11. Hukuk Dairesi 2022/1437 E. , 2023/1386 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor …
**11. Hukuk Dairesi 2022/1437 E. , 2023/1386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zimmet suçundan tutuklu bulunan davalı banka çalışanlarından...nin hesap sahiplerini kandırarak boş fişler üzerine imzalarını almak suretiyle hak sahiplerini dolandırdığını, müvekkilinin hesabında da bu şekilde 21.500,00 TL çekildiğini, paranın iadesi için davalı banka aleyhine başlattıkları ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı hesapları üzerinde her hangi bir usulsüzlüğün söz konusu olmadığını, yapılan her işlemde davacının imzasının bulunduğunu, imzaların davacıdan sadır olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, ayrıca...nin usulsüz gerçekleştirdiği 220.00,00 TL'lik işlem için davacıya ödeme yapılacağının bildirildiğini, davacının bu ödemeyi kabul etmediğini, ancak icra dosyasına bu tutarın yatırıldığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin, 15.04.2014 tarih, 2005/409 E. ve 2014/117 K. sayılı kararı ile düzenlenen makbuzlarda davacının imzasının mevcut olduğu, davacı tarafça imzanın kendisine ait olduğunun kabul edildiği, dava dışı ... tarafından yalnızca 220.00,00 TL'lik işlem ile ilgili imzalı belge alınmadığı, bu miktar yönünden ...' nin yapmış olduğu usulsüz işlem nedeniyle davacının zararına sebebiyet verildiği, ...'nin davalı bankanın çalışanı olması sebebiyle davalı bankanın sorumlu olduğu, bu miktar yönünden sorumluluğunun bulunduğu, icra takibi sırasında takibe kısmı olarak itirazda bulunulduğu ancak mahkemece itirazın sehven tam itiraz olarak görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.03.2017 tarih, 2016/8640 E. ve 2017/2213 K. sayılı kararı ile "mahkemece, hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşacak şekilde karar verilmesinin isabetli olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça, davalı banka çalışanın yargılandığı ceza davasına delil olarak dayanıldığı ancak davalı banka çalışanın ceza yargılaması sürecinde davacının hesaplarından para çekerek zimmetine geçirdiği yönünde bir beyanının bulunmadığı, keza ceza mahkemesinin ilk kararında da belirtilen hususa ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, bir işlem haricinde yapılan tüm işlemlerde davacının imzası bulunduğu gibi davacının bu imzaları inkar da etmediği, davalı bankanın davacının imzası bulunmayan işleme ilişkin olarak icra takibine itirazda bulunmadığı, davacının itiraz edilen kısımlar bakımından alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece, davalı banka çalışanın yargılandığı ceza davasının bekletici mesele yapılmamasının doğru olmadığını, davalı banka çalışanının gerek idari soruşturma aşamasındaki gerekse de ceza yargılaması sürecindeki beyanlarında, müşterilere boş tediye fişlerine imza attırarak işlem yaptığını ikrar ettiğini, nitekim bu hususun ceza mahkemesi gerekçesinde de belirtildiğini, müşterilerin bankacılık işlemleri konusundaki bilgisizliğinden yararlanarak zimmetine para geçirdiğinin açık olduğunu, bankanın çalışanın eylemlerinden sorumlu olduğunu, aksi yöndeki mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabında yer alan mevduatın davalı banka çalışanı tarafından zimmete geçirilip geçirilmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 100 üncü maddesi 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.