12. Hukuk Dairesi 2013/29778 E. , 2013/38903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kula İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/09/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde
**12. Hukuk Dairesi 2013/29778 E. , 2013/38903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kula İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/09/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair şikayetleri ile birlikte borcu ödediğini ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK.nun 169/a-1.maddesi uyarınca "Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder." Aynı yasanın 169/a-5.maddesi uyarınca da itirazın kabulü kararı ile takip durur. Somut olayda borçlu tarafından ödeme iddasına dayanak olarak, banka dekontu ve bono sureti üzerinde alacaklı vakfın müdürünün kaşe, tarih ve imzasını içeren bedelin tahsil edildiğine ilişkin yazı ibraz edildiği, alacaklının ise cevap dilekçesinde "bu ödemenin takip konusu bono karşılığı yapıldığını inkar etmiyoruz....ödeme takipten sonra yapılmıştır" beyanlarından borcun ödendiğini açıkça kabul ettiği görülmektedir. Ödemeye ilişkin sunulan dekontta bonoya açık atıf olmasa da alacaklının cevap dilekçesinde yapılan ödemenin bonoya ilişkin olduğunun açık kabulü karşısında borçlunun yapmış olduğu ödemenin takibe konu bonoya ilişkin ödeme olduğu anlaşılmıştır. Borçlunun, henüz kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden, takip tarihi ile aynı tarih olan 01.07.2013 tarihinde, yasal süreler geçmeden, dolayısıyla takip kesinleşmeden yapmış olduğu ödeme takip öncesi ödeme olup borçlunun başvurusu bu hali ile borca itiraz niteliğindedir. O halde, mahkemece, borçlunun borca itirazı kabul edilerek, İİK.nun 169/a-5.maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.