11. Hukuk Dairesi 2015/14475 E. , 2017/2250 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2015 tarih ve 2014/357-2015/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik …
**11. Hukuk Dairesi 2015/14475 E. , 2017/2250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2015 tarih ve 2014/357-2015/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, 29, 30 ve 32.sınıflarda tescilli tanınmış "..." esas unsurlu markalarının sahibi olduğunu, davalı şirket tarafından "... ..." ibareli et ürünlerinin satıldığı, paketlendiği, tabelalarında, internet sitesinde araçları ve reklamlarında kullanıldığını, bu durumun müvekkili şirketin tescilli markasına 556 sayılı KHK'nin 62.maddesi anlamında marka hakkına tecavüz olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesi giderilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin "... ... ..." ibareli markası adı altında üretim ve satış işlemlerini devam ettirdiği, davacının iddialarının aksine, davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.