11. Hukuk Dairesi 2023/5823 E. , 2024/7425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2038 Esas, 2023/1241 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/239 E., 2019/177 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf
**11. Hukuk Dairesi 2023/5823 E. , 2024/7425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2038 Esas, 2023/1241 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/239 E., 2019/177 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2001-2007 arasında "Sarıkamış'tan Kuvay-ı Milliye'ye (...)" adlı kitabı yazdığını, müvekkilinin kitabın birer örneğini okuyup eleştirilerini bildirmeleri amacıyla davalı ve diğer bazı arkadaşlarına verdiğini, ancak davalının müvekkilinin kitabını 2009 yılında "..." adıyla yayınladığını, durumu davalıya sorduğunda bazı alıntılar yaptığını ve kendi kitabını yazdığını ifade ettiğini, o zaman çok üzerinde durmadığını, ancak 2017 yılında davalının kitabını dikkatli okuduğunda bazı küçük farklılıklarla kendi romanını aynen aldığını anladığını ileri sürerek müvekkilinin yazdığı "Sarıkamış'tan Kuvay-ı Milliye'ye (...)" romanının davalı tarafından "..." adı ile bastırılmış olduğunun tespiti ile kitaptan elde edilen gelirlere karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların öğretmen okulundan arkadaş olduklarını, davacının müvekkiline Sarıkamış faciasını konu edinen bir roman üzerinde çalıştığını ancak sağlık problemleri nedeniyle bitiremeyeceğini söylediğini, çalışmalarının boşa gitmemesi için müvekkiline karışık bir takım notlar verdiğini, davacının büyük dedesinin anılarını anlatarak müvekkiline bunları kullanabileceğini söylediğini, davacının büyük dedesinin yaşadığı anılar çoğunlukta olduğu için ve onun çalışmalarının boşa gitmemesi amacıyla roman kahramanın adını davacının metinlerinden seçeceğini söylediğini, davacının dedesinin adının bir romanla ölümsüzleşeceği için çok sevindiğini, müvekkilinin davacının kendisine vermiş olduğu bilgiler, çalışmalar ve dedesinin yaşadığı anıları anlatması nedeniyle tüm iyi niyetiyle kitabının arkasında davacıdan "kırk yıllık dostumuz ..." şeklinde bahsederek yardımlarından dolayı davacıya olan minnetini gösterdiğini, kitabın 2009 yılı Nisan ayında çıktığını, davacının taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının, davalı tarafından bastırılıp yayınlanan "..." adlı romanının aslında kendi eserinden bütünüyle alıntı olduğunu, haksız ve izinsiz biçimde kopyalayarak, bastırılmış olduğunu ileri sürdüğü, "Sarıkamış'tan Kuvay-i Milliyeye" (...) kitabını, 2001 ve 2007 yılları arasında yöresinde dinlediği kaynaklardan derleme yaparak romanlaştırdığını, 2007 yılında okumaları ve eleştiri bildirmeleri için arkadaşlarına (G.İnci, H. Akbulut ve ...) verdiğini, 2009 yılında arkadaşları vasıtasıyla davalının kitabından haberdar olduğunu, rahatsızlığı nedeniyle konuyla ilgilenemediğini ancak 2017'de kitabı dikkatli okuduğunda tamamen kendi romanı olduğunu belirttiği, davacı beyanlarının dinlenen tanık beyanlarıyla doğrulandığı, gerek tanık beyanları, gerekse el yazmalarının davacının eser sahipliğini ortaya koyduğu, davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 76 ncı maddesinde öngörülen hak sahipliği fareziyesinden yararlanabilecek konumda olduğu, işin teknik yönüyle ilgili rapor alındığı, davacının çalışmasının 5846 sayılı Kanun koruması kapsamında olan edebi eser olduğu, davacıya mali ve manevi hakların yasa gereği tanındığı, uzman bilirkişice davalının, neredeyse tamamı, davacı romanını esas alarak "..." başlıklı romanı yazdığının tespit edildiği, mali ve manevi hak ihlalini oluşturan "..." adlı kitabın nüshalarının piyasada, raflarda olduğu sürece ya da temin edilmek istendiğinde yayınevlerince gönderilebildiği sürece zamanaşımının söz konusu olmayacağı, haksız eylem her gün devam ettiğinden sürenin yenilendiği, davacının okuma ve eleştiri yapmaları için el yazması örneği arz etmesinin eser üzerindeki haklarından vazgeçilmesi anlamına gelmeyeceği, davalının, romanını yazmadan evvel davacıdan 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesine uygun bir hak devri sözleşmesi temin etmediği, intihalin ise ancak dikkatli bir okumayla farkedilebilecek nitelikte olduğu, dinlenen tanık beyanlarından davacının, kendi kitabının basılmasıyla ilgili olarak açıkça izin verdiği yönünde bir kanaat edinilmediği, davalının, eseri intihal ettiğinin ispatlandığı, neredeyse davacının bütün eserini ilgilendirdiği, davalının eseri herhangi bağımsız bir karakter taşımadığından davacının 68 inci madde uyarınca 3 kat tazminatı hakettiği, ancak taleple bağlı miktara hükmedildiği, 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi uyarınca eser sahibinin, ihlal edilen hakları nedeniyle manevi tazminat almaya hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporunda, davacının “Sarıkamış’tan Kuvay-i Milliye'ye ...” isimli el yazmalarının gerek içerik gerek üslup açısından önceki eserlerden bağımsız olduğu ve yaratanın fikri emeğini taşıdığı, “...” adlı eserin baskı tarihinin “Aralık 2009” olduğu, ancak “Sarıkamış'tan Kuvay-i Milliyeye ...” adlı eserin bilirkişi tarafından incelenen nüshasının matbu olmadığı, baskı tarihinin mevcut olmadığı, “Sarıkamış'tan Kuvay-i Milliyeye ...” adlı eserde genellikle cümlelerin uzun olduğu, aynı olayların aynı akış içerisinde anlatıldığı “...” adlı eserde ise genellikle o cümlelerin birkaç parçaya ayrıldığı, “Sarıkamış'tan Kuvay-i Milliyeye ...” adlı eserde genellikle fiillerin şimdiki zamanın hikâyesi gibi birleşik zamanlı çekimi kullanılırken “...” adlı eserde genellikle basit zamanlı fiillerin tercih edildiği; “Sarıkamış'tan Kuvay-i Milliyeye ...” adlı eserdeki bazı cümlelerin veya paragraflarının yerlerinin “...” adlı eserde değiştirilmekle beraber bu durumun “...” adlı esere özgünlük kazandırmadığı, “Sarıkamış'tan Kuvay-i Milliyeye ...” adlı eserde çoğunlukla Osmanlı Türkçesine ait kelimeler tercih edilirken “...” adlı eserde günümüz Türkçesine ağırlık verildiği, kelime farklılıklarının çoğunlukla bundan kaynaklandığı; 414 sayfalık “Sarıkamış'tan Kuvay-i Milliyeye ...” adlı eserin yaklaşık 410 sayfasının aynen veya manasını değiştirmeden, her cümlede bir iki kelimenin ilavesi veya eksiltilmesi yahut kelimelerin, cümlelerin, paragrafların ya da sayfaların yerlerinin değiştirilmesi veyahut şahıs isimlerinin ve tarihlerin değiştirilmesi suretiyle “...” adlı eserin teşkil edildiği, iki eser arasındaki benzerlik/aynılık oranının %100'e yakın olduğu, akademik olarak üniversiteler arasında farklar bulunmakla beraber, genellikle %10 veya %20'lik benzerlik/aynılıkların intihal için yeterli görüldüğü, davalının eser içeriğinin davacıya ait yazmaların intihali olduğunun belirtildiği, davacı tarafından yazılan “Sarıkamış'tan Kuvay-i Milliyeye ...” adlı eserin 5846 sayılı Kanun kapsamında koruma bahşedilen eser niteliğini haiz olduğu, mali ve manevi hakların tasarruf yetkisinin davacıda bulunduğu, davalının, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki el yazmalarını, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımladığı, bu suretle davacının mali haklarından çoğaltma ve umuma iletim haklarının, manevi haklarından umuma arz ve adının belirtilmesi haklarının ihlal edildiği, davalının haksız fiil oluşturan eyleminin temadi ettiği, bu nedenle zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 5846 sayılı Kanun'a dayalı tespit, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.5846 sayılı Kanun'un 14, 15,16, 52, 66, 68, 70, 71 ve 76 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.