T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1601 KARAR NO : 2025/1289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/644 ARA KARAR TARİHİ: 19/09/2025 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1601 KARAR NO : 2025/1289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/644 ARA KARAR TARİHİ: 19/09/2025 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunun işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait ... plakalı araçlar ile 05.07.2024 - 17.12.2024 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe davalı-borçlu şirket aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalı-borçlu şirkete ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile, işletmesi davacı şirkete ait ücretli otoyoldan davalıya ait araçların geçtiği iddiası ile tahakkuk ettirilen ihlalli geçiş ücretlerinin tahsili amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi yapıldığı, davalının takibe itirazı ile takibin durması üzerine, itirazın iptali istemi ile işbu davanın açıldığı dolayısı ile ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise talebe konu tahakkuk ettirilen bedellerin yerinde olup olmadığı yani alacağın varlığı ve miktarının çekişmeli hale geldiği, talebin yargılamayı gerektirmesi sebebiyle yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının borcunu ödemekten kaçabileceğini, dava neticesinde alınacak ilamı etkisiz hale getirmek için mal varlığı değerlerini elden çıkarma yoluna gidebileceğinin endişesinin bulunduğunu, alacağın rehinle temin edilmemiş olduğunu, davalının hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunu ödemekten kaçınmasının müvekkilinin alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini gösterdiğini, ihlalli geçiş listesi ve görüntü kayıtlarının sunulduğunu, bu kayıtlar incelendiğinde yaklaşık ispat kuralının taraflarınca sağlanmış olduğunun görüleceğini belirterek, ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir.2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Somut olayda, davalıya ait araçlarda ogs/hgs bakiyesi olup olmadığı, kaçak geçiş yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise sebebi, sonradan yükleme yapılmış ise 15 gün içinde tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise sebebi ve davacının varsa alacak miktarı yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden, sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini yaklaşık ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmakla, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/11/2025