6. Ceza Dairesi 2011/8542 E. , 2013/23895 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Pendik 1.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmiştir. I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yakınana ait aracın ka…
**6. Ceza Dairesi 2011/8542 E. , 2013/23895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Pendik 1.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmiştir. I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yakınana ait aracın kapısının sol ön kapısını sert bir cisimle zorlamak suretiyle açılıp düz kontak yapılarak çalıştırılıp götürülmesi şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturmasına karşın, anılan Yasanın 142/1-e maddesi ile yazılı biçimde hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından şlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, “yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıklara sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıkların suçu işlediklerini açıkça kabul ettikleri, sanıkların hazır olduğu 12/2/2007 tarihli oturumda sanık ... savunmanının sanık ...'ın yakınanın zararını gidermek istediğini, 05/03/2008 tarihli oturumda sanık ... savunmanının ise yakınanın zararını bildirmesi için celp edilmesini talep ederek zarar bildirdiğinde ödeme yapacaklarını belirttiğinin, sanık ...'un 12/2/2007 tarihli oturumda karşı duruş sergilemediğinin, yakınanın duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığının, hazırlık aşamasında ise zarar miktarı hususunda beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında; yakınanın uğramış olduğu zararın neden ibaret olduğu tespit edilip, bundan sonra sanıklara zararı gidermeleri için makul bir süre verildikten sonra, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının ve sanık ...'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.