TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2025 NUMARASI : 2025/758 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair verilen ara karana karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1438 Esas 2025/1270 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1438 KARAR NO : 2025/1270 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2025 NUMARASI : 2025/758 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair verilen ara karana karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili 15/09/2025 tarihli talep dilekçesi ile; davalı şirketin uhdesinde, ... parsel 9 numaralı bağımsız bölüm bulunduğunu, bu taşınmazın ...'ın şirketi tarafından davalı şirkete satıldığını, Leasing sözleşmesiyle tapuyu ... Petrol Ltd. Şti.'ye aldırıp, parayı kendi şirketine geçirip, sonra tapuyu satıp ikinci defa kendisine para alarak, şirketi zarara uğratmaya çalıştığını, daha önce bunu, çocukları ... ve ...'a verdiği vekaletnameyle yaptığını, şimdi ise kayyum olarak görevlendirilmiş olan ...'ın, bu tapuyu tekrar satma riski bulunduğunu, bu nedenle ... parsel 9 numaralı bağımsız bölümün üçüncü kişilere devir ve temliğinin engellenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, şirkete kayyum olarak atanan ... ile ...'ın, aleyhine, davacıyı da kapsayacak şekilde Eskişehir 1. Aile Mahkemesi'nin 2025/3388 D.iş sayılı dosyasıyla uzaklaştırma kararı verildiğini, ancak bu kişilerin yine de 14/09/2025 tarihinde, davacının babasına mesaj atarak bu kararı ihlal ettiğini, davacının eşini defalarca tehdit ettiği, kayyum olarak görevlendirilen kişilerin kendi aralarında bile devam eden savcılık soruşturmaları ve hukuk davaları bulunduğu dikkate alınarak, bu kişilerin kayyumluğunun kaldırılmasıyla, tarafsız kayyum atanmasını talep ettiğini, özellikle ...'un kayyım olarak atanmamasını talep ettiğini, 04/09/2025 tarihli genel kurula, hisselerini devrederek ortaklıktan çıkmasına, pay defterinden ortaklığının silinmiş olmasına rağmen, ... ve ...'ı toplantıya kabul eden ... hakkında, ayrıca, suç duyurusunda bulunacağını, ... ve ..., Eskişehir'de çok fazla avukat ve mali müşavir ile tanıştığı, çalıştığı, aynı zamanda üniversitedeki akademisyenlerde ahbaplıkları olduğu dikkate alınarak, bu kurumlardan atanacak bir kayyumu da etkileri altına alarak gölgeden yönetme ihtimalleri olduğu için, tercihen başka şehirde görev yapan Yeminli Mali Müşavir, Avukat ve akademisyenlerden oluşturulacak heyet veya seçilecek bir kişinin kayyum görevlendirilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 15/09/2025 tarihli tensip ara kararı ile; davacı ... Petrol Ltd. Şti.ndeki müdür görevinin yerine getirilmesi hususunda ki uyuşmazlıklar ve davalı ...'ın şirket taşınmazlarını devrederek şirket faaliyetlerini sona erdirecek şekilde şirket amaçlarına aykırı işlemler gerçekleştirdiği gözetildiğinde davalı ...'ın ihtilaflı bulunan müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, davacı ... Petrol Ürünleri Otomotiv İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne davacılar ..., ... ve ...'ın müştereken atacakları imza ile şirketi yönetim ve temsil kayyumu olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmış olmakla davacı vekilinin davalı şirkete atanan kayyumların yetkilerinin kaldırılarak yeni bir kayyum heyeti atanmasına yönelik talebinin iş bu tensip tutanağının tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 15/09/2025 tarihli tensip zaptı ile verilen ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'ın tam 17 sene boyunca şirketin yönetimini fiili olarak elinde bulundurduğunu, bu süre içerisinde hiçbir yatırım yapmadığı gibi, kar payı da dağıtmadığını, yaptığı araştırmalarda bu süre içerisinde 22.000.000,00 USD - 214 kilo altın değerinde kazanç elde ettiğini, şirket müdürlüğünü ... ve ...'a teslim ederken kasayı boş teslim ettiğini, ayrıca şirket yönetimini devretmeden önce son olarak şirketin güncel değeri 25.000.000,00 TL olan yönetim ofisini, kendisine 15.000,00 TL karşılığında 10 yıllığına, yıllık %10 artışla kiralayarak şirketin malına çöktüğünü, bu kişinin şirkete kayyum olarak görevlendirilmesine karar verilmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, açtıkları fesih davasının karara çıkıp kesinleşene kadar, hiçbir alacaklarını alamayacak hale getirecek olan bu kişinin kayyumluk görevinin sonlandırılması gerektiğini, diğer kayyum ...'ın ise, eşi ...'la beraber hisselerini, dava dilekçesi ekinde bulunan 23/05/2025 tarihli protokol ve hisse devir sözleşmesiyle davacı ...'a devrettiğini, zaten şirketteki tüm hisselerinden vazgeçen, bunun karşılığında devrettiği hisselerin 20 katı değerdeki şirketlerin hisselerini devralan ve bu şirket yönünden kaybedecek bir şeyi kalmayan ...'ın kayyum olmaması gerektiğini, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/42160 soruşturma sayılı dosyasıyla ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla soruşturma devam ettiğini, ayrıca şirketin ... ve ... tarafından müşterek imza yetkisiyle müdürlük görevinin devam ettiği 27/05/2025 tarihinde, şirket hisselerini davacıya devretmesinden sadece dört gün sonra, ... Bankasından kredi sözleşmesini tek imza ile imzalayarak, 12.500.000,00 TL kredi çektiğini, bu paranın tamamını kendi uhdesine geçirdiğini, bu konuda da ... hakkında 2025/42160 Soruşturma sayılı dosyada soruşturma devam ettiğini, şirket adına tek imza ile kredi sözleşmesi imzalayıp, şirketten ekstra 12.500.000,00 TL kredi çekerek para çalan ...'ın, bu şirketin sözde menfaatlerini koruyacağını umarak kayyum olarak görevlendirmenin son derece yanlış olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davacı vekilinin 15/09/2025 tarihli dilekçesi ile davalı şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanması talep edilmiş, mahkemece 15/09/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, eldeki davanın niteliği ve mahkeme gerekçesi gözetildiğinde davacı vekilinin davalı şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin 15/09/2025 tarihli ara karara karşı istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07/11/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi