6. Ceza Dairesi 2009/29101 E. , 2013/1247 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 142/1-c, 168/1, 58/6-7, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezasına, hak yoksunluğuna, mükerirlere özgü infaz rejimi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Yakınan olaydan 2 gün sonra 20.10.2006 tarihli kolluktaki …
**6. Ceza Dairesi 2009/29101 E. , 2013/1247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 142/1-c, 168/1, 58/6-7, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezasına, hak yoksunluğuna, mükerirlere özgü infaz rejimi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Yakınan olaydan 2 gün sonra 20.10.2006 tarihli kolluktaki anlatımında; gündüz 16:00 sıralarında, hap ve tiner kullanması nedeniyle daha önce şahsen tanıdığı sanığın kullandığı dolmuşa bindiğini, araçta tanımadığı yaşlı bir kadının da olduğunu, sanığın üzerinde taşıdığı bıçağı çıkartıp kendisine doğrultarak cep telefonunu istediğini, korktuğu için verdiğini, ayrıca para kutusunda bulunan 20 TL. bozuk parayı da alıp araçtan indiğini, olaydan sonra sanığı tanıyan tanık ...'a olayı anlatıp onun aracılığıyla babasına ulaşıp telefonu ve parasını almayı düşündüğünü belirttiği, Yakınan 22.10.2006 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki anlatımında ise; Sanığın bıçak çekerek cep telefonu ve parasını aldığı şeklindeki kolluk anlatımını kabul etmediğini, sanığın babası olduğunu söyleyen şahsın çalıştığı durağa gelip kendisi ile konuştuğunu, oğlunun uyuşturucu hap ve tiner kullandığını, tedavi ettiremediğini, ceza evine girmesi halinde tedavi ettirebileceğini, bu nedenle bıçak çekerek cep telefonunu ve parasını aldığını söylemesini isteyince o şekilde ifade verdiğini, bıçak çekme olayının olmadığını belirtmiş, Yakınan Mahkemece alınan ifadelerinde de; Cumhuriyet Savcılığındakine benzer anlatımlarda bulunmuştur. Tanık ... 20.10.2006 tarihli kolluktaki anlatımında; Yakınanın iki gün önce evine gelerek otobüste bir kişinin kendisine bıçak çekip telefonunu ve parasını aldığını söylediğini, yakınanın tarifi üzerine bu kişinin mahallesinde oturan Gudar lakaplı ... olduğunu anladığını, sanığın amcası ...'a anlatması üzerine cep telefonunun bulunduğunu ifade etmiş, Cumhuriyet Savcılığında da benzer anlatımlarda bulunarak yakınana polise başvurmasını söylediğinde ise, kendisine sanıktan korktuğunu, sonra başına bela olacağını söylediğini belirttiği, Tanık ... Mahkemece alınan ifadesinde ise; Yakınanın olaydan sonra yanına gelip bir kişinin bıçak çekip cep telefonu ve parasını aldığını, söylediğini yakınanın tarifi üzerine de bu kişinin sanık olduğunu anlayıp amcasına söylediğini, daha sonra ise, sanığın bıçak çekmediğini anlattığını belirtmiştir. Sanığın babası ... tanıklıktan çekilme hakkını kullanmıştır. Tanık ... kolluktaki anlatımında; Tanık ... yanına gelip amcasının oğlu olan Gudar lakaplı ...'ın ...'in yanında bulunan tanımadığı bir kişinin cep telefonunu aldığını yardımcı olmasını istediğini, bir müddet sonra ...'i elinde cep telefonu ile gördüğünü nerden aldığını açıklayamayınca elinden alıp ...'in babasına verdiğini belirttiği, Tanık ... Mahkemedeki anlatımında; arkadaşı ...'ın müşteki ile gelip sanık ...'in müştekinin cep telefonunu aldığını söylediklerini, bıçak çekme olayından bahsetmediklerini, daha sonra sanığı elinde telefon ile görüp nereden bulduğunu açıklayamayınca alıp babasına verdiğini ifade ettiği, Sanık ise tüm aşamalarda; bindiği dolmuşta arabanın göğsü üzerinde bulunan cep telefonunu aldığını, bıçak çekmediğini, para almadığını belirtmiştir. Yağma suçu işlenme şekline göre çoğu kez olayın tanığı bulunmayan suçlardan olup, Ceza Muhakemesi Kanununa göre, elde edilen yasal delillere göre Hakim bu günden dünü öğrenebilecektir. Somut olayda, yakınan olayın akabinde sanık tarafından kendisine yönelik eylemleri tanık ...'e anlatıp, adı geçen tanık tarafından sanığın yakınlarına ulaşılarak suça konu cep telefonunun babası tarafından kolluğu teslim edildiği, kendisi ve tanık ... tarafından tüm ayrıntılarıyla kollukta anlatılmıştır. Anılan bu beyanlara karşın yakınanın daha sonradan değişen ve çelişen beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik anlatımlar olduğu, yapılan ilk açıklamaların kendi içinde önde ve üstün olduğu dikkate alınmadan savunmaya ve değişen beyanlar hangi nedenlerle üstünlük tanındığı da açıklanıp tartışılmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Uygulamaya göre de; Yakınana ait cep telefonunun sanığın babası tarafından kamu davası açılmadan önce iade edildiği, paranın ise iade edilmediğinin anlaşılması karşısında; öncelikle yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesinin uygulama koşullarının takdiri gerektiği dikkate alınmadan duruşmaya devamla TCK.nın 168/1. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.