T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2313 - 2026/38 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2313 KARAR NO : 2026/38 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2023 NUMARASI : 2023/171 E. - 2023/365 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Hakla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2313 - 2026/38 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2313 KARAR NO : 2026/38 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2023 NUMARASI : 2023/171 E. - 2023/365 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/07/2023 Tarih ve 2023/171 Esas - 2023/365 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili tarafından 2020/147475 sayılı "..." ibareli markanın 41. sınıfta tescili isteğinde bulunmuş olup davalının "..." ibareli markalarına dayalı itirazı sonucunda başvurunun nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı şirketin itiraza mesnet markaları ile müvekkilinin markası arasında ortak bir noktanın bulunmadığını, zira markaların görünüşlerinin ve hitap ettikleri tüketici kitlesinin farklı olduğunu, hitap edilen tüketici kitlesinin farklılığının markalar arasındaki telaffuz benzerliğini önemsiz kıldığını ve markanın bütünü yerine unsurlarından biri esas alınarak yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını ileri sürerek 2023-M-1462 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, gayrimenkul geliştirme, sağlık, hızlı tüketim ürünleri, yapı ürünleri ve diğer endüstrilerde ... Holding A.Ş.’ne bağlı olarak faaliyet gösteren müvekkilinin yoğun kullanılan, bilinen "..." markalarının sahibi olduğunu, davaya konu markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin ortaklığı ve davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen hizmetlerin benzerliği nedeniyle markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu ve davacının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız menfaat elde etme amacında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, markaların kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer olduğu, başvuru markasının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile redde mesnet markaların esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresi arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerliğin bulunduğu, davaya konu markada yer alan "..." sözcüğünün markaya ayırt edicilik kazandırmadığı ve buna bağlı olarak ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında ilişkilendirilme ve karıştırılması ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait marka ile redde mesnet marka arasında emtia benzerliğinin söz konusu olmadığını, eğlence, macera parkı sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin hizmet grubu ve son tüketici profilleri ile bu alanda hiçbir mal ve hizmeti bulunmayan davalının son tüketici profillerinin birbirinden farklı olduğunu, markalar arasında herhangi bir rekabetin olmadığını, müvekkilinin markasının esaslı unsurunun "..." ibaresinden oluşmadığını, dolayısı ile bu ibare üzerinden bir değerlendirme yapılamayacağını, markaların görsel olarak oldukça farklı olduklarını, bu kadar farklılık karşısında işitsel benzerliğin bir anlamının bulunmadığını ve mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, yetersiz bir gerekçe ile karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu" ..." ibareli başvuru ile davalı Şirket'in "..." ibareli markası arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan benzerlik bulunduğu, davacının markasında yer alan ve yüksek bir noktadan daha alçak bir noktaya gerilen çelik halat ya da ipler üzerinde makaraya bağlı ip ile kayma sporunu ifade eden "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen 41. sınıftaki hizmetlerin davacının itiraza dayanak markasının kapsamında aynen yer aldığı ve bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 462,15-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.