İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya vermiş olduğu asansör bakım ve onarımı hizmetleri karşılığında kesmiş olduğu faturalara dayalı cari hesap ektresine göre takip tarihinde 11.647,90 TL alacaklı olduğunu, işbu alacağın davalıdan tahsil edilemeyince icra yoluna gidildiğini, ancak davalının …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2021/1918 KARAR NO : 2025/1231 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/680 KARAR NO : 2021/609 DAVA TARİHİ: 18/07/2018 KARŞI DAVA TARİHİ: 27/08/2018 KARAR TARİHİ: 21/09/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya vermiş olduğu asansör bakım ve onarımı hizmetleri karşılığında kesmiş olduğu faturalara dayalı cari hesap ektresine göre takip tarihinde 11.647,90 TL alacaklı olduğunu, işbu alacağın davalıdan tahsil edilemeyince icra yoluna gidildiğini, ancak davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itiraz dilekçesinde takip konusu faturaların içeriği ve hukuki ilişkiyi inkar etmediğini, davalının işin eksik ve ayıplı yapılmış olduğunu iddiası hususunda müvekkiline yapılan herhangi bir bildirimin söz konusu olmadığından iddianın tamamen soyut ve dayanaksız olduğunu, davalının bu hususta gereğini yaptığını ispatla mükellef olduğunu beyanla, İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında müvekkiline ait işyerindeki asansörün bakım ve onarım hizmeti için anlaşma yapıldığını, muhtelif tarihlerde davacıdan hizmet alındığını, ancak yapılan işler eksik ve ayıplı olduğundan ve tüm taleplere rağmen eksik ve ayıplı yapılan işler davacı tarafından yerine getirilmediğinden müvekkili şirketin dava dışı ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti.'nden hizmet alımı yaparak eksik ve ayıplı işleri tamamlamak zorunda kalarak zarara uğradığını, davacının eksik ve ayıplı hizmeti nedeniyle davacının müvekkili aleyhine takip yapması ve netice olarak işbu davanın açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. KARŞI DAVA Karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; asansör bakım ve onarım hizmet alım sözleşmesinin eksik ve ayıplı ifası nedeniyle sözleşmesel alacakları olduğunu, davacı talebiyle arasında mahsup ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle eksik ve ayıplı yapılan hizmet nedeniyle müvekkili şirket nezdinde oluşan zararın tazmini gerektiğini beyanla karşı davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL’nin davacı/karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVAYA CEVAP Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; faturaların yasal süresinde itiraz veya iade edilmediğini, müvekkiline eksik ve ayıplı iş iddialarıyla ilgili herhangi bir bildirim de yapılmadığını, dava dışı 3. kişi tarafından tamamlandığı iddia edilen işlere ait sunulan fotoğraf ve sözleşmelerin delil teşkil etmeyeceğini, zira davalı dilediği kadar farklı yerden hizmet alma serbestisine sahip olduğunu, farklı bir yerden hizmet almasının müvekkilin işini eksik veya ayıplı yaptığı anlamı taşımayacağını, eksik ve ayıplı olduğu iddia edilen işlerle ilgili delil tespiti yaptırılıp, müvekkiline gerekli bildirimin yapılması gerekirken bunun yapılmadığını, işlerin dava dışı 3. kişi tarafından tamamlandığını gelinen aşamada iddia etmenin mahkemeyi yanıltıcı ve kötü niyetli beyanlar olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava; taraflar arasındaki Asansör Bakım Sözleşmesi kapsamında davalı yanın sözleşme bedelini ödemediğinden bahisle başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının iptali istemine ilişkin olup, karşı dava; söz konusu sözleşme gereğince işin davacı yanca eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğinden bahisle davalı nezdinde oluşan zararın tazmini talebi ile açıldığı, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince, davacı tarafın Asansör Bakım Sözleşmesi kapsamında kesilen faturalara dayalı cari hesap alacağı istemi ile başlattığı icra takibinin davalı şirketin ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde vaki itirazı nedeniyle durduğu, itirazın iptali davasının kanuni süre içerisinde ikame edildiği, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmakla, alacak talebine konu faturaların ait olduğu dönem itibari ile 2017 ve 2018 yılına ait ticari defter ve belgelerin ibraz edildiği, ibraz edilen ticari defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ibraz edilen ticari defterlerin ibraz edenler lehine delil vasfını haiz olduğu, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, davacı tarafça kesilen faturaların davalı yanca itiraz edilmeksizin ticari defterlerine kaydedildiği, asıl davada tarafların birbiri ile örtüşen ticari defter ve kayıtlarıyla HMK'nın 222/3. maddesi çerçevesinde davacı alacağının haklı göründüğü, davalı karşı davacı yanın eksik ve ayıplı ifa nedeniyle davacının işinin üçüncü bir şirket olan ... şirketine yaptırıldığından bahisle asıl davada davanın reddini, karşı davada uğradığı zararının tazminini talep ettiği, söz konusu hususların değerlendirilebilmesi için taraflar arasındaki ve davalı yan ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmelerin ele alınması gerektiği, bu kapsamda davacı yanın Asansör Bakım Sözleşmesi ile üstlendiği edimin mevzuata uygun olarak periyodik servis hizmeti verilmesi ve eskiyen ve arıza yapan parçaların bedeli karşılığında değiştirilmesi/tamir edilmesi şeklinde olduğu, asansörlerin yenilenmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin konusunu oluşturmadığının görüldüğü, her ne kadar mahkememizce dinlenilen davalı tanığı 2017 yılının 6. ya da 7. ayında davacı tarafça takılan motorun yağ akıttığını beyan etmiş ise de, devamında bu sürecin 15-20 gün sürdüğünü söylediğinden söz konusu sorunun sonradan ortadan kalktığı anlaşıldığından tanık beyanı çerçevesinde sözleşme gereğince periyodik bakımının eksik ya da ayıplı olarak yapıldığından bahsedilemeyeceği, tanığın yalnızca asansörün bozulan motorunun takılması sonrası yağ akıttığına, bu durumu davacı yana ilettiklerine ve sürecin problem çözülmeden 15-20 gün devam ettiğine dair beyanda bulunması ve taraflar arasındaki ilişkinin 2018 yılı 3. ayına kadar sürmüş olması nedenleriyle 2017 yılının 6. ya da 7. ayında gerçekleşen ve sonradan çözülen problemin davacı faturalarının itiraz edilmeksizin ticari defterlere kaydedilmiş olması da nazara alındığında eksik/ayıplı ifa olarak kabul edilemeyeceği, davalı karşı davacı yanın dosya kapsamına sonradan sunduğu TSE raporlarının davacı karşı davalı yanın da bunların sunulmasına muvafakatinin olmaması sebebiyle savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı uyarınca mahkememizce dikkate alınmadığından sonuç olarak asıl davada davalı tarafın eksik/ayıplı ifa savunmasını ispatlayamadığı ve davacı yanın ise davalı yandan alacaklı olduğunu kanıtladığı anlaşıldığından asıl davanın kabulüne, takip faturaya dayanmakla alacak likit olduğundan takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine; karşı dava hakkında ise dava dışı ... şirketi ile yapılan Revizyon Sözleşmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin konusundan tamamen farklı olduğu, davalı karşı davacı yanın ayıplı/eksik ifa iddiasını usulüne uygun olarak sunulmuş delillerle dosya kapsamında ispatlayamadığı, nitekim bu hususun ispatı halinde dahi tazminini talep ettiği zararını da ispatlaması gerekeceğinden ve dava dışı ... ile imzalanan konusu farklı olan sözleşme bedelinin davalı karşı davacı zararı olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen karşı davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Asıl dava yönünden; Davanın KABULÜ İLE, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 11.647,90 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile asıl alacak 11.647,90 TL'ye takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranlarda faiz uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, davadan sonra yapılan ödemelerin infazda nazara alınmasına, Alacağın % 20'si oranına tekabül eden 2.329,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karşı dava yönünden; Davanın REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; 06.07.2020 tarihli raporda davacı tarafça ayıplı hizmet verildiğinin açıkça beyan edildiğini, davacı tarafından yapılması gereken rutin bakım ayıplı yapıldığından asansörlerdeki arıza büyüyerek ve müvekkilinin ... firmasından ivedi bir şekilde teknik hizmet almak ve KDV dahil 33.040,00 TL hizmet bedeli ödemek zorunda kaldığını, 12.10.2017 rapor tarihi göz önüne alındığında ayıplı hizmeti kapsayan süreçteki ve davacı-karşı davalı firmaca yapılan ve hizmet faturalardan (periyodik bakım ve tamir edilemeyen motor dahil) müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkili tarafından davacı yana ayıp ihbarında bulunulmasına rağmen davacı tarafça ayıbın giderilmediğinin tanık ... beyanı ile sabit olduğunu, asansördeki sorunun diğer firma ile çalışmaya başladıktan sonra ortadan kalktığını, dava dışı ... ile yapılan sözleşme ve asansörde yapılacak işleri gösteren belgeye göre davacının işi yarım bıraktığını, ayıplı ifa ettiğinin açıkça anlaşıldığını, bu sebeple müvekkil firmanın herhangi bir zarara uğramadığı tespitinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ayıplı hizmeti sebebi ile çok daha yüklü bir onarım bedelinin ortaya çıktığını, ... tarafından onarılan arıza ile davacının ayıplı hizmeti arasında illiyet bağı olduğunun açıkça ortada olduğunu, bilirkişi raporlarında her iki firmaca verilen hizmet konularının farklı olduğu beyan edilerek teknik incelemeye gidilmediğini, nitekim davacı tarafından verilen ve ayıplı olduğu beyan edilen hizmetin daha büyük arızalara sebebiyet verip vermediği konusunda teknik açıdan hiç değerlendirilme yapılmadığını belirterek, kararın asıl ve karşı yönünden müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, asansör bakım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline yönelik olup karşı dava ise eksik ve ayıplı işlerden işlerden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ..., borçlunun ise Baklavacı ... ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. olduğu, 11.647,90 TL üzerinden 06.03.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde "faturaya dayalı cari hesap alacağı" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 09.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 15.03.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan Asansör Bakım Sözleşmesi:"1.Binanızda bulunan 4 Adet asansörünün kontrol ve periyodik bakımı firmamız tarafından yapılacaktır. Bu bakıma makine, motor, emniyet tertibatı, kumanda tesisatı gibi, asansörün bütün kısımları dahildir. Periyodik bakım, firmanın bu konuda yetkili bakım personeli tarafından ayda bir defa yapılacaktır.2.Bakım esnasında asansörünüzün makine grubun yağ kontrolü, rayların yağlanması ve halatların temizliği frenlerin ayarlanması kapı, kilit, fiş, kontak ayarı, termik ayarları yapılıp asansörlerin düzenli şekilde çalışması sağlanacaktır ve her türlü teknik bakım yapılacaktır.3. Asansörlerin arıza halinde arızanın giderilmesi için firmamıza haber verilmesi yeterlidir. Arıza halinde bakım yükümlüğünün firmamıza ait olduğu müddetçe başkaları tarafından karıştırılmaması gerekmektedir. Aksi takdirde mesuliyet kabul edilmez. Arıza sebebi aynı gün içinde en kısa zamanda kontrol edilip giderilecektir.4.Doğal aşınmasından, asansörün fazla yüklenmesinden, yanlış kullanımdan, şebeke cereyanından rutubetten su basmasından veya buna benzer doğal afetlerden dolayı ortaya çıkabilecek arızaların giderilmesi için yapılacak hizmetin bedeli fatura karşılığında müşteriden talep edilecektir.5.Periyodik bakımı için gerekli olan YAĞ-GAZ-GRESS-ÜSTÜPÜ bina yönetimi tarafından temin edilecek olup, makine dairesinde hazır bulundurulacaktır.6.Meydana gelebilecek arızaların, parça değişmediği müddetçe ücretsiz olarak giderilmesi firmanın taahhüdündedir. Ancak herhangi bir yedek parça değiştiğinde, müşteri fatura karşılığı bedeli firmaya ilgili ay içerisinde ödeyecektir.7.Sözleşme konusu periyodik bakım sonrası bakım ücreti aylık toplam 500 TL + KDV olup sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren fatura bedeli müşteri tarafından firmaya ödenecektir.8.Bu bakım şözleşmesi 01/05/2015'den 31/05/2016 TARİHİNE KADAR GEÇERLİ OLACAKTIR." şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince nitelikli hesaplama uzmanı, makine mühendisi ve muhasebeciden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 07.09.2019 tarihli raporda:" Taraflar arasında imzalanan 01.05.2015 tarihinden itibaren geçerli olan “Asansör Bakım Sözleşmesi”nin Davalı şirketin mülkiyetinde ve yönetiminde bulunan binadaki 4 adet asansör için normal aylık periyodik bakım onarım Sözleşmesi yapıldığı, işbu Sözleşmenin Mevcut olan Asansörlerin Mevzuat ve Yönetmelikler kapsamında periyodik olarak servis bakımı yapıldığı, İşbu sözleşme ile her hangi bir imalat yapılmadığı Mevcut olan Asansörleri için SERVİS HİZMETİ OLARAK tanımlanan hizmetin verildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasınmda imzalanan Asansör Bakım Sözleşmesi'nin süresi her ne kadar 31.05.2016 tarihinde bitiş tarihli olarak imzalanmış ise de Sözleşme sonrasında periyodik bakımın aylık 500 TL + KDV olarak belirlenmiş olmakla 31.05.2016 tarihinden sonra da hizmet sözleşmesinin Ocak 2018 tarihine kadar taraflarca devam ettirildiği anlaşılmıştır.Davalı yan, karşı davasında davacının ayıplı ve eksik imalat yapıldığını iddia ederek takibe itirazda bulunduğu, eksik ve ayıplı işelerin ise dava dışı ... Ltd Şti tarafından yapıldığını ve işbu Ayıplı ve eksik işler için Dava dışı ... Ltd Şti ile yapılan Sözleşme ile KDV dahil 33.040.00 TL ödeme yapıldığı iddiasında bulunmuştur.Dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davalı adına düzenlenen 17.12.2019 tarihli 28.000.00 TL+%18 KDV = 33.040.00 TL Fatura açıklamasında da “Asansör Revizyon Bedeli" bir ödemenin davalı tarafından dava dışı şirketc taraflar arasında imzalanan 13.03.2018 tarihli Sözleşme ile Davalıya ait binadaki 3 adet hidrolik Asansörün yenilenmesi karşılığı olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirket ile Dava dışı ... Ltd Şti arasında İmzalanan ASANSÖR REVİZYON SÖZLEŞMESİ'nin hizmet Sözleşmesi olmadığı, Davalıya ait asansörlerin tamamen REVİZYONU'na yönelik 13.03.2018 tarihli Sözleşme olduğu Sözleşme ile Mevcut Asansörlerin yenilenmesi işini işbu dava dışı şirket tarafından taahhüt edildiği anlaşılmıştır.Davalı şirket ile davacı arasındaki Asansör Bakım Sözleşmesi Davalıya ait 4 adet Asansör için Aylık periyodik Servis Bakım Hizmetine ilişkin olduğu, Mevcut Asansörlerin normal bakımlarına ilişkin olduğu,Davalı şirket ile Dava dışı ... Ltd Şti arasındaki Asansörler ilişkin Ticari ilişki ise Davalı şirkete ait ASANSÖRLERİN, Mevzuat ve Yönetmelikler gereği REVİZYONU ve birçok mekanik aksamın yeniden günün ve teknolojik olarak yenilenmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla Davalı şirketin davacı ile olan Sözleşmesel ilişki ile Dava dışı şirket ile ilgili İlişkinin farklı konularda oluduğu,Sayın Mahkemenizin 05.03.2019 tarihli ara kararında davacı ile davalı arasındaki Hizmet Sözleşmesi kapsamında ayıplı ve eksik imalat yapılıp yapılmadığı hususunda keşfen inceleme yapılaması kararı verilmiş ise de: öncelikle taraflar arasındaki Hizmet sözleşmesinin periyodik asansör bakım ve hizmet sözleşmesi olduğu, her hangi bir imalata yönelik olmadından eksik ve ayıplı bir imalatın söz konusu olmadığı, diğer yandan davalının eksik ve ayıplı imalat yapıldığı yönündeki iddiası ile ilgili olarak da: davalı tarafından davacıya herhangi bir ayıp ihbarında veya eksik imalat yapıldığıda/dair de herhangi bir bildirimi bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, davalının bu yöndeki iddialarının soyut iddialarından kaynaklandığı ve bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı mütalaa edilmiştir.Davalı ile dava dışı şirket ... Ltd Şti ile ilgili olarak taraflar arasında imzlanan 13.03.2018 tarihli ASANSÖR REVİZYON SÖZLEŞMESİ, davalı ile davacı arasındaki Sözleşmeden tamamen farklı konularda olduğu ve davacı ile hizmet sözleşmesinin sonlanmasından sonrasına ait olduğu, dava dışı ... Ltd. Ştiç tarafından yapılan işlerin Davacı şirket ile yapılan sözleşme konusu dışında olan işler olduğundan, işbu dava dışı şirkete yapılan 33.040.00 TL'lık revizyon bedelinin davacı şirketin eksik ve ayıplı imalatı olarak değerlendirilemeyeceği mütala edilmiştir.Davacı tarafından ibrazı ile incelenen ve VUK md. 182 uyarınca tutulması gereken 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerin usule uygun Tasdiklerinin yaptırıldığı Davacı ticari defter ve muavin kayıtlarının birbirini doğruladığı, yasa ve mevzuata uygun olarak tutulan davacı defterleri lehe delil olarak değerlendirilebileceği mütalaa edilmiştir. 2018 yılı içinde, davacı tarafından davalıya verilen Asansör Servis Bakımı için iki adet fatura düzenlendiği ve nihayetinde 06.03.2018 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 11.647.90 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından ibrazı ile incelenen ve VUK md. 182 uyarınca tutulması gereken 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerini E.defter uygulamasına göre tuttuğu ve E.defter beratlarının usule uygun ve süresinde alındığı, 2018 Envanter defteri de usule uygun Tasdikinin yaptırıldığı Davalı ticari defter ve muavin kayıtlarının birbirini doğruladığı, yasa ve mevzuata uygun olarak tutulan davalının 2018 yılı defterleri lehe delil olarak değerlendirilebileceği mütalaa edilmistir. 2018 yılı içinde de 2 aylık Asansör Hizmeti alındığı ve 06.03.2018 TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE DAVALININ DAVACIYA 11.647.90TL BORLU OLDUĞU, Davalı ticari defter kayıtlarına göre, 06.03.2018 Takip Tarihi itibariyle Davalının davacıya 11.647.90 TL borçlu olduğu, Takip sonrasında 20.08.2018 tarihinde davcacıya yapılan 500.00 TL'lık kısmi ödeme sonrasında Davalının Davacıya 11.147.900 TL Borlu kaldığı ve işbu borcun halen davacıya ödenmediği Davalı ticari defterlerinde tespit edilmiştir..." aynı bilirkişi heyetinden alınan 06.07.2020 ve 18.02.2021 tarihli ek raporlarda da benzer şekilde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 05/11/2018 tarih 2016/991 E. 2018/5119 K. sayılı kararında ise; "...6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Somut olayda, tarafların tacir olduğu anlaşıldığına ve davalı da verilen hizmetin ayıplı olduğunu iddia ettiğine göre bu ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği dava konusu olayın sonuçlandırılması açısından önem arzetmektedir..." denilmiştir.Somut olayda, davacı taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacaklı olduğunu iddia ederek icra takibi başlatmış, davalı/karşı davacı ise takibe itirazında ve karşı davasında davacının eksik ve ayıplı iş yapması nedeniyle asansörlerin arızalandığını dava dışı ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti. tarafından arızanın giderildiğini, bu nedenle de zarara uğradığını bildirerek zararın tazminini talep etmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının HMK'nın 222. maddesi uyarınca birbiri ile uyumlu olduğu, takipteki cari hesap ilişkisine konu davacının düzenlemiş olduğu periyodik bakıma ilişkin faturaların tamamının davalının da defterinde defterlerinde kayıtlı olduğu, bu anlamda HMK'nın 222. maddesi uyarınca tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve davalı defterindeki takip konusu faturaların kayıtlı olmasının da davalının aleyhine delil teşkil ettiği, davalı/karşı davacı vekilinin sunduğu dava dışı ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait kaşe ve imza bulunan 12.10.2017 rapor tarihli asansörde yapılan işlere belge ve 17.12.2019 tarihli 28.000.00 TL+%18 KDV = 33.040.00 TL Asansör Revizyon Bedeli açıklamalı konulu faturanın de iş bu davanın tarafları arasındaki asansör bakımında farklı hususlara ilişkin olduğunun bilirkişi heyetindeki teknik bilirkişi tarafından tespit edildiği, davalı/karşı davacının dava dışı şirketle şirkete asansör revizyonu işlemini yaptırmasından sonra dahi davacı şirketin düzenlediği 03.01.2018 tarihli 33328 numaralı 590,00 TL bedelli ve 05.02.2018 tarihli 33382 numaralı 637,20 TL bedelli faturaları kendi defterlerine işlediği, davalı/karşı davacının ayıba ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca 8 günlük itiraz süresinde itiraz etmediği anlaşılmakla, davalı/karşı davacının 500,00 TL'lik ödemesinin de dava tarihinden sonra olması nedeniyle icra müdürlüğünce infazda nazara alınacak olması da birarada değerlendiğinde mahkemece asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine yönelik hüküm tesis edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakatadır.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı/karşı davacı vekillinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca asıl ve karşı dava yönünden ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı/karşı davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 maddesi uyarınca asıl ve karşı dava yönünden ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davalı/karşı davacı tarafınca asıl ve karşı dava yönünden ayrı ayrı yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı/karşı davalıdan asıl ve karşı dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken (615,40x2=) 1.230,80 TL istinaf karar harcının davalı/karşı davacı tarafından yatırılan(59,30+154,66+44,25=) 258,21 TL'den mahsubu ile bakiye 972,59 TL harcın davalı/karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı/karşı davacının üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/11/2025