T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1880 - 2025/2044 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1880 KARAR NO : 2025/2044 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2022 NUMARASI : 2020/... Esas, 2022/... Karar Asıl Dosya Tarafları DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. Av. DAVALI : 1-... - VEKİLİ …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1880 - 2025/2044 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1880 KARAR NO : 2025/2044 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2022 NUMARASI : 2020/... Esas, 2022/... Karar Asıl Dosya Tarafları DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. Av. DAVALI : 1-... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : ...Sigorta A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. Birleşen (İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas, 2022/... karar sayılı dosya tarafları) DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. Av. DAVALI : 1- ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025 İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin KZMMS poliçesi ile sigortacısı, davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin 04.02.2019 tarihinde çarpışması sonucu davacının yaralandığını, vücudunda oluşan çeşitli kırıklar dışında sağ gözünün görme yetisini kaybettiğini, kalıcı olarak sakat kaldığını ve iş göremez hale geldiğini bu nedenle işten çıkarıldığını, kaza ile ilgili İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/... E sayılı ceza davasının halen derdest olduğunu, ceza davasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı şirkete zararın tazmini için müracaat ettiklerini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinde de olumlu netice alınamadığını bu nedenle dava açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen 40.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...’ten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen davanın dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın davacı ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı motosiklete çarpmakla trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu hususta maddi manevi tazminat talepli açtıkları davanın İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, müvekkilinin kaza neticesinin yaralandığını, maluliyetine ilişkin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... E. sayılı dosyası kapsamında yer alan 15.02.2022 tarihli nitelikli hesap bilirkişi ek raporu ile değişen asgari ücret miktarları, maluliyet oranı ve tarafların kusur oranı dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığını 16.869,15.-TL geçici iş göremezlik zararı, 530.525,62 TL sürekli iş göremezlik zararı olarak toplamı olarak 547.394,77.-TL maddi zararın tespit edildiğini, bu doğrultuda 100.-TL talebinin 547.294,77.-TL arttırarak 547.394,77.-TL'na ıslah ettiklerini, henüz karara çıkmamış bulunan dosyada fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak ıslah haklarını tükettiklerini, ancak 1 Temmuz 2022–31 Aralık 2022 tarihleri arasında geçerli asgari ücret tutarına ilişkin Asgari Ücret Tespit Komisyonu Kararı 01 Temmuz 2022 tarih 31883 sayılı Resmî Gazete’de yayınlandığını, karar doğrultusunda, 01 Temmuz 2022 tarihinden geçerli olmak üzere 2022 yılı asgari ücretin aylık 6.471,00 TL (5.500,35 TL net) olarak uygulanacağı belirlenmiş ve bu yöndeki talepleri değerlendirilerek düzenlenen ek raporun dosyaya alındığını, 01.08.2022 tarihli bilirkişi raporu ile yenilenen asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile maddi zararın 16.869,15.-TL geçici iş göremezlik zararı, 679.409,46.-TL sürekli iş göremezlik zararı olarak toplam 696.278,61.-TL tespit edildiğini beyan ederek (696.278,61.-TL - 547.394,77.-TL)148.883,84.-TL asgari ücret değişikliğinden kaynaklanan alacak farkının davalılardan tahsiline, dosyanın İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 21.02.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 547.394,77 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Asıl dosyada davalı sigorta şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, davacının tamamen kusurlu olduğunu, tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine, davacının maluliyet oranının tespiti için de Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini, davacının kaza sırasında motosiklet kullanırken koruyucu tertibat takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, tazminatın uzman bir aktüer tarafından hesaplanması gerektiğini savunarak neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin meydana gelen kazada kusurlu olmadığını davacının kusurlu olduğunu, davacının iddia edilen yaralanmalara, geçici-daimi iş gücü kaybına maruz kalmadığını, davacının Arsuz İlçesinde faaliyet gösteren ... adlı işletmede çalıştığını, kollukça düzenlenen ekonomik-sosyal durum raporunu kabul etmediklerini, davacının talep ettiği manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş derecede yüksek olduğunu, davacının davasının ve bu davadaki bütün taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvurusu olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu kaza hakkında İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yürütmekte olduğu kovuşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin trafik sigortasindan kaynakli sorumluluğu poliçe limitleri ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu, müvekkilinin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranının, maluliyet oranının ve aktüer hesabının tespiti gerektiğini beyan ederek haksız ve mesnetsiz iddialardan ibaret davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Halk Sigortasından ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılaması yapılan 2019/... esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dosyasında mevcut 2. ek rapora dayanarak dava açtığını, samut olayda kısmı dava açılamayacağını, davanın reddi gerektiğini, müvekkili yönünden istenen faiz oranının hukuka aykırı olup avans faizi talep edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın birleşen 2022/... Esas sayılı dosyası ile birlikte ve ıslah talebi doğrultusunda kabulü ile, 16.869,15 TL geçici iş göremezlik, 530.525,62 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalı ... yönünden olay tarihi olan 04/02/2019, Halk sigorta yönünden ise birleşen dosya tarihinden itibaren ve davalı Halk sigorta poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sorumlu olmak üzere asıl dosyada ve ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği sadece birleşen dosyada faiz talep edilmiş olduğundan 148.883,84 TL'ye işleyecek yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ayrıca 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan Sigorta hariç diğer davalı ...'ten olay tarihi olan 04/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği 03.02.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve hesap bilirkişi raporlarının Yargıtay tarafından benimsenen esaslara ve yasaya aykırı olarak düzenlenmiş olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi itibarıyla geçerli olan genel şartlar gereğince sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığından, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulmasının yasal olmadığını, maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken belirtilen husus incelenmeden karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, davacının koruyucu ekipman takmaksızın motosikletini sevk ve idare ettiğinden zararın oluşmaması için gereken önlemleri almayarak zararlı sonucun oluşmasına destek olduğunu, bu durumun davacı açısından zararı artırıcı eylem niteliğinde kabul edilmesi ve (hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren indirim yapılmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep yine ... Sigorta A.Ş.'nin başka bir vekili tarafından sunulan 21.02.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde ise özetle; asıl dosyadan tesis edilen hüküm neticesinde müvekkili şirketin poliçe teminat limitlerinin tüketildiğini, hal böyle iken kararın gerekçesinde açıklandığı gibi, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken aksi yönde hüküm tesis edildiğini, ana dosyada talepler ıslah edilirken müvekkil şirketin poliçe teminat limitlerinin tüketildiğinin bilinmesine rağmen birleşen davanın, davalı sürücü ile birlikte kötü niyetli şekilde müvekkili şirkete de husumet yöneltilerek ikame edilmiş olduğunu, birleşen davanın müvekkili şirket aleyhine ikame edilmesinde herhangi bir haklı neden bulunmadığının açık olduğunu, bu nedenle, birleşen davada, davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerekmekle birlikte tarafları lehine vekalet ücretine de hükmedilmesinin gerektiğini, dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddinin gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, SGK'nın sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aktüer raporunun hatalı olduğunu beyan Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerekmekte olduğunu, ATK kusur raporu ile maluliyet raporlarının ve bunlara bağlı olarak aktüerya bilirkişisi raporunun hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından keşif icra edilmemiş, tanıklarının dinlenilmemiş olduğunu, salt derdest ceza dosyası incelenerek rapor oluşturulduğunu ancak esas alınan ceza dosyasındaki raporun ise itiraza uğramış olduğunu, davalı yararına usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmiş olduğunu, davacının ıslah dilekçesinin usulüne uygun olmadığı gibi, süresinde de olmadığını, harcının da eksik ödenmiş olduğunu, dava dilekçesinde davanın kısmi dava olarak açıldığının belirtildiğini, dolayısıyla, bu şekilde açılan davanın dava şartlarının düzenlendiği HMK m. 114/1-h uyarınca usulden reddedilmesinin gerektiğini, mahkemece verilen 08.02.2022 tarihli kesin süreye ilişkin verilen ara karardan rücu edilmesine ilişkin ara kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ayrıca manevi tazminata ilişkin istinaf talepleri saklı kalmak kaydıyla davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş olup, mahkemece talep aşılmak suretiyle kabul edilen manevi tazminata kaza tarihi olan 04.02.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, ATK raporunda müterafik kusur değerlendirilmesinin yerel mahkemeye bırakılmış olduğunu mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın açmış olduğu birleşen davada zorunlu arabuluculuğa başvurmamış olduğunu, davacının birleşen dava dosyasında geçici iş göremezlik zararı talebinin de reddinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir. Davalı ... vekilinin İskenderin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/... esas sayıl dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 6100 sayıl HMK'nın "Bekletici Sorun" başlıklı 165. maddesinin "(1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. (2) Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir." hükmü ve yine 6098 sayIlı " Ceza Hukuku İle İlişkisinde" başlıklı TBK 74. maddesindeki " (1)Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. (2)Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, somut uyuşmazlıkta Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/768 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını gerektirecek nitelikte (maddi olgunun tespiti yönünden) ilişkinin mevcut olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalılar vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna ile oranına ve keşif yapılmamasına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Somut olayda, davalı sürücü ..., 04.02.2019 günü saat 15:40 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Madenli istikametinden Üçgüllük istikametine çift yönlü yolu takiben seyir halindeyken, olay mahalli kavşağa şerit ihlali yaparak yaklaştığı esnada seyrine göre sol tarafındaki parke yoldan gelip Madenli istikametine dönüş yapan davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu yaralanmalı kaza meydana gelmiştir. Dosya kapsamındaki ifadeler, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Bilirkişi Raporları, kazada tespit edilen diğer tüm veriler incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında kazanın mevcut verilere göre keşif yapılmasına ihtiyaç bulunmayarak, davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, meskun mahaldeki çift yönlü yolu takiben seyir halindeyken, olay mahalli kavşağa kurallara aykırı olarak şerit ihlali yaparak yaklaştığı esnada seyrine göre sol tarafındaki yoldan kavşağa girip kendi şeridinde sağa dönüş yapan davacı sürücünün kullandığı motosiklet ile önlemsizce çarpışmasıyla meydana gelen kazada %80 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahaldeki yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli kavşakta, istikametine hitap eden trafik levhasına ve yaklaşan araçlara dikkat ederek, kontrollü bir şekilde sağa, Madenli istikametine dönüşünü yapmaya özen göstermediğinden Madenli istikametinden gelen davalı sürücünün kullandığı kamyonet ile çarpışmasıyla meydana gelen kazada %20 oranında kusurlu kusurlu olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalılar vekillerinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Mahkemesinde hükme esas alınan 30.04.2021 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 04.02.2019 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %33 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalılar vekilinin maluliyet raporuna ilişkin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalılar vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/... Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/... Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/... Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ ... karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/... karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) İlk derece mahkemesi tarafından tarafından esas dosya yönünden hükme esas alınan 15.02.2022 tarihli hesap bilirkişi raporu ve birleşen dosya yönünden ilk derece mahkemesi tarafından tarafında hükme esas alınan 01.08.2022 tarihli hesap bilirkişi raporları incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin….” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde, karar tarihine en yakın asgari ücret verilere kullanılmak sureti ile TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması ve içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinalar haklı görülmemiştir. Davalılar vekillerinin geçici işgöremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatının karar altına alınması gerektiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin poliçe limitinin aşıldığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. KTK'nun 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.1. maddesi uyarınca, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, "zorunlu sigorta limitlerine kadar" temin eder, hükmü mevcuttur. Somut olayda, kazanan 04.02.2019 tarihinde meydana geldiği, bu tarih itibariye ZMMS poliçe limitinin yaralanmalarda kişi başı 360.000,00 TL sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Bu miktarı aşan kısım yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacının ıslah dilekçesi ve yine birleşen dosyadaki talep dikkate alındığında, poliçe limiti aşan kısım yönünden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı görülmekle, davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulumuştur. Davalı ... vekilinin hükmedilen birleşen dosya yönünden zorunlu arabuluculuğu başvurulmamış olması yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Birleşen dosya yönünden Davalı ... ile davacı arasında zorunlu arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda 04.02.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda %33 oranında kalıcı maluliyet oluşacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Asıl dosya yönünden davanın kısmen KABULÜ ile; -16.869,15 TL geçici iş göremezlik tazminatın (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 360.000,00 TL ile tedavi gideri teminatı ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere) davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, -530.525,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatın (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 360.000,00 TL işgöremizlik teminatı ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere) davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, -40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Birleşen davanın kısmen KABULÜ ile; -148.883,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davanın ... Sigorta A.Ş. yönünden REDDİNE, Harç yönünden: 4-a-)Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 37.392,53 TL karar harcından, asıl dosyaya peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 2.006,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.386,27 TL karar harcının (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 25.743,93 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 28.12.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, 4-a-)Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca davalı ...'ten alınması gereken 10.170,25 TL karar harcının birleşen dosyaya yatırılan 2.542,57 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 7.627,68 TL harcın davalı ...'ten tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 28.12.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, c-)Harcın tahsil edilmiş olması halinde ise dairemizce kurulan hükümde davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden harç tahsiline karar verilmediğinden bu davalıdan tahsil edilen harç olması durumunda karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'ye iadesi ile iade edilen kısmın davalı ...'den tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-a-)Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 1....,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 28.12.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktar değişmediğinden işlem yapılmasına yer olmadığına, Yargılama giderleri yönünden: 5-Asıl dosya yönünden; davacı tarafından yapılan asıl dosya için yapılan toplamda 2.060,66 TL harç giderinin (Davacı tarafından yatırılan harcın dairemiz kararının harç hükmünde davalı ...'den tahsil edilecek harçtan mahsup edilmesinden dolayı davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 54,40 TL başvurma harcı ile sınırlı olarak) davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Birleşen dosya yönünden; davacı tarafından yapılan asıl birleşen için yapılan toplamda 2.623,27 TL harç giderinin davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Asıl ve birleşen dosyada davacı tarafça yapılan müzekkere, tebligat, adli tıp fatura bedeli, bilirkişi ücreti ve posta masrafı olan 2.845,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 1.959,01 TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya ödenmesine, 8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, Vekalet ücreti yönünden: 9-Asıl davada maddi tazminat talebi yönünden; -Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kabul edilen kısmı yönünden hesaplanan 86.109,22 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 57.600,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine, 10-Asıl davada manevi tazminat talebi yönünden; -Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kabul edilen kısmı yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Birleşen dava yönünden; -Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kabul edilen kısmı yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, -Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, İstinaf giderleri açısından; 12-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 13-Davalı ...'in adli yardım talebi dairemizce kabul edilmiş ve istinaf harçları bu davalı tarafından yatırılmamış olup; Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'ten alınması gereken 50.295,19 TL istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplamda 51.978,29 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 14-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 15-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 179,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 16-Davacının yatırdığı avanstan sarf edilen karar sonrası tebligat gönderim ücreti toplamı 60,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 17-Davalı ...'in yatırdığı 60,00 TL avansın sarf edilmemiş olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 18-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy çokluğu ile karar verildi. 02.10.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır MUHALEFET ŞERHİ Bilindiği üzere, kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu, yargısal kesin süreyle sadece tarafların değil, hakimin de bağlı olduğu, dolayısıyla hakimin bu tür bir ara kararından dönmesinin hukuken geçersiz bulunduğudur. Kısaca ister kanun ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Nitekim, HMK'nın 94/3. maddesinde "Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." denilmiştir. Yukarıda açıklanan bu öneminden dolayı, kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun açıkça belirtilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No : 2015/... ve Karar No : 2017/... İlamı) Yine HMK'nın "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281/1 maddesinde "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./24. md)" Buna göre, davacının iş bu davaya konu trafik kazası nedeni ile %33 oranında maluliyetinin olduğu anlaşıldığına göre bu oran esas alınmak sureti ile davacının maddi zararının belirlenmesi gerekmektedir. Ne var ki, davacı tarafından 2021 yılında alınan hesap bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğundan davalılar yönünden artık 2021 yılı asgari ücret verilerinin kesinleştiği, dolayısı ile davacının zararının 2021 yılı asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile belirlenmesi gerekmektedir. Buna rağmen mahkemesince davacının zararının 2022 yılı temmuz ayı asgari ücret verilerine göre hesaplanması doğru olmamıştır. (Benzer yönde Yargıtay 4. HD. 2022/... karar sayılı ilamı) Bu nedenle alınan hesap uzmanı bilirkişi raporundaki 2021 yılı asgari ücret miktarlar dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşüne katılmayarak muhalefet ediyorum. Muhalif Üye İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır