12. Hukuk Dairesi 2022/12665 E. , 2023/5060 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesi…
**12. Hukuk Dairesi 2022/12665 E. , 2023/5060 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi-borçlu vekili dava dilekçesinde;dava konusu icra takip dosyasının alacaklısının Banca Di Roma S.P.A Merkezi Roma İstanbul Şubesi olduğunu, 30.10.2001 vade tarihli 45.000 Euro bedelli bononun takip alacaklısı bankanın merkez İstanbul şubesi emrine keşide edildiğini, takip alacaklısı gözüken şubesinin taraf ve takip ehliyeti bulunmadığını, ticaret şirketlerinin şubelerinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığını, kendi nam ve hesaplarına işlem yaparak alacak ve borç ilişkisinin tarafı olmaları hukuken mümkün olmadığını beyanla taraf ve takip ehliyeti yokluğu nedeni ile takibin iptali ve varsa hacizlerin fekkini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-alacağı temlik eden şirket vekili cevap dilekçesinde; Bankanın tamamına sahip olan Banca Di Roma-Italiano'nun ana grubu Capitalia S.P.A.'nın yurt dışında Unicredit ile birleşmesi nedeniyle Banca di Roma-İstanbul şubesinin ticari bankacılık işlemlerini 8 Aralık 2007 tarihinde ... ve Kredi Bankası A.Ş.'ye devrettiğini, dava konusu alacağın ... ve Kredi Bankası A.Ş.'den temlik alındığını, ... ve Kredi Bankası A.Ş.'nin dava konusu alacaklarının müvekkili şirket ile arasında imzalanmış olan temlik sözleşmesi gereği LBT Varlık Yönetim A.Ş.'e devir ve temlik edildiğini, LBT Varlık Yönetim A.Ş.'nin 10.06.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı ile Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. ile “Turkasset Varlık Yönetim A.Ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, Turkasset Varlık Yönetim A.Ş., 17/03/2017 tarihli karar ile Hayat Varlık Yönetim A.Ş. ile “Hayat Varlık Yönetim A.Ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, İstanbul 23. Noterliği 29.04.2014 tarih 15879 yevmiye numaralı alacak satış ve temlik sözleşmesi uyarınca dava konusu alacağın ...'a temlik edilmiş olmakla müvekkil şirketin taraf sıfatı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı-alacağı temlik alan ... vekili 02.02.2021 tarihli duruşmada; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı bononun Banca Di Roma SPA bankasının İstanbul’daki faaliyetleri kapsamında alındığı, bono metninden anlaşılmakla anılan bankanın takip konusu bonoyu takibe koymakta taraf ehliyetinin bulunduğu, şikayetin bu sebeple yerinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi-borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; bononun lehtarı olan şirket ve şubesinin ticaret sicil kayıtları temin edilmeden hukuken böyle bir şirket ve şubesinin var olup olmadığı tespit edilmeden ve bu durumun bononun geçersizliğine ilişkin değerlendirme yapılamadan karar verilmiş olması nedeni ile kararın bozulması gerektiğini, TTK hükümleri ve Bankacılık Kanunu gereğince takip alacaklısı gözüken şubenin taraf ve takip ehliyeti bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; davanın, alacağı dava tarihinden önce temlik alan ... yerine alacağı temlik eden Hayat Varlık'a karşı açılması HMK'nın 124/3-4. maddeleri uyarınca husumette yanılma kabul edilerek, yargılamaya davalı sıfatının alacağı temlik alan ...'da olduğu kabul edilerek devam edilmesi gerekmekte olup, mahkemece aynı yönde işlem tesisinin yerinde olduğu, esasa yönelik yapılan incelemede; senedin vade tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 9. maddesinde; Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyette bulunan yurtdışında kurulu bankaların Türkiye'deki yönetim merkezlerinde, yönetim kurulu yetki ve sorumluluklarını taşıyan, merkez müdürünün de dahil olduğu üç kişilik bir müdürler kurulu kurulacağının ve yurtdışında kurulu bankaların Türkiye'deki merkez şubesi müdürünün genel müdür, müdürler kurulunun diğer üyelerinin genel müdür yardımcısı gibi değerlendirileceğinin düzenlendiği, Bankalar Kanunu hükümleri uyarınca yabancı bankalarca Türkiye'de bankacılık faaliyetlerinde bulunması için şube açılmasının yeterli görüldüğü, şube yetkililerinin ana merkezdeki yabancı bankanın Türkiye'deki işlerini yürütmekle görevlendirilmiş şahıslar olduğu, yasal mevzuat çerçevesinde, somut olay değerlendirildiğinde, takibe konu çek lehtarının Banca Di Roma SPA İstanbul Merkez Şube olduğu, ilgili banka şubesinin kendileriyle ilgili işlemlerde takip ehliyetinin bulunduğu, tüm bu nedenlerle Mahkemece aynı doğrultuda gerekçe ile verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi-borçlu vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla, istinaf mahkemesince Bankacılık Kanunundaki şubenin şirketi temsil edebileceğine ilişkin kaideyi belirtmekle yetinilmiş olup, şube adına bono keşide edilemeyeceğine ilişkin itirazları ile dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde bizzat şubenin kendi adına bono düzenleyemeyeceğine ilişkin itirazları hakkında incelenme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte alacaklının takip ehliyeti bulunmadığına ilişkin şikayet olup, takibin iptali ile hacizlerin fekki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 9. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi-borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK'nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.