11. Hukuk Dairesi 2010/4100 E. , 2010/7861 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2009 tarih ve 2008/179 - 2009/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2010/4100 E. , 2010/7861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2009 tarih ve 2008/179 - 2009/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine hayat sigortası ile sigortalı müvekkilerinin babası ...'ın 03.06.2007 tarihinde kalp hastalığından öldüğünü, sözleşme yapılırken bu rahatsızlığını gizlediği gerekçesiyle tazminat ödemeyi reddettiğini, oysa ölüm nedeninin ince bağırsak tümörü olduğunu ileri sürerek, şimdilik 22.841,31 YTL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların murisi sigortalı ...'ın ölümünün kalp rahatsızlığına bağlı olarak gelişen komplikasyon sonucu gerçekleştiği, kalp rahatsızlığını önceden bilmesine rağmen sigortalının poliçe tanzim edilirken bu rahatsızlığını gizlediği, böylelikle TTK'nun 1290 vd. maddelerindeki ihbar ve beyan yükümlüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davacıların murisi ... ile davalı arasında 02.10.2006/2016 tarihlerini kapsayan hayat sigortası sözleşmesi yapıldığı, sigortalının 03.06.2007 tarihinde yaşamını yitirdiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, sigortalının ölüm nedeninin ne olduğu ve poliçe tanzimi sırasında beyan edilmeyen mevcut rahatsızlıkla ölüm nedeni arasında uygun bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı, bu bağlamda sigorta ettirenin ihbar ve beyan yükümlülüğünü ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ölüm sebebinin tepitiyle davacıların murisi sigortalının, davalı tarafça savunulduğu üzere, gerçekten de beyan yükümlülüğünü ihlal edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması ve bilahare de beyan edilmediği belirtilen hastalık veya hastalıklarla ölüm sebebi arasında uygun illiyet bağının mevcut olup olmadığının kuşkuya yer bırakmaksızın saptanmasına bağlı olup, mahkemece bu yönde bir araştırılmaya girişilmiş ve bu hususta bilirkişiden rapor alınması cihetine gidilmiş ise de, alınan rapor içerik itibariyle bu hususta yeterli olmadığı gibi hükme esas alınan bu bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın ciddi, sonuca etkili itirazları dahi karşılanmamış yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmişltir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, yeniden oluşturulacak başka bir bilirkişi kurulu aracılığıyla davacı tarafın ciddi ve sonuca etkili itirazlarını da karşılayan mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınmak ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.