7. Hukuk Dairesi 2023/5857 E. , 2025/1250 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1082 E., 2023/1324 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/366 E., 2022/79 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma …
**7. Hukuk Dairesi 2023/5857 E. , 2025/1250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1082 E., 2023/1324 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/366 E., 2022/79 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı asıl ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle;...Noterliği'nin 04.10.2000 tarihli ve 6683 yevmiyeli düzenleme şeklindeki miras taksim sözleşmesi uyarınca üzerine düşen edimleri ifa ettiğini ileri sürerek anılan sözleşme gereğince davalının tarafına devretmesi gereken...ilçesi ...Mahallesinde bulunan 68 ada 1 parselde davalıya ait 1/4 hissenin adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle, içeriği incelendiğinde 04.10.2000 tarihli sözleşmenin miras taksim sözleşmesi niteliğinde olmadığını ancak taraflar arasında bazı taşınmazları birbirine devretme taahhütlerinin bulunduğunun açık olduğunu, taşınmaz devir vaadini içeren sözleşmelerin ise 10 yıllık zamanaşımına tâbi olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, ayrıca tarla vasfında olan taşınmazın hisse devrinin yasal mevzuata göre mümkün de olmadığını, davacının talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/29 Esas, 2017/17 Karar sayılı kararı ile; paylı mülkiyete tâbi olan dava konusu taşınmaz devrinin resmi şekilde yapılması gerektiği, taraflar arasındaki taksim sözleşmesine istinaden devrinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 07.04.2017 tarihli ve 2017/419 Esas, 2017/433 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz ist...de bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.09.2019 tarihli ve 2017/15589 Esas, 2019/7987 Karar sayılı kararıyla; miras taksim sözleşmesinin akdedildiği tarihte dava konusu taşınmazın paylı mülkiyete tâbi olduğu, paylı mülkiyette harici taksimin geçersiz olduğu ancak edimlerin yerine getirildiğinin ileri sürülmesi karşısında bu iddianın ve taksimin geçersizliğini savunmanın hakkın kötüye kullanılması olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; paylı taşınmazdaki harici miras taksim sözleşmesinin geçersiz olduğu ayrıca taksim sözleşmesinin uygulanmadığı, bu nedenle geçersizliği savunmanın hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. C. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz ist...de bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, miras taksim sözleşmesine göre müvekkilinin davalı ...'a karşı tek borcunun şirket hisse devri olduğunu, bu borcun da ifa edildiğini, şirketin pek çok gayrimenkulünün ve kira gelirlerinin olduğunu, müvekkilin hiç bedel almadan şirket hisselerini davalıya devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, müvekkilinin şirket hisselerini devrinin nedeninin taksim sözleşmesi olduğunu, bunun dışında dava dışı ...'e karşı 31 parseldeki 1/8 hisse devir borcu olduğunu, ...'in bahsedilen hisseyi alması için davadan önce ihtar çekildiğini ancak ihtardan sonuç alınamadığını, ...'in alacaklının temerrüdüne düştüğünü, müvekkilinin tek taraflı olarak ...'e tapu devretmesinin mümkün olmadığını, öte yandan müvekkilinin yerine getirmediği öne sürülen 31 parsele ilişkin borcun alacaklısının da zaten davalı ... olmadığından 31 parsele ilişkin borcun ifa edilmediğinden bahisle davanın reddedilemeyeceğini, bozma ilamında taksim sözleşmesinden kaynaklanan davaların araştırılmasının istendiğini, belirtilen araştırmanın yapılmadığını, zira tarafların taksim sözleşmesine ilişkin tüm edimlerini yerine getirdiklerinden husumetin söz konusu olmadığını, taksim sözleşmesine konu edimlerden ifa edilmeyen tek borcun dava konusu olan davalıya ait taşınmaz hisse devir borcu olduğunu, taksim sözleşmesine konu 76 adet taşınmazdan sadece 13'ünün taksim sözleşmesine göre ifa edilmediğinin son bilirkişi raporunda belirtildiğini ancak anılan 13 taşınmazın da taksim sözleşmesindeki gibi paylaşıldığını, öte yandan tarafların 2000 tarihli taksim sözleşmesi ile bağlı olduklarına ilişkin iradelerini 2007 tarihli ek taksim sözleşmesi ile de gösterdiklerini, ayrıca davalı ... ve dava dışı ...'in tapuya gittikleri halde tapudaki işlemden iki kere vazgeçtiklerini, bu durumların sözleşmenin ayakta tutulduğuna ilişkin taraf iradelerini gösterdiğini, hukuki mütalaanın ve ilk bilirkişi raporunun lehlerine olduğunu ancak mahkeme gerekçesinde lehe rapora neden itibar edilmediğinin tartışılmadığını, davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğuna ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil ist...e ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. 2. Ne var ki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4 hükmüne göre, Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğine ilişkin hüküm karşısında, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak verilen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan kanun yolu başvurusunun istinaf başvurusu olarak kabul edilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi doğru görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın ortadan kaldırılması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.