İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2025 Davanın kısmen kabulü- reddine ilişkin kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkiline ait ... plaka sayılı ...-... marka 2016 model aracın, 06.03.2020 tarihinde ...'tan satın alındığını, aracın 30.04.2020 tarihinde 66.237 km'de iken bakımının yaptırıldığını, bakımdan yaklaşık 4 ay sonra 05/09/2020 tarihinde yolda seyir halin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1748 KARAR NO : 2025/1632 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/06/2022 NUMARASI : 2022/12 Esas 2022/546 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/11/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2025 Davanın kısmen kabulü- reddine ilişkin kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkiline ait ... plaka sayılı ...-... marka 2016 model aracın, 06.03.2020 tarihinde ...'tan satın alındığını, aracın 30.04.2020 tarihinde 66.237 km'de iken bakımının yaptırıldığını, bakımdan yaklaşık 4 ay sonra 05/09/2020 tarihinde yolda seyir halinde iken aracın aniden arıza ışığının yandığını ve motordan ses geldiğini, aracın çekici vasıtası ile Mengerler ... yetkili Davuştapa servisine çekildiğini, inceleme sonrasında aracın motorunda değişecek parçaların 216.000-TL tuttuğunu, bu tutarın 131.000-TL'sinin ... tarafından, 85.000-TL'sinin ise müvekkili tarafından karşılanacağının servis tarafından bildirildiğini, müvekkilince alınan uzman görüşünde, piston kolu kesmesi ve motor bloğunu delerek fırlamasının normalde motorda görülmemesi gereken bir durum olduğu, bu durumun kullanıcı kaynaklı olarak gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, üretim kaynaklı gizli ayıp olduğunun belirlendiğini, yaptırılan delil tespitinde de aracın motor sarmasının kullanımdan kaynaklanan hata olmadığı, araçta gizli ayıp olduğunun tespit edildiğini, sorumluluğun yetkili satıcı ve üreticide olduğunu belirterek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, 9.000-TL ikame araç bedelinin yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...-... Otomotiv vekili; müvekkilinin aracın satıcısı olmadığını, ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu nedenle garanti belgesine dayalı sorumluluğu da bulunmayan müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının aracı mart 2020'de satın aldığını, ayıbı ise 22.10.2020'de arabuluculuk süreciyle ihbar ettiğini, bu durumda ayıp ihbarı süresinde olmadığı gibi 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkiline tebligat çıkarılmaksızın düzenlenen delil tespit raporunun hükme esas alınamayacağını, iddia edilen arızanın varlığının ve üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirsiz olduğunu, davacı da dahil olmak üzere halef olduğu aracın önceki maliklerinin bakımları düzenli bir şekilde yaptırıp yaptırmadığının belli olmadığını, dört yıl boyunca düzenli yetkili servis girişi olmayan aracın standartlara uygun yakıt ve yağ kullanıp kullanmadığının belirsiz olduğunu, bu şartlar altında üretimden kaynaklanan gizli ayıptan söz edilemeyeceğini, araca ilişkin bakım ve kontrol yükümlülüklerini ihmal eden davacı ve haleflerinin, ayıp iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının aracın misli ile değiştirilmesi talebinin ölçülü olmadığını, bu durumda davacının diğer seçimlik haklarını kullanabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Otomotiv vekili; dava konusu aracın satıcısının müvekkili olmadığını, davacının aracı satın aldığı ...'ın da aracı müvekkilinden satın almadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, araç 2 yıllık garanti kapsamında olup, 2016 model araç için 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca davacının kendi satıcısına karşı ayıp ihbarını süresinde yerine getirip getirmediğinin bilinmediğini, araç davacı tarafça 2. el olarak satın alınmış olup başka servislerde yapılan biri işlem olup olmadığının bilinmediğini, aracın müvekkilinin servisine girişinin olmadığını, delil tespit raporunda motorun 2. silindir alt kısmında darbeye bağlı çatlak ve hasar meydana geldiğinin belirlendiğini, bu hususun araçta üretimden kaynaklanan ayıp olmadığını gösterdiğini, aracın misliye değimi talebi orantısız olup ancak semen tenzili talep edilebileceğini, ancak davanın kabulü halinde araçta meydana gelen değer kaybının iadesinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davaya konu aracın 29/02/2016 tarihinde ... Tekstil şirketi tarafından satın alındığı, akabinde aracın ...'a, ... tarafından da 06/03/2020 tarihinde davacıya satıldığı, davacının, davaya konu aracı ilk alan kişinin halefi sıfatına haiz olduğu, aracın 05/09/2020 tarihinde belirtilen şikayetlerle servis işlemi gördüğü ve araç motorunda değişecek parçaların 216.000-TL tuttuğu, aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu tespit edilmekle, davalıların zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, araçtaki arızanın üretim hatası sonucu olduğu, gizli ayıp teşkil ettiği, kullanıcının kusurundan kaynaklanmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporları ile sabit olup, aracın lüzumlu bir vasfında eksiklik söz konusu olduğu, halen devam etmekte olup ayıbın niteliği gereği araçtan beklenen faydalanmayı ortadan kaldıran nitelikte olması, davacı tarafından ikinci el bir araç satın alınmış dahi olsa gizli ayıplı olması nedeniyle alınmasındaki amaç ve beklentilerin karşılanmadığı hususları dikkate alındığında, davacının ayıpsız misli ile değişim talebinin iyiniyet kurallarına aykırı olmayacağı, bu nedenle davacının ayıpsız misli değişim talebinin kabulüne karar verildiği, davalı ... Otomotiv'in yetkili satıcı, diğer davalı ...'in üretici firma olması nedeniyle aracın misliyle değişiminden birlikte sorumlu oldukları, tramer kayıtlarına göre araçta hasar kaydı olmadığından ayrıca değer düşüklüğü araştırması yapılmadığı, ikame araç bedeline dair delil ibraz edilmemesi nedeniyle davacının ikame araç bedeli talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalılara iadesine, ikame araç bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: 1- Davalı ...-... Otomotiv vekili; aracın 01/03/2016 tarihinde diğer davalı ... tarafından ilk müşterisi olan ... Tekstil'e satıldığını, ... Tekstil'in aracı dava dışı Gökhan Akkuş'a, onun da iki yıllık garanti süresi dolduktan sonra 06/03/2020 tarihinde davacıya sattığını, müvekkilinin aracın üreticisi değil, ithalatçısı olduğunu, ayıp halinde sorumluluğun satıcıya ait olduğunu, bu nedenle satıcı olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, aracın ilk satış tarihi 01/03/2016 olup, bu tarihte başlayan iki yıllık garanti süresinin 28/02/2018 tarihinde sona erdiğini, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, 2016 yılında trafiğe çıkan araç için ilk satımından arızanın oluştuğu tarihe kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, aracın misliyle değişimine karar verilmesinin ölçüsüz olduğunu, görevsiz mahkemece alınan bilirkişi raporunda bile araçtaki arızanın motor onarımı yoluyla giderilebileceği belirtilirken, bundan çok daha ağır olan misliyle değişim yoluna gidilmesinin izahının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olup taraf itirazlarını karşılamadığını, iki ağır bakımı hiç yapılmayan, üçüncü bakımı ise geç yapılan araçtaki arızanın üretim hatasından meydana gelip gelmediğinin belirsiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı ... Otomotiv vekili; aracın 06.03.2020 tarihinde dava dışı ... tarafından davacıya satıldığını, müvekkil şirketin, işbu satım sözleşmesine taraf olmadığı gibi, ...'ın da aracı müvekkilden satın almadığını, bu nedenle ayıptan kaynaklanan taleplerin müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını,zamanaşımı süresinin dolduğunu, araçtaki ayıbın ağır kusur ya da hile ile gizlendiği yönünde bir iddia ve tespit de bulunmadığını, gizli ayıbın kabulü durumunda dahi davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, 05.09.2020 tarihinde meydana geldiği iddia edilen arızaya ilişkin ayıp iddiasının müvekkili şirkete 22.10.2020 tarihli arabuluculuk süreci ile yöneltildiğini, bu nedenle ayıp ihbarının süresinde olmadığını, hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, daha önce alınan raporda 2. silindir alt kısmında darbeye bağlı çatlak, hasar ve delik meydana geldiği tespit edilmesine rağmen mevcut raporda bu durumun göz ardı edildiğini, aracın servis tarihçesi incelendiğinde, araçtaki arızanın davacı kullanımından kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, zira aracın davaya konu ettiği ilk arızası 19/07/2019 tarihinde 50.399 km'de iken meydana gelmiş olup, söz konusu arızanın müvekkilince giderildiğini, aracın 30/04/2020 tarihli servis girişinde arıza tespit edilmemesi ve 05/09/2020 tarihinde çekici ile yetkili servise çekilmesi sonrası araçta yapılan tespitlerin, araçtaki arızanın bu tarihler arasında oluştuğunu gösterdiğini, ayrıca araçta daha önce yapılan darbeye bağlı çatlak ve delik tespitinin, aracın motorunun sadece 2. silindir biyel yatağında arıza tespit edilmesinin de bu durumu doğruladığını, davacının ve önceki araç maliklerinin araca ilişkin bakım ve kontrol yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin mahkeme tarafından incelenmediğini, bilirkişi raporu ile dava konusu arızanın çıkış nedeni olarak aracın bakım eksikliklerine dikkat çekilmesine rağmen, mahkemece bu hususların da gözetilmediğini, aracın misli ile değişimi yönünde verilen kararın ölçüsüz olup, hak ve nesafete aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca aracın kullanıldığı süre nazara alındığında, araçta meydana gelen değer kaybının tespit edilerek müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından 2. el olarak satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak aracın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi ile ikame araç bedeli istemine ilişkindir.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun düzenlendiği TBK'nın 219. maddesine göre; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 225. maddesine göre de, satıcının ağır kusurlu olması halinde, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre ise, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.Somut olayda; dava konusu aracın davalı ... Otomotiv tarafından 29.02.2016 tarihinde dava dışı ... Tekstil şirketine satıldığı, ... Tekstil tarafından dava dışı ...'a satışı yapılan aracın, bu kişi tarafından 06.03.2020 tarihinde davacıya satışının yapıldığı, aracın 30.04.2020 tarihinde 66.237 km'de iken davacı tarafından periyodik bakımının yaptırıldığı, 05/09/2020 tarihinde ise seyir halinde iken aracın arıza ışığının yanması nedeniyle çekici ile dava dışı Mengerler şirketinin yetkili servisine çekildiği, davacının ortaya çıkan arıza üzerine yetkili servise başvurmuş olması nedeniyle ayıp ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti üzerine düzenlenen 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda, aracın motor bloğunun üst karter olarak adlandırılan 2. silindir alt kısmında darbeye bağlı çatlak, hasar ve delik meydana geldiği, yataklarda sarma izine rastlandığı, biyel kolunun koparak motor bloğunu ve karteri patlattığı, aracın kilometresi dikkate alındığında henüz ekonomik ömrünün başında olması nedeniyle motor sarmasının kullanımdan kaynaklı olmayacağı, aracın gizli ayıplı olduğu, ayıbın sıfır motor takılması ile giderilebileceği tespitlerinin yapıldığı, mahkemece alınan 16.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, motora ait krank yataklarının incelenmesinde kasnak tarafından 2. silindir biyel yatağının yağlama yetersizliği nedeniyle hasar gördüğü, aynı silindirin biyel kolunun koptuğu ve dönerek motor bloğu ile yataklara zarar verdiği, motorun yağlama sistemi yetersizliği nedeniyle hasar aldığı, arızanın kullanımdan kaynaklanmayan türden bir arıza olduğu, mevcut arızanın bakım eksikliği nedeniyle ortaya çıkması mümkün olmakla birlikte, aracın periyodik bakımlarının yetkili servisler eliyle gerçekleştirilmiş olduğu, gecikmiş servis girişleri ile olayın illiyet bağının olmasının, günümüz motor yağı teknolojisinde mümkün olmadığı, bu nedenle araçtaki ayıbın üretimden kaynaklandığı, aracın 19.07.2019 tarihli servis girişinde motordan ses gelmesi şikayetine rağmen aracın yağlama sisteminden şüphe etmediği ve detaylı inceleme yapmadığı, bu arızanın artarak devam ettiği ve motor hasarına neden olduğu, bu nedenle 19.07.2019 tarihinde verilen servis hizmetinin ayıplı olduğu, ayıbın motorun değiştirilmesi suretiyle giderilebileceği hususlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalı ... ... Otomotiv, aracın üreticisi olmayıp ithalatçı konumundadır. İlk satış itibariyle ticari satışa konu olan dava konusu aracın ithalatçısının, ayıba karşı tekeffülden kaynaklanan sorumluluğu bulunmamaktadır. 2016 yılında ilk satışı yapılan dava konusu araç bakımından davalının 2 yıllık garanti yükümlülüğü de dava tarihi itibariyle sona ermiştir. Bu durumda somut olayda ayıp nedeniyle davalı ... ... Otomotiv'e husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Ayrıca 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe girmiş 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununun "ürün sorumluluğu tazminatı" başlıklı 6. maddesinin 1. ve 6. fıkraları "(1) Ürünün, bir kişiye veya bir mala zarar vermesi halinde, bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı gidermekle yükümlüdür. ... (6) Tazminat talebi için zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıldır." şeklinde düzenlenmiştir. Ancak söz konusu kanunun yürürlük tarihi dikkate alındığında, somut olaya davalı ithalatçı açısından 7223 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanma imkanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ... ... Otomotiv aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken davalının sorumluluğuna hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır.TBK'nın 219/1 maddesi uyarınca ayıptan kaynaklanan sorumluluk satıcıya aittir. Somut olayda dava konusu araç davacıya dava dışı 3. kişi tarafından 2. el olarak satılmış olmakla, davalı ... Otomotiv'in davacıya karşı satıcı sıfatı bulunmamaktadır. Dolayısıyla satış sözleşmesinin tarafı olmayan davalının ayıptan kaynaklanan sorumluluğu bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemece alınan bilirkişi raporunda aracın 19.07.2019 tarihli servis girişinde motordan ses gelmesi şikayetine rağmen aracın yağlama sisteminden şüphe edilmeyerek detaylı inceleme yapılmaması ayıplı hizmet olarak değerlendirilmişse de; davacı tarafça işbu davada ayıplı servis hizmeti nedenine dayanılmadığı gibi, davalı ... Otomotiv tarafından verilen söz konusu servis hizmeti tarihi itibariyle davacının aracın maliki olmadığı, hizmetin davacının satıcısına verildiği, bu nedenle davacının bu iddiayı ileri sürmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, bu davalıya da husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; her iki davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "her iki davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 Tarih 2022/12 Esas 2022/546 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Her iki davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 3.264-TL harçtan mahsubu ile 2.648,60-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalılar lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Davalılar tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davalı ... ... .. AŞ: 3.263,88-TL, Davalı ... Otomotiv .. AŞ: 3.264-TL) karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı ... ... .. AŞ tarafından yapılan 105,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025