçici ve daimi iş göremezlik zararına karşılık artırılmış haliyle 235.230,34 TL maddi tazminatın temerrüt tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; eldeki uyuşmazlık konusu davanın ikamesinden evvel Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabulucu başvuru koşulu öngörüldüğü, ancak davacı tarafın belirtilen dava şartını yerine getirmediği, bu kaza neticesinde davacının sigorta şirketinden ödeme aldığı ve maddi zararın tazmin edildiği, kusurun ve bakiye zarar iddiasının ispatı gerektiği, varsa bakiye maddi zararın öncelikle sigorta şirketinden istenmesi icap ettiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin faaliyet merkezinin İstanbul'da olduğundan İstanbul Anadolu Asliye Mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olduğu, henüz 14 yaşında olan davacının medeni haklarını kullanma hakkının bulunmadığı, dolayısıyla dava ehliyetinin de olmadığı, geçici ve daimi iş görmezlik zararlarının tek maddi tazminat olarak istendiği, davacı tarafın zarar kalemlerini açıklaması icap ettiği, dava dilekçesi ekindeki delillerin taraflarına tebliğ edilmediği, yine olaya ilişkin yürütülen ceza davasının veya savcılık soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiği, kusurun ve zararın usulünce ispatı lazım geldiği, davacının yaşı itibariyle geçici iş görmezlik zararının söz konusu olmadığı, kaldı ki geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında da bulunmadığı, davacının olası müterafik kusurunun tespiti halinde lüzumlu indirimin uygulanmasını, bakiye zarar iddiası ile müvekkili kuruma müracaat edilmediğinden temerrüte düşürülmediğinden kaza tarihinden faiz isteminin yersiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2021 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin adli trafik bilirkişisinden alınan raporda davalı sürücüye 2918 sayılı Yasa'nın 57/b-5, 84/h, 47/1-c ve ilgili yönetmeliğin 109/b-5, 157/a-8 ve 95/c madde ve bentlerinde düzenlenen trafik kural ihlallerinden dolayı kusur yüklendiği, vefat eden motosiklet sürücüsüne ve yolcu olarak seyahat eden davacıya koruma başlığı kullanmaması nedeniyle kusur izafe edildiği, ancak herhangi bir kusur oranı belirtilmediği, ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği hükümleri kullanılarak trafik kazası sonucu arazı nedeniyle davacının %8 oranında daimi ve 9 ay süreyle de geçici iş göremezliğe maruz kaldığının belirtildiği, tazminat bilirkişi raporunda davacının ATK raporuyla saptanan maluliyet oranına, TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresine, sigorta şirketinin dava öncesi yaptığı ödemenin güncel tutarının mahsubuna göre davacının bakiye daimi iş göremezlik zararının 235.230,34 TL olarak hesaplandığı, davacının kaza tarihindeki yaşı (16) itibariyle geçici iş göremezlik zararının bulunmadığının belirtildiği, yapılan hesaplamanın usulüne uygun olduğu ve belirlenen miktardan %10 müterafik kusur indirimi uygulanmak suretiyle bakiye iş göremezlik zararının 211.707,31 TL olarak hesaplandığı ve bu meblağ üzerinden maddi tazminat davasının sübuta erdiği, manevi tazminat yönünden davalı yanın kusur durumu, davacının uğradığı cismani zararın boyutu, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre manevi tazminat talebinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 211.707,31 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden 18/02/2021 temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden 03/08/2019 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, maddi ve manevi tazminat davalarında fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan kusur raporunda herhangi bir oran belirtilmeksizin salt ihlal edilen trafik kuralları yönüyle değerlendirme yapıldığını, söz konusu rapordaki belirlemelere göre sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu ve müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sınırlı sorumlu tutulması gerektiğini, bundan ayrı olarak davacının koruyucu tertibat kullanmadığı ve müterafik kusurundan dolayı %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması icap ettiğini, davacının müvekkili şirketi ibra ettiği ve TBK 132 madde uyarınca borcun sona erdiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı, trafik kazası sonucu yaralandığını ve kısmen malul kaldığını, bedensel zararından dolayı acı ve ıstırap duyduğunu, sigorta şirketince davacıya kısmi maddi tazminat ödemesi yapılmış olsa da gerçek zararı karşılamadığını ileri sürerek bakiye iş göremezlik zararı için maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi zarar için bir miktar paranın ise karşı aracın sürücüsü davalı gerçek kişiden tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmadığından, davalı ... hakkındaki hükümler kesinleşmiştir. Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2021 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'nin davacıya karşı işlediği taksirle yaralamaya ve dava dışı bir kişinin de taksirle ölümüne neden olma suçundan TCK'nun 85/2 ve 62. maddeleri gereği 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Somut olayda, kazanın tarafı olan davalı sürücünün az da olsa kusurunun bulunması halinde, kusur oranına göre talepte bulunulmadıkça talep edilen tazminat miktarının tamamından aracın sürücüsü, işleteni ve ZMSS'si olan davalılar müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Kaza tespit tutanağında, dur levhasına rağmen diğer yönden gelen motosiklete geçiş önceliğini vermeyen davalı sürücünün kusurlu olduğu, kavşağa gelirken hızını azaltmayan motosiklet sürücüsünün de bu nedenle kusurlu olduğu belirlenmiş; soruşturma dosyasında savcılık tarafından Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporlarında da aynı kural ihlali benimsenerek davalı sürücünün asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, vefat eden motosiklet sürücüsünün tali kusurlu olduğu, motosiklette yolcu olan davacının ise kask takmaması ve istiap haddi aşılan motosiklete binmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu bildirilmiş; somut dosyada alınan trafik bilirkişisinin kusur raporunun da savcılık dosyasında alınan kusur raporuyla benzer mahiyette olduğu görülmüştür. Bu durumda, kazaya karışan her iki aracın sürücüsünün de az da olsa kusurlu olduğu sabit olduğuna göre, kusurlu olan davalı sürücü ile birlikte müteselsil sorumlu olan motosiklet sürücünün kusur oranına bakılmaksızın (müterafik kusur hariç), müteselsil sorumluluk ilkesine göre belirlenen tazminatın tamamından somut davada sorumlu tutulabilecekleri konusunda şüphe bulunmamaktadır. Bunun yanında somut dava dosyasında alınan kusur raporu, ceza dosyasında alınan kusur raporu, olayın oluş şekli ve kaza tespit tutanağı ile de uyumludur. Davacı tarafın yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı eldeki davada taraf değildir. Davalılar, kazada kusuru bulunan diğer kişilere karşı rücu imkanına sahip olup, kusur durumu ve oranı rücu yapıldığı takdirde önem kazanacaktır. Bu nedenle, somut dosyada mahkemece alınan kusur raporuna itibar edilerek oransal bir kusur raporu alınmadan karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. Bunun yanında, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, davalılar davacılara karşı, olayda kusuru olan dava dışı kişilerle birlikte müteselsil sorumlu olduklarından, ilk derece mahkemesince müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince tazminatın tamamından somut dosya davalılarının sorumlu tutulması yerinde olduğundan, davalı vekilinin kusur oranına göre tazminata hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf talepleri de yersizdir. 2-Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesine göre davadan önce yapılan uzlaşma veya anlaşmayı içeren sözleşmenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması zorunludur. Somut olayda davalı sigorta şirketinin davacıya yaptığı ödeme tarihinin 23/02/2021 tarihi olduğu dikkate alındığında KTK 111/2 maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre geçmeden dava açıldığı şüphesizdir. Bu durumda, aktüerya bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılamaktan uzak olduğu sabit olduğundan ve Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesinde yer alan hak düşürücü de geçmediğinden ortada geçerli bir ibra olmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin ibranın gerçekleştiğine yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Buna karşın; 3-Zarar görenin veya davacıların desteğinin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar; 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları). Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354). Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalı tarafın bu hususu savunma olarak ileri sürmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre müterafik kusurun belirlenmesi halinde mahkemece kendiliğinden gözetilmesi, tazminattan usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı). Bu açıklamalar ışığında somut dosyaya bakıldığında; davacının yolcu olduğu motosiklette kask takmadan ve istiap haddi aşılmış şekilde (3 kişi) seyahat ettiği dikkate alındığında, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğu aşikardır. İlk derece mahkemesi tarafından da hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmuş ve davacı tarafından da kararın istinaf edilmemiş olması karşısında, müterafik kusurun mevcudiyeti hususunda istinaf incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, davacı lehine hesaplanan maddi tazminat miktarından yukarıda açıklandığı üzere % 20 oranında müterafik kusur indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken, ilk derece mahkemesince Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinin ve Dairemizin yerleşik içtihatları göz ardı edilerek % 10 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, istinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi yönünden % 20 oranında müterafik kusur indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Ancak bu hata, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekmiştir. Diğer davalı ... istinaf yoluna başvurmadığından kararın bu davalı yönünden kesinleşmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesince diğer davalı hakkında verilen kararda değişiklik yapılmamıştır. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde gösterilen istinaf sebeplerine yönelen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin yukarıda 3 nolu bentte gösterilen istinaf sebebine yönelen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ve yukarıda 3 nolu bentte gösterildiği şekilde Dairemizce yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin kusur raporuna ve ibra nedeniyle tazminat sorumlulukları kalmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükmolunan tazminata müterafik kusur nedeniyle uygulanan indirim oranına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE, 3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 26/09/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 211.707,31 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tazminat sorumluluğunun 188.184,27 TL ile sınırlı tutulması ve 18/02/2021 temerrüt tarihinden faiz işletilmesi kaydıyla) 03/08/2019 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Davacının açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 03/08/2019 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, c)Davacının maddi ve manevi tazminat davasında fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, ç)Davacının peşin ödediği (435,48 TL + 802,00 TL + 802,00 TL + 2.780,00 TL) 4.819,48 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 10.325,34 TL karar harcının 8.035,38 TL tutarındaki bölümünün davalılardan müştereken ve müteselsilen; 2.289,96 TL'sinin davalı ...'den alınarak Hazineye verilmesine, d)Davacı tarafından sarf edilen 59,30 TL başvuru harcı (435,48 TL + 802,00 TL + 802,00 TL + 2.780,00 TL) 4.819,48 TL peşin, ıslah ve tamamlama suretiyle yatırılan karar harcı olmak üzere toplam 4.878,78 TL harç masrafı ile 2.228,10 TL gider avansı (tebligat, posta, kep, bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 7.106,88 TL yargılama giderinin harç oranlama dışı tutularak kabul ret oranına göre hesaplanan 6.661,25 TL tutarındaki kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 93,68 TL tutarındaki kısmın ise davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, e)Dosyanın arabuluculuk aşamasındaki kısmında Hazine tarafından karşılanan 1.320 TL arabuluculuk giderinin kabul red oranına göre 1.056,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 90,63 TL'sinin davalı ...'den ve kalan 173,37 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, f)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 madde uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı ...'nin vekalet ücreti sorumluluğu 32.639,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, g)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, ğ)Davalılar kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden reddolunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-2 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı ... lehine takdir olunan vekalet ücretinin 9.200,00 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) davacıdan alınarak davalılara verilmesine, h)Davalı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-2 maddesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, ı)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3.615,44 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, 6-Başvuru sırsında davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sarf ettiği 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 123,50 TL istinafa dosya gönderme posta ücreti ve karar tebliğ masrafı olmak üzere toplam 344,20 TL istinaf giderinin harç oranlama dışı tutularak hesaplanan kabul ret oranına göre 245,40 TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 14/01/2026 tarihinde, Dairemizce ret edilen tazminat miktarı itibariyle davacı yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca KESİN olmak üzere; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından temyiz yasa yoluna başvurması halinde davacı yönünden temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 366. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 348/1 maddesi uyarınca 2 hafta süre içerisinde katılma yoluyla temyizi kabil olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...