T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2199 KARAR NO : 2025/2479 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2022 NUMARASI : 2021/46 E. - 2022/9 K. DAVANIN KONUSU : Marka Tecavüzü, Tespit, Men, Terkin Taraflar arasında görülen davada Ankara 4…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2199 KARAR NO : 2025/2479 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2022 NUMARASI : 2021/46 E. - 2022/9 K. DAVANIN KONUSU : Marka Tecavüzü, Tespit, Men, Terkin Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2022 tarih ve 2021/46 E. - 2022/9 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, 1969 yılından bu yana faaliyette bulunan müvekkili şirketlerin ... markası ile tanındığını, itibar ve güven kazandığını, ... ibaresinin geçtiği her yerde doğrudan müvekkili şirketler topluluğunun anlaşıldığını, üçüncü kişilerce bu isme güvenilerek ticari ilişkiler kurulduğunu, davalının müvekkili ve grup şirketlerinin ticaret unvanında yer alan ve markası olarak da tescilli olan ... ibaresini kullanarak ticaret unvanında tescil ettirmekle markaya tecavüz yarattığını, bu sebeple keşide edilen 09.12.2020 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmesine rağmen cevaben davalının hiçbir düzeltme girişiminde bulunmayacağını beyan ettiğini, davalının kullanımının ve tescilinin hukuka uygun bulunmadığını ileri sürerek müvekkillerinin ticaret unvanı ve marka haklarına tecavüzün tespiti ile men'ine,“...” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine, her türlü kullanımına son verilmesine, hükmün ilanına, maddi ve manevi tazminat ile sair dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin ... alım-satım ve ithalat, ihracatı yaptığını, 20 yıllık bilgi, birikim ve tecrübesiyle 2020 yılında ...'ı kurduğunu, pazarın öncüsü olmayı hedeflediğini, www...com. adresinin de müvekkili şirketin özgün karakterini ve faaliyet alanını ortaya koyduğunu, müvekkilinin marka isminin ailesinin isimleri olan kızı ..., oğlu ..., Eşi ... ve kendi ismi olan ...'in baş harflerinden oluştuğunu, ... kelimesinin de çalıştığı iş sektöründen geldiğini, müvekkilinin aralıksız olarak markayı kullandığını ve bilinir hale getirdiğini, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarının korunması için azami gayret sarf ettiğini ve 7. ve 35. sınıflarda 2020/159423 sayılı marka başvurusunun bulunduğunu, ibarenin ayrıca ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğunu, ... ... Mak. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin İstanbul Ticaret Odası nezdinde 26.11.2020 tarihinde kayıtlı olduğunu, huzurdaki tespite konu kullanımın ... şeklinde olduğunu, Kanuna göre unvan sahibinin ticaret unvanı üzerinde tescil ettirdiği andan itibaren tekel hakkına sahip olup başka kişilerce kullanımı engelleme hakkı olduğunu, davacıların iddia ettiği tanınmış marka oldukları beyanlarının ispata muhtaç olduğunu, ülkesellik ve tanınmışlık ilkesinden yararlanabilmek için markayı karşı tarafın marka tescillerinin başvuru tarihinden veya kullanımından daha önce tanınmış hale getirdiğini ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin markası ile davacı markaları arasında benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar ve ünvanlar arasında da benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın ... asli unsurlu çok sayıda markası mevcut olup 7. madde kapsamında bu ibarelerin diğerleri tarafından kullanılmasını önleme ve yasaklama hakkı mevcut olduğu, diğer taraftan davacının ... klavuz unsurlu tescilli ticaret ünvanı da olduğundan TTK hükümlerine göre korunabileceği, davalı tarafın ... ibaresini klavuz unsur seçerek "... ... Makina Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şirketi" şeklinde 26/11/2020 tarihinde İstanbul Ticaret sicil müdürlüğüne ticaret ünvanını tescil ettirdiği, davacıların tescilli "..." ibareli markaları ile "..." klavuz unsurlu ticaret ünvanları ile davalı tarafın "..." Klavuz unsurlu ticaret ünvanı arasında ortalama tüketici nazarında iltibas oluşturacak şekilde görsel ve sescil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının "..." Klavuz unsurlu ticaret ünvanı ile davacıların tescilli "..." ibareli markaları ve "..." klavuz unsurlu ticaret ünvanları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından kullanılan ibareler olduğu yanılgısı oluşabileceğinden bu açıdan davacıların daha önce tescil edilen ... ibareli gerek tescilli markaları gerekse de tescilli ticaret ünvanlarına dayalı olarak SMK ve TTK hükümlerine göre daha sonra tescil edilen davalı ticaret sicilindeki ... ibaresini engelleme /terkin hakları bulunduğu, davacıların tescilli ... ibareli markaları bulunmakla beraber davalının ... ibaresini ticaret ünvanı kapsamı dışında davacıların markalarına tecavüz oluşturacak şekilde kullandığı yönünde dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından marka tecavüzü davasının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı firmanın ticaret unvanında yer alan ''...'' ibaresinin ticaret unvanından terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ilgili sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ... ibaresinin müvekkili şirketin 54 yıllık ticaret unvanının esaslı unsurlarından biri ve tescilli markası olduğunu, "..." ibaresinin, müvekkili şirket ... tarafından yarım asırdan fazla bir zamandır (54 yıldır) kullanıldığını, ... ibaresinin, müvekkili şirketin sadece ticaret unvanı değil, aynı zamanda TPE nezdinde tescilli markası olduğunu, "..." markasının, yalnızca ... Holding tarafından değil, diğer davacı müvekkilleri ile ... Holding'in iştiraki olduğu şirketler topluluğu bünyesinde bulunan ve gerek yurt içinde gerek yurt dışında çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren diğer şirketler tarafından da marka lisans sözleşmeleri çerçevesinde kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından 52 yıldır kullanılan ve sözlükte başkaca bir anlam ifade etmediği belirtilen ... markasının markanın yaratıcısı olan müvekkil şirket dışında kullanılması müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının kulanımına dair delillerimiz dava dosyasına sunulmuş olmakla beraber, aksinin kabul edilmesi durumunda dahi, davalının logo kullanımına yönelik ikrarları davalının "..." ibaresini markasal nitelikte kullanmakta olduğunun açık bir kanıtı olduğunu, ticaret unvanının, bir işletmenin mal ve hizmetlerini, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayacak şekilde kullanılması halinde, ticaret unvanının markasal kullanımından bahsetmenin mümkün olabileceğini, ticaret unvanının markasal kullanımının söz konusu olduğunu, davalının -kendi ikrarıyla sabit olduğu üzere- "..." ibareleri logolar kullanmakta olması, ticaret unvanındaki ayırt edici tek unsurun "..." ibaresi olması ve müvekkil şirketin tanınmış markası olan "..." markası için yapmış olduğu reklam ve tanıtım giderlerinin "..." markasına sağlamış olduğu haklı güven ve ünün davalı tarafından kullanılmakta olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalının ticaret unvanın markasal kullanım teşkil ettiği ve bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 16.12.2020 tarihinde 2020/159423 başvuru numarasıyla “...” ibaresinin 07. Sınıfta yer alan hizmetler bakımından tescili için başvuruda bulunduğunu, markanın 20.12.2022 tarihinde tescil edildiğini, söz konusu markalarda esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, müvekkili şirketin markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğunu, müvekkilinin “... ... MAK. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.” ibaresini İstanbul Ticaret Odası nezdinde 26.11.2020 tarihinde kayıt altına aldığını, ''...'' ibaresinin yerli ve yabancı birçok şirket tarafından kullanıldığını, tarafların ticaret unvanlarının birbirinden farklı olduğunu, farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin ticaret unvanının iptali koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacıların ticaret unvanlarının çekirdek kısmını ve adlarına tescilli markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin davalı, tarafından haksız olarak kullanıldığı iddiası ile markaya tecavüzün tespiti, men'i, haksız kullanıma son verilmesi, "..." ibaresinin davalının ticaret unvanından terkini ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyari dava arkadaşlığı başlıklı 57. maddesi “Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir: a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması. b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri. c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 58. maddesi ise “İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.” düzenlemesini içermektedir. Somut olayda da her biri kendi adlarına tescilli markalarına ve ticaret unvanlarına dayalı olarak eldeki davayı açan davacılar arasında, davalıya atfedilen markaya ve unvana tecavüz fiili ortak vakıa olduğundan, HMK’nın 57/1-c maddesi çerçevesinde davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu açıktır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince dava açılırken her bir davacı için ayrı ayrı başvurma ve peşin karar ve ilam harçlarının alınması gerekirken, dava açılırken tek bir harç alınarak yargılamaya bu şekilde devam edilmesi ve gerekçeli kararda da tüm davacılar için tek harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Nitekim benzer şekilde açılan başka bir dava hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2022 tarih, 2021/2830-2022/6914 E-K sayılı ilamında da aynı tespitlere yer verilmiştir. Her ne kadar istinaf yoluna başvuran taraflarca bu yönde bir istinaf itirazında bulunulmamışsa da, harçlar kamu düzenine ilişkin olduğundan, bu hususun resen gözetilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde eksik harcın tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2022 gün ve 2021/46 E. - 2022/9 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4- Davacılar tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...