İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026 Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, akaryakıt dağıtım şirketi olan müvekkili ile dava dışı bayi arasındaki 03/05/1996 tarihli sözleşme gereğince davalıların maliki bulunduğu ve üzerinde akaryakıt istasyonu bulunan taşınmazda 25/02/2019 tarihine kadar intifa hakkının tescil edildiğini, b…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1917 KARAR NO:2026/203 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/05/2022 NUMARASI:2014/600 Esas - 2022/612 Karar DAVA:Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/04/2012 İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026 Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, akaryakıt dağıtım şirketi olan müvekkili ile dava dışı bayi arasındaki 03/05/1996 tarihli sözleşme gereğince davalıların maliki bulunduğu ve üzerinde akaryakıt istasyonu bulunan taşınmazda 25/02/2019 tarihine kadar intifa hakkının tescil edildiğini, buna güvenen müvekkilinin taşınmazda kalıcı yatırımlar yaptığını, Rekabet Kurumu'nun düzenlemeleri gereğince 18/09/2010 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, bu sebeple davalıların 18/09/2010 tarihi sonrasında taşınmazdaki yatırımlardan dolayı sebepsiz zenginleştiğini, davalıların aldıklarını geri vermekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, 18/09/2010-25/02/2019 tarihleri arası için 147.775-TL'nin 12/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili, Rekabet Kurulu'nun muafiyete ilişkin kararları doğrultusunda müvekkillerinin taraf olmadığı sözleşmenin ve taşınmazdaki intifa hakkının sona erdiğini ve teknik malzemelerin iade edildiğini, yerinden sökülemeyen parçalar için ise davacıya bedellerin ödendiğini, mutabakat dekontlarının mevcut olduğunu ve müvekkillerinin malvarlığından zenginleşme olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, bilirkişi raporlarında davacının talep edebileceği malzemelerin bedellerinin davalıların taşınmazdaki hisseleri oranından belirlendiği ve sebepsiz zenginleşme tarihi olan 18/09/2010 tarihinden faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 3.387,73-TL'nin 18/09/2010 itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'dan; 3.387,73-TL'nin 18/09/2010 itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'dan; 1.879,50-TL'nin 18/09/2010 itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalı .... AŞ'den ve 4.259,04-TL'nin 18/09/2010 itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, dava konusu taşınmaza kalıcı teknik yatırımlar yapıldığını, bunların iade edilmedi gibi bedellerinin de ödenmediğinden davalıların müvekkili şirket aleyhine sebepsiz zenginleştiklerini, sebepsiz zenginleşmenin vuku bulduğu 18/09/2010-25/02/2019 tarihleri arasındaki dönem için kalıcı teknik yatırımlar olarak ödenen bedelin 12/03/2009 tarihine kadar güncellenmiş değeri 147.775-TL’nin, 12/03/2009 tarihinden itibaren faiziyle tahsilinin gerektiğini; 4054 sayılı Kanunun 56. maddesinin "Bu kanunun 4 üncü maddesine aykırı olan her türlü anlaşma ile teşebbüs birlikleri kararı geçersizdir. Bu anlaşmalardan ve kararlardan doğan edimlerin ifası istenemez. Daha önce yerine getirilmiş edimlerin geçersizliği nedeniyle geri istenmesi halinde tarafların iade borcu Borçlar Kanununun 63 ve 64 üncü maddelerine tabidir. Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü bu kanundan doğan ihtilaflara uygulanmaz." hükmünü içerdiğini; dava kalemleri arasındaki tonoz yapımı kaleminin son hazırlanan bilirkişi ek raporunda da eklenmediğini, davalıların sunduğu teslim tutanağında açıkça tonozun kaldığının belirtildiğini, ama bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmediğini; ikinci el değere hükmedilmesinin hatalı olduğunu; davalı şirket kayıtlarının usulüne uygun olmadığı tespit edilmesine rağmen müvekkilinin defterinde kayıtlı 147.775-TL alacağın kabul edilmediğini; davalının sunduğu ve dava dışı müvekkilinin bayisi şirkete ilişkin taşınmazdaki malzemelerin satımına konu faturanın dikkate alınamayacağını, zira o şirketle davalı şirketin aynı şirketler olmadığını; denkleştirici adalet ilkesine göre kalıcı yatırımların ödeme günündeki değerleri ile güncellenmiş değeri hesaplanarak karar verilmesi gerektiğini; sebepsiz zenginleşme tarihi 12/03/2009 olmasına karşın 18/09/2010 olarak yanlış belirlendiğini ve kabul anlamına gelmemek üzere 147.775-TL kabul edilmezse ikame değerin verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalılar vekili, raporda belirtilen malzemeler kalıcı olup, sökülmesi ve 2. el olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ancak hurda olarak belki bir değeri olacağını, bundan dolayı bilirkişilerin keşif mahallinde tespit edilen malzemelerin 2. el değerinin belirlemesinde yasal ve ekonomik bir dayanak bulunmadığını, davacının müvekkilleri ile sözleşmeyi sona erdirdiğini, mutabakat tutanağı düzenlediğini ve defter kayıtlarında "0" cari olarak belgelendiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE:Dava, davacı ile dava dışı bayisi arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesine istinaden akaryakıt istasyonunun üzerinde bulunduğu davalıların maliki olduğu taşınmazdaki intifa hakkının Rekabet Kurulu düzenlemeleri sebebiyle erken sona erdiğinden bahisle, taşınmaz üzerinde kalmış malzemelerden dolayı davalıların sebepsiz zenginleştikleri iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Yargılama aşamasında 5 farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, hükme 07/02/2020 tarihli keşfe istinaden son heyetten alınmış 15/04/2020 kök ve kök raporda değişiklik yapılmamış 3 ek rapora göre karar verilmiştir. Yeterli incelemeyi haiz söz konusu kök raporda, 21/02/2011 tarihli tutanakla davacı adına dava dışı... Ltd. Şti.'ye dava konusu 1 adet 20 ton kapasiteli lift, 1 adet merkezi yağlama sistemi ve 1 adet yüzey liftinin teslim edildiği, 13/04/2011 tarihli ve ... nolu faturada belirtilen dava konusu malzemelerden kanopi alın kaplaması, kanopi aydınlatma armatürü, kanopi çelik konstrüksiyon (tonoz) ve kanopi bina arası tonoz'un davacı tarafından dava dışı ... Ltd. Şti.'ye satıldığı, keşif sırasında ... tarafından 2 adet liftin kullanılmadığının ve davacıya söylenmesine rağmen geri alınmadığını söylediği, fakat liftlerin kullanıldığının ve iade hususunda davacıya bir bildirimin bulunmadığı; yağlama sisteminin 21/02/2011 tarihi tutanakla davacı adına ... Ltd. Şti.'ye iade edilmiş olduğu; keşifte halen taşınmazda bulunan 6 kalem malzemenin ikinci el değerinin toplam 12.914-TL olduğu, ikame değerinin 10.440,50-TL ve fatura-satın alma değerinin ise 6.034,95-TL olduğu görüşü ifade edilmiştir.Somut olayda, davacı ile dava dışı... Ltd. Şti. arasında, davalıların çeşitli hisselerle malik oldukları taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu için 03/05/1996 ve 1999 tarihlerinde sözleşmeler imzalandığı, bu kapsamda taşınmaz üzerinde davacı lehine 25/02/2019 tarihine kadar intifa hakkının tapuya tescil edildiği, Rekabet Kurulu'nun kararlarına göre intifa hakkının 18/09/2010 tarihinde sona erdiği tarafların kabulündedir. Davacı 18/09/2010-25/02/2019 tarihleri arasındaki dönem bakımından yaptığı kalıcı yatırımlar için ödenen bedelin 12/03/2009 tarihine kadar güncellenmiş değeri 147.775-TLnin 12/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalılardan taşınmazdaki hisseleri oranında tahsilini talep etmiştir. İntifa hakkının 25/02/2019 tarihinden önce sona ermesi hususu, her iki tarafa da bağlı olmayan bağlayıcı bir idari tasarrufa istinaden gerçekleştiğinden, mevcut durum itibariyle malik davalıların iyiniyetli olarak sebepsiz zenginleştiği kabul edilerek davalıların elinde kalan değerin-paranın iadesi ile sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu nedenle güncellenmiş bedele hükmedilemeyecektir.Yargılama aşamasında yukarıda da zikredilmiş hükme esas bilirkişi raporunda, icra edilen keşifle davalıların taşınmazı üzerinde bayilik sözleşmesi kapsamında bırakılmış yatırımların ikinci el değerlerinin tespit edildiği ve bunların taşınmazdaki akaryakıt İstasyonunda kullanıldığı saptanmıştır.Davacının dosyaya sunduğu Yargıtay 19. HD'nin 2013/5322 E., 2014/2705 K. sayılı ve 11/02/2014 tarihli ilamında belirtildiği şekilde, gerekli tespitler eldeki davada da yapılmıştır. Buna göre 1996, 2003 ve 2004 tarihlerinde taşınmazda kullanılmaya başlandığı belirlenen fatura değeri 6.034,95-TL olan malların, mevcut değerlerinin davalıların taşınmazdaki hisseleri oranında ve intifa hakkının son bulduğu tarihten itibaren ticari temerrüt faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacının talep ettiği 147.775-TL bedeli dosyada mevcut 5 farklı bilirkişi heyetinden alınmış toplam 12 raporda da, neye göre hesaplandığı tespit edilemediğinden davacının talep miktarını ispat edemediği kabul edilmiştir. Bir kısım malların davacı tarafından taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonunu işleten dava dışı şirkete satıldığı dikkate alındığında, davacının o mallarla ilgili bir talep imkanı bulunmamaktadır. Bu kapsamda hükme esas alınmış bilirkişi heyetinin davacı vekilinin itirazlarını karşılayan ek raporlarında da belirtildiği üzere, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği tonoz, 13/04/2011 tarihli fatura ile dava dışı ... Şti.'ye satılmıştır. Yine somut uyuşmazlık bir cari hesap alacağından kaynaklanmadığından ve davalılarda kalan mallar üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğinden, ticari defterlere göre karar verilmesi imkanı yoktur. Ayrıca davalılar da, kendilerini borçsuz kılacak bir mutabakat dosyaya sunmamışladır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 882,15-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 172,41-TL harcın mahsubu ile kalan 709,74-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026