T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/248 - 2026/425 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/248 KARAR NO : 2026/425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2023 NUMARASI : 2022/733 E. - 2023/1289 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEM…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/248 - 2026/425 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/248 KARAR NO : 2026/425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2023 NUMARASI : 2022/733 E. - 2023/1289 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnce verilen 12/12/2023 tarih ve 2022/733 E. - 2023/1289 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket bünyesinde 29/1/2019 tarihinde çalışmaya başlayan ve 20/10/2021 tarihinde istifa ederek iş akdini sonae erdirdiren davalılardan ...'ın, işinin mahiyeti gereği muhatap olduğu ve uzun yıllardan beri müvekkili ile iş yapan müşteriler ile iletişime girerek edindiği ticari sır ve bilgileri de kullanmak suretiyle bir kısım firmanın yeni çalıştığı şirket ile sözleşme imzalamasını sağlayarak müvekkilinin pazar payının azalmasına neden olacak eylemlerde bulunduğunu, müvekkilinin uzun yıllardan beri iş yaptığı 20 müşterisini bir anda kaybetmesinin hayatın olağan akışına uygun olmayıp davalıların faaliyetinden kaynaklandığını, psikolojik sorunları bulunduğu iddiası ile müvekkili ile olan iş akdini fesheden ve kısa bir süre sonra yeni bir şirkette çalışmaya başlayan davalıların müvekkilin faaliyetleri veya ticari işleri hakkında yanlış, yanıltıcı, incitici ve kötüleyici beyanlarda bulunduklarını, bu eylemlerinin de haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, menine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı tarafından ibraz edilen belirsiz süreli iş sözleşmelerinin altında bulunan imzaların müvekkillerine ait olmadığını, davacının bu davayı açmadan önce benzer iddialarla müvekkilleri hakkında yapmış olduğu suç duyurusunun Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/4268 sayılı soruşturmasına konu olup müvekkilleri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı ile iş yapmakta olan bir kısım şirketin ticaret hayatının olağan akışı içerisinde ve sözleşme serbestisi kapsamında davacı ile olan iş ilişkisine son vermesinin kendi tasarrufları olduğunu, bir an için müvekkillerinin iş ve eylemleri ile sonucu davacı ile çalışmaya son verdikleri kabul edilse dahi, davacı ile bu şirketler arasındaki sözleşmelerde cezai şartın söz konusu olup davacının bu cezai şartı talep edebileceğini, davacı ile olan iş akdini usulüne uygun olarak sona erdiren müvekkilleri ile davacı arasında rekabet yasağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, müvekkillerinin davacı şirketin faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülediğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, eski çalışanların olan davalıların işten ayrıldıktan sonra müşteri portföyünün bir kısmını yeni çalışmaya başladıkları rakip şirkete taşıyarak haksız rekabete neden olduklarını ileri süren davacının, bu iddiasını zamansal olarak davalıların ayrılma tarihinden sonrasına denk gelmesine ve giden müşterilerin davalıların çalıştıkları şirkete gitmelerine dayandırdığı, ancak davalıların davacının iddia ettiği gibi müşteri transferi ve davacıyı kötüleyici beyanlarda bulunduklarına ilişkin eylemlerini somut olarak ortaya koyamadığı, bu eylemlerin davalılar tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin dosya içeriğinde somut, objektif herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, esas olanın anayasal çalışma özgürlüğü olduğu, kişinin bir şirketten başka bir şirkete iş değiştirmesinin haksız rekabet olmadığı, üretim sırları, müşteri çevresi özellikle davacının işleri hakkında bilgiye diğer şirketlerin de sahip olabileceği, dolayısıyla somut olayda, haksız rekabet teşkil eden fiillerin ve haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karı - koca olarak müvekkil şirkette 29/01/2019 ile 20/10/2021 yılları arasında çalışan davalıların psikolojik sorunlarını ileri sürerek aynı anda istifa edip iş akitlerini sonlandırdıklarını, çalıştığı dönem içinde davalı ...'ın işin mahiyeti kapsamında müvekkilinin iş yaptığı şirketlerde iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığını, bu münasebetler sonucu bu şirketlerle ikili ilişkiler kurduğunu, işten ayrıldıktan sonrada çalışırken geliştirdiği bu ilişkileri ve müvekkiline ait ticari sır ve bilgileri de kullanarak bu şirketlerin yeni çalıştığı şirket ile çalışmasını temin ettiğini, bu eylemler sonucu müvekkilinin müşteri ve pazar payının azaldığını, davalı ...'ın müvekkili ile olan iş akdini sonlandırıp yeni şirkette işe başlamasından kısa bir süre sonra müvekkili ile iş yapan şirketlerin davalının işe başladığı şirket ile çalışmaya başlamasının tesadüf olamayacağını, davalıların müvekkili ile birebir aynı faaliyet alanında hizmet sunan ve daha önce müvekkili şirkette genel müdürlük yapan bir kişinin yanında çalışmasının rekabet hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkili nezdinde çalışırken tüm firmalar ile sahada birebir çalışan, fiyat bilgisini bilen ve teklif eden kişi olan davalı ...'ın müvekkili aleyhine hareketlerde bulunduğu hususunun kesin olduğunu, dinlenen tanık beyanlarında müvekkili ile iş ilişkisini sona erdiren şirketlerin davalı ...' ile çalışmaya devam etmek istediklerine dair beyanda bulunduklarının sabit olduğunu, gerçekleşen olayların neticesinde kendisine pazar payı ve etik rekabet alanı bırakılmaması nedeni ile şirketini kapatarak başka bir ile taşımak zorunda kaldığını, dinlenen tanık ...'ın davalılar ile çalışmak istemesi nedeniyle müvekkiline yeni ücret belirlemek istemediğini açıkça bildirdiğini, rakip şirketlerin aktif ve pasif satışının araştırılmadığını ve müvekkili ile davalıların sonradan çalışmaya başladığı şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, tazminat (haksız rekabetten kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında davacının eski çalışanları olan davalıların davalının faaliyetleri veya ticari işleri hakkında yanlış, yanıltıcı, incitici ve kötüleyici beyanlarda bulunduklarına, davacıya ait iş yerinde çalışırken edinmiş oldukları, mesleki veya ticari sırları da kullanarak davacının müşterilerini başka bir şirket ile iş yapmaya yönlendirdiklerine dair somut bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.