T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1240 Esas KARAR NO: 2026/438 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO: 2022/172 Esas - 2023/147 Karar TARİHİ: 05/04/2023 DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1240 Esas KARAR NO: 2026/438 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO: 2022/172 Esas - 2023/147 Karar TARİHİ: 05/04/2023 DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .........Organize Sanayi Bölgesinde "otomotiv yan sanayinde" faaliyet gösteren ve "otobüs koltuğu üretimi ve satışı" ile iştigal eden ağırlıklı olarak ürettiği emtiayı yurt dışına ihraç eden bir firma olduğunu, davacı şirket ürettiği malı yurt dışına nakliye etmesi sırasında ortaya çıkacak rizikolarının tazmini ve teminat altına alınması bakımından davalı sigorta şirketinin acentesi olan dava dışı ........... Şti ile 04.02.2019 - 04.02.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ........ numaralı ve 55.000,00 Euro teminat bedelli " Emtia Nakliye Sigortası" poliçesi akdettiğini, davacı şirket nakliye sigortası kapsamında rizikosunu davalı sigorta firmasına sigorta kapsamında aldırdığını, 27.12.2019 tarih ve ........... sayılı fatura ve aynı tarih ve ... sayılı irsaliyeye konu, 20.097,00 Euro bedelli; 27.12.2019 tarih ve ... sayılı fatura ve aynı tarih ve ..... sayılı irsaliyeye konu 28.696,00 bedelli iki ayrı konteynere yüklenen emtiası dava dışı "........ A.Ş.'nin ..... olduğu ve yine dava dışı "....... A.Ş.'ye ait yine dava dışı gemiye yüklemiş ve adı geçen gemi, 05.01.2020 tarihinde "seyrüsefere" başladığını, davacı şirkete ait ve davalı sigorta şirketine nakliyesi sigortalattırılan .......... numaralı konşimento tahtında yer alan .........numaralı iki konteynerdeki yükler "....." limanından ..... limanına nakledilirken 06.01.2020 tarihinde ....." yakınlarında yaşanan hava muhalefeti nedeniyle" denize düşerek tümüyle zayi olduğunu ve sigorta poliçesi konu "riziko" bu şekilde gerçekleştiğini, davacı şirkete ait iki ayrı konteynere yüklenen emtianın " tam zayi olması üzerine gerçekleşen riziko ve hasarın öğrenilmesi sonrasında derhal davalı sigorta şirketine bildirildiğini ve davalı sigorta şirketi tarafından oluşan hasarın kendisine ihbarı üzerine ... sayılı " Hasar Dosyası" açıldığını, dünya geneline yayılan COVİD-19 salgın hastalığı sebebiyle gerek sigorta firması tarafından yürütülen hasar sonrası işlemler ve gerek hasara ilişkin kayıt ve belgelerin temini zaman aldığını ve davalı sigorta firması tarafından iki ayrı "sigorta eksperi" ile iki ayrı hasar süreci yürütüldüğünü ve bu sürede davacı şirketin "maddi hasarı " giderilmediğini, bu kapsamda davalı şirket tarafından atanan "ilk sigorta eksperi" tarafından 06.01.2020 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle ortaya çıkan toplam 48.793,00 Euro zararın gerek taşıma işleminin "........" olduğunu dava dışı ......firmasından gerek ise ...... adlı geminin işleticisi / donatanı olan .......... "tanzim" edilmesinin ihtar edilmesi istediğini ve davacı şirket bu kapsamda ....Noterliği'nin 27/02/2020 tarih ve ..... yevmiye numaralı "Noter İhtarnamesi" keşide ettiğini ve davalı sigorta firması da aynı ihtarnamede taraf göstererek kendisini bilgilendirdiğini, dünya genelinde yaşanan ve ülkemizde de çok ciddi sıkıntılara neden olan COVİD-19 salgın hastalığının etkileri nedeniyle davalı sigorta firması her defasında "sürecin devam ettiğini" ve "henüz riziko ödemesi şartlarının oluşmadığını" şifahi olarak bildirdiğini, yine aynı kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından "yeni bir" sigorta eksperi atandığını atanan sigorta eksperi de hasarın oluştuğunu, tarihte kendilerine ulaştırılan bilgi ve belgeleri tekrar davacı şirket yetkililerinden işlediğini ve akabinde kendisi de bir kez daha zayi olan konteynerleri taşıyan gemi şirketi ile ......şirketine ihtarname gönderilmesini rica ettiğini, davacı şirket bu "ricayı" da karşılamak adına yukarıda yer verilen muhataplara gönderilmek ve davalı şirkete "bilgi" verilmek kaydıyla bu kere....Noterliği'nin 04.11.2020 gün ve ..... sayılı "Noter İhtarnamesi" ile uğradığı zararın tanzimini talep ettiğini, davacı şirketin biri 2020 yılı Şubatında diğerinin Kasım ayında olmak üzere muhataplarına iki ayrı temerrüt ihtarnamesi gönderilmesine ve davalı sigorta şirketinin "muhtemel rücü hakları" konusunda da " zorunlu olmasa da " her türlü çabayı sarf etmesine rağmen uğradığı zararın tazmini "bir türlü" gerçekleşmediğini ve sigorta poliçesine konu hasar bedeli davacı şirkete ödenmediğini, 12.02.2021 tarihli dava şartı arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, taraflar arasında 04.02.2109 tarihli emtia nakliyesi poliçesi kapsamında sigortalanan ve 06.01.2020 tarihinde "hasarlanan" iki adet konteynerde ki camın 48.793,00 Euro tutarlı emtianın "zayi olması" nedeniyle uğranılan maddi zararın açıklandığı ve yargılama sırasında toplanacak deliller ve özellikle bilirkişi incelemesi ile kesin olarak ispatlanacağı üzere müvekkili davacı şirket 04.02.2019 tarihli nakliye sigorta poliçesi kapsamında üzerine düşen her türlü edimi, zamanında ve olması gerektiği şekilde "harfiyen" yerine getirdiğini, buna rağmen davalı şirketi " salgın hastalık" koşullarını bahane ederek rizikonun gerçekleşmesinden bugüne yaklaşık 2 yıla yakın bir süre geçmesine rağmen poliçe kapsamında davacı şirketin zararı gidermediğini, bu anlamda ikame edilen iş bu davanın koşulları nedeniyle artan ilave "navlun" bedellerini de karşılamak zorunda kaldığını, dolayısıyla aslen davacı şirketin maddi zararı iş bu davada "şimdilik" "kaydıyla gösterdiği değerin " çok çok üzerindedir" bu anlamda ikame ettiği iş bu davanın başkanlığınca "Belirsiz Alacak Davası" olarak nitelendirilmesini talep ettiğini, beyan etmekle yapılacak yargılama sonrasında davanın kabulünü 04.02.2019 tarih ve 26371134 tarihli "Nakliye Sigortası" kapsamında sigortalanan ve davacı şirkete ait iki adet konteyner ile taşınan emtianın 06.01.2020 tarihli deniz kazası sonrasında denize düşerek zayi olması nedeniyle uğranılan "tam" ve "kesin miktarı" yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemeleriyle ortaya çıkacak olmasına karşın "şimdilik" 48.793,00 Euro hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte aynen davalı şirketten alınıp davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket nezdinde 17/06/2019 - 04/02/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...... sayılı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, meydana gelen kaza sonucu müvekkil şirkete yönelik maddi tazminat talepli işbu davayı açtığında ise haksız davanın reddi gerektiğini, sigorta poliçesinde teminat altına alınan riskler emredici kanun hükümleri haricinde T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan genel şartlar hükümlerine tabi olduğunu, gerçekleşen her riskin bahsi geçen genel şartlar maddeleri gözetilerek değerlendirildiğini, .......ile ....... limanından hareketle ......... Limanına sevkiyatı yapılan otobüs koltuğu cinsi emtianın zayi olması hadisesi "nakliye esnasında geminin güvertesindeki konteynerlerin denize düşmesi sonucu meydana geldiğini," yapılan tespitlerde alıcı firma konumunda olan .......firmasının ...'da bulunması ve ..... numaralı Abonman Poliçede .....ın istisna ülkeler arasında yer alması nedeniyle konu hasar teminat harici olduğunu, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, poliçenin 3.Sayfasının son paragrafında "İstisna Ülkeler" başlığı altında bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından hasar başvurusu üzerine yapılan değerlendirme alınan ekspertiz raporunun 11.Sayfadaki sonuç kısmında da aynı şekilde " hasar oluş şekli itibariyle........ poliçe teminat dahilinde olduğunu, ancak ilgili gönderide alıcı firma konumunda olan .. & ...firmasının ...'da bulunması ve ... numaralı Abonman poliçe........'ın istisna ülkeler arasında yer alması nedeniyle tazminat talebinin teminat harici kaldığı görüşünün oluştuğunu beyan etmekle, poliçe kapsamında olmayan tazminat talebine ilişkin davanın reddini temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermediği bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderini, faize ve vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/04/2023 tarih ve 2022/172 Esas - 2023/147 Karar sayılı kararında;".....Somut olayda davacıya ait emtianın yüklendiği ..... gemisinin rotası.......'ten, ..... limanı olarak belirlenmiştir. .... sigorta poliçesinde istisna tutulan ülkeler arasında sayıldığından özel kloz gereğince istisna ülkelerden yapılacak ya da istisna ülkelere gönderilecek sevkıyatlar sigorta kapsamı dışında kaldığından, dava konusu hasarın da poliçe teminatı dışında olduğu kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, 3-Davalı vekili için takdir edilen 101.737,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sigorta firmasının dava dilekçesinin usulen tebliğinden sonra süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığını ve delil de bildirmediğini, yerel mahkemenin değerlendirme hatasına düşerek davalının cevap dilekçesi sunduğu ve dava konusu hasarın poliçe kapsamında olmadığını ileri sürdüğünü iddia ederek usule ve hakkaniyete aykırı olarak karar verdiğini, Davalı sigorta firması cevap dilekçesi sunmamasına rağmen mahkemenin seçtiği heyette bulunan sigorta hukuku uzmanı bilirkişinin davaya cevap süresinden neredeyse 1 yıl sonra sunulan beyan dilekçesini davaya cevap dilekçesi olarak raporuna aktardığını, davalı sigorta firması davaya hiç cevap vermemiş olasına rağmen bilirkişinin süresi içerisinde davaya cevap verilmiş ve delil bildirmiş gibi "hatalı değerlendirmede" bulunmasının taraflarınca itiraza konu edildiğini, itirazlarına rağmen yerinde olmayan değerlendirmenin yerel mahkemece de gerekçeli karara taşındığını, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin hatalı ve denetime elverişsiz bilirkişi heyet raporunda, sigorta hukuku avukat bilirkişinin hatalı değerlendirmesini aynen karara taşıması ve bu halde, süresinde davaya cevap vermeyen ve delilde bildirmeyen davalı tarafı "süresinde davaya cevap vermiş" olarak telakki etmesinin bozma sebebi olduğunu, kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini, Somut uyuşmazlıkta davacı sigorta ettiren firmaya ait yükün denize düşmesi sonrasında ortaya çıkan maddi zarar sigorta poliçesi kapsamında olmasına rağmen ve zarar doğurucu deniz kazasının.....Limanı ile......... arasındaki bir sefer sırasında Türkiye kara sularında meydana gelmesine karşın, yükü taşıyan geminin nihai hedef limanının ... ülkesi olması, ... ülkesinin de poliçede müstesna tutulan ülkelerden olması nedeniyle maddi zararlarını sigorta poliçesi kapsamında tutmuş olmasının açıkça olaya ve hukuka aykırı bir değerlendirme olduğunu, Davalı sigorta firmasının meydan gelen hasarın poliçe kapsamında olmadığına dair dava açılmazdan önceki iki yılda hiçbir cevap vermediğini, dava açılmazdan hemen önce taraflar arasında gerçekleştirilen "Zorunlu Arabuluculuk" sürecinde de bu hususun davalı sigorta firması tarafından hiç dile getirilmediğini, huzurdaki dava açıldıktan sonra da yasal süre içerisinde verilecek bir cevap dilekçesinde hasarın poliçe kapsamı dışında olduğu iddiasının taraflarına yöneltilmediğini, bu hususun deyim yerindeyse "durumdan vazife çıkaran" bir hukukçu bilirkişi tarafından "ilk kez olacak şekilde" öne sürüldüğünü hal böyle olunca; davalı sigorta şirketi açısından açıkça M.K.2'inci maddesinde düzenlenen "dürüstlük ve iyi niyet" kaidelerine aykırı olduğunu,... Limanı ile .... Limanları arasında seyreden geminin, .... Limanından yük alıp - boşaltmasından sonra nihai varış limanının ... / İskenderiye olmasının somut uyuşmazlıkta bir ehemmiyeti olmadığını, Deniz Sigorta Poliçelerinde, dünyada bazı ülkelerin poliçe kapsamı dışı tutulmasının bu ülkelerin yoğun terör, gemi kaçırma, yağmalama ve benzeri yasa dışı eylemlerle sıklıkla anılması ve gemi nakliyesi açısından, nakliyenin "tekinsiz" olmasından kaynaklandığını, bu itibarla dava konusu hasarın Türkiye kara sularında meydana gelmiş olmasının sigorta poliçesinde istisna tutulan ülkeye varılacak seyahate hiç başlanmamış olması ve sigorta poliçesi kapsamı dışında tutulan istisna ülkelerin poliçeye alınma temel gayesi ile meydana gelen hasarın ve maddi zararın geçrekleşme biçimi ve kapsamı dikkate alındığında ihracatın tamamlanma ve varış noktasının tazminat ödememek için bir gerekçe olmayacağını, Yerel mahkemenin hatalı tespitlere dayalı, hükme esas alınmaya ve denetime elverişsiz bilirkişi heyeti raporuna yaptıkları itirazı değerlendirip, itirazları doğrultusunda bir başka heyetten rapor aldırılması veyahut mevcut heyetten ek rapor aldırıp, dava konusu maddi zararın ve deniz kazasıyla oluşan hasarın, davalı şirket tarafından düzenlenen poliçe kapsamında olduğunu tespit edip davanın kabulüne karar vermesi gerektiğini, Somut uyuşmazlık konusunun davacının uğradığı maddi zararın tazminine yönelik olması ve maddi tazminatın tümüyle ret edilmiş olması sebebiyle takdir edilecek vekalet ücretinin yürürlükte olan asgari vekalet ücreti tarifesine göre maktu olması gerektiğini, davanın alacak davası kabul edilip nispi vekalet ücreti tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, A.A.Ü.T'ne 2020 yılında getirilen değişiklik ile maddi tazminat talepli davalarda hükmedilecek vekâlet ücretlerinde, manevi tazminat davalarına benzer bir uygulamaya gidildiğini, bu değişiklik ile artık maddi tazminat davalarının kısmen reddi durumunda, davalı vekili yararına Tarife uyarınca hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini, yine getirilen değişiklik uyarınca maddi tazminat davalarının tümden reddi durumunda hükmedilecek avukatlık ücretinin ise maktu olacağını, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesinden kaynaklı tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava dosyası incelendiğinde, davalı sigorta şirketi tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmediğinden HMK. 128 madde uyarınca münkir sayılmış ise de, cevap dilekçesi sunmayan davalı inkar çerçevesinde savunma yapabilecektir, davalı tarafın süresi dışında verdiği beyan dilekçesinin inkar kapsamında verdiği savunma dilekçesi olduğu anlaşılmıştır., Davacı tarafından ...'da mukim dava dışı firmaya ihraç ettiği ürünlerin bulunduğu ....... ve ....... numaralı iki adet konteyner ............ numaralı konşimento tahtında 05.01.2020 tarihinde ....... Limanında .... İstanbul isimli gemiye yüklendiği, geminin ...... limanından hareketle ... Limanına sevk edilmek üzere yola çıktığı, geminin güvertesinde bulunan 6 adet konteynerin fırtına sebebiyle ..... yakınlarında denize düşmesi sonucu zayi olmuştur. Mahkeme getirtilen hasar dosyasına göre; Davacı tarafça, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan expertiz incelemesi sonucu düzenlenen 09/11/2020 tarihli expertiz raporunda; Hasar, oluş şekli itibariyle .........poliçe şartı gereği teminat dahilinde olduğu ancak, ilgili gönderide alıcı firma konumunda olan ... & ......'da bulunması ve ........ numaralı Abonman Poliçede ...'ın istisna ülkeler arasında yer alması nedeniyle tazminat talebinin teminat harici kaldığı belirtilmiş, buna göre davalı sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taktiri delil olup HMK 282 maddesi gereğince, "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; Dava, Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesinden kaynaklı tazminat davası olduğundan, dava konusu hasarın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı hususunun mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi usul ve yasaya uygundur. Dava dosyasına getirtilen ihracat belgelerine göre, davacı şirket tarafından 27.12.2019 Tarih. ........... numaralı 28.696,00 EURO bedelli fatura ile 27.12.2019 Tarih. ......... numaralı 20.097,00 EURO bedelli fatura muhteviyatı emtia (otobüs koltuğu)'yı .... teslimat şekli ve vesaik mukabili ödeme şekli ile ........ firmasına sattığı, dosya kapsamından Fatura alıcısı....... firmasının adresi ve geminin varış limanının ... ülkesi olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı sigorta şirketi nezdinde 17/06/2019-04/02/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... sayılı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi tanzim edilmiştir. Dava konusu sigorta poliçesinin 6. Md. Altında police ilişkisinde teminat dışı olacak hususlar sayılmış, teminat dışı özel şartın “istisna ülkeler” başlıklı koloza göre ...'ın istisna ülkeler arasında yer aldığı, özel kloz gereğince istisna ülkelerden yapılacak ya da istisna ülkelere gönderilecek sevkıyatlar sigorta kapsamı dışında tutulduğu kabul edilmiştir. Özel şart sebebiyle taşımanın sigorta poliçesinde sayılan istisna ülkelerden ...'a yapılacak olması nedeni ile emtia hasarının sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı, sigorta poliçesi genel şartları 28. Md. düzenleme uyarınca, özel şartların uygulanmasına izin verilmiş olup özel şartlara uygulamada üstünlük tanınmıştır. Davacıya ait emtiaların yüklendiği Medkon-İstanbul isimli geminin rotasının ......'den çıkış ....... varış olduğu, ... ülkesinin poliçede “istisna ülkeler” arasında sayıldığı, kloz düzenlemesine göre istisna ülkelerden yapılacak ya da istisna ülkelere gönderilecek sevkiyatların sigorta kapsamı içinde değerlendirilmeyeceği dikkate alındığında, meydana gelen hasarın police teminat kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesince ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, hüküm ve gerekçede davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacının sigorta sözleşmesine dayalı ileri sürdüğü talep maddi tazminat istemi olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 fıkrasına göre, maddi tazminat istemlerinin tamamının reddine karar verilmesi halinde, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş, davacı yanın vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yapılacak başkaca tahkikat işlemi bulunmadığından, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak davanın reddine, davacının maktu vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ İLE, -İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) ...../04/2023 tarih ve 2022/.Esas - 2023/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davanın REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 13.000,32 TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.820,42 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesi uyarınca tarifenin 2.kısım 2. bölümü dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 7-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 100,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere toplam 592,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.