11. Hukuk Dairesi 2008/4711 E. , 2010/926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2006/170-2007/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinle
**11. Hukuk Dairesi 2008/4711 E. , 2010/926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2006/170-2007/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 02.04.2001 - 16.04.2001 tarihleri arasında meydana gelen fırtına ve yağmur nedeniyle silo doldurma elevatör borusunun siloya bağlandığı tepe noktada oluşan hasarlanma neticesinde siloya giren yağmur sularından dolayı davalı şirket nezdinde sigortalı olan davacıya ait silo ile silo içinde bulunan mısırdan 720 ton miktarında mısır emtiasında hasar meydana geldiğini, "damda bırakılan açıklık ve bacadan yağmur suyu girmesi nedeniyle hasar oluştuğu" gerekçesiyle davalı tarafından sigorta bedelinin ödenmediğini iddia ederek, 135.696.912.160 TL' nın 04.05.2001 temerrüt tarihinden itibaren % 70 ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, rizikonun davacı ... ettirenin gereken koruma ve kurtarma önlemlerini almamasından kaynaklandığını ve poliçede gösterilen sigortacı sorumluluğu hallerinden hiçbirine girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 22.09.2005 gün ve 2004/9994 E, 2005/8555 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu hasarın 4 nolu siloda bulunan flanşın dolum borusunun iklimsel koşullar gözönüne alınmadan bakım ve periyodik onarımlarının yapılmamasına bağlı olarak oluşan korozyon ve deliklerden giren yağmur suları sonucu gerçekleşmiş olduğu ve davacının sigorta süresi içerisinde gerekli özeni göstermeyerek, periyodik bakımları yapmadığı, meydana gelen hasarın yangın sigorta poliçesi ile birlikte verilen dahili su klozu kapsamında bulunması sebebiyle, poliçe kapsamında değerlendirilen zararın talep edilebileceği, ancak davacının sigorta poliçesi düzenlendikten sonra çelik silolara ilişkin olarak gereken teknik bakım ve gözetim işlemini yerine getirmediğinden % 25 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, 126.462,50 YTL hasar bedelinden davacı kusuruna isabet eden 31.616 YTL'nın tenzili gerektiği sonucuna varılarak, 94.846,80 YTL' nın 20.05.2001 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava, davacıya ait silo ve silo içindeki davalı şirkete sigortalı emtianın zarar gördüğü iddiasıyla, sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin 22.09.2005 tarihli önceki bozma kararında “yağış sonucu sigortalı tesislerden bir adet silonun çatısı olarak kabulü gereken en üst örtülü kısımdaki silo doldurma elevatörünün bağlandığı noktadaki yüzey delinmesinden sızan suların silo içerisindeki ürünlere verdiği zararın poliçeyle temin edilen dahili su klozunun 1. maddesindeki (yağmur sularının çatı veya saçaktan sızması ile oluşan zarar) halinden çatıdan sızma haline uyduğu ve sigorta güvencesi kapsamında kaldığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı” belirtilmiş, ancak, “poliçe genel şartlarının B.2 maddesinde öngörülen hususlar gözetilerek, davacının zararı önleme, azaltma ve hafifletme yönünde rizikonun meydana gelişinde yatan özelliklere nazaran alabilecekken almadığı önlemlerin neler olabileceği ve bunların zarara etkisinin açıklığa kavuşturularak, varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi” gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulmasından sonra bilirkişi raporu alınmış ise de, rapor karar vermeye yeterli değildir. Dava konusu rizikonun gerçekleştiği gün, yağmurun yağmaya başlaması ve fırtınanın çıkmasından hemen sonra, olayın gelişimi de gözetilerek, çatıda meydana gelen delikten yağmur sularının girmesinin engellenmesi ve dolayısıyla davacı sigortalı tarafından zararın önlenmesi ya da hafifletilmesi amacıyla alması gereken bir önlem olup olmadığının, varsa bu önlemlerin alınıp alınmadığının, taraflar arasındaki yangın sigorta poliçesi genel şartlarının B.2. maddesinde öngörülen hükme göre incelenip araştırılması gerekmektedir. Uzman bilirkişilerden alınacak rapora göre, davacının alması gereken bir önlemi almaması nedeniyle meydana gelen zararda bir artış olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin her iki taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edene iadesine, 28.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.