11. Hukuk Dairesi 2025/4319 E. , 2026/1216 K. "" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/312 Esas, 2024/1002 Karar HÜKÜM: Davacı ... yönünden davanın reddine,diğer davacılar yönünden davanın kabulüne İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendik…
11. Hukuk Dairesi 2025/4319 E. , 2026/1216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/312 Esas, 2024/1002 Karar HÜKÜM: Davacı ... yönünden davanın reddine,diğer davacılar yönünden davanın kabulüne İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilleri aleyhine kambiyo senedine dayalı takip başlattığını, senetteki imzanın müvekkili ...’e ait olmadığını ileri sürerek takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı şartı bulunmadığı halde senedin keşidecisi ... ve senette lehtar olan ...'in ayrı hukuki gerekçelerle takibin iptali ve borçlu olmadıklarının tespiti davası açamayacaklarını, bu nedenle davanın her iki davacı yönünden ayrılması gerektiğini, her ne kadar ... senet üzerindeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş ise de diğer davacı ...'in senetteki yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, söz konusu senedi 4 yıl önce müvekkilinin yaptığı yardımlar ve verilecek mal karşılığı boş olarak kendisinin imzalayarak verdiğini ileri sürdüğünü, davacıların talep ve iddialarının çok farklı olduğunu, ancak senet keşidecisi ve lehtar cirantasının farklı sebeplerle tek bir dava açmasının davacıların birlikte hareket ederek ve kötü niyetli olarak eldeki davayı açtıklarını ortaya çıkardığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde,... tarafından ... ile ... hakkında 20.10.2016 tanzim, 14.11.2017 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı işlemiş faiz ile birlikte toplam 502.136,99 TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı, İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/821 E., 2018/409 K. sayılı kararında.... İcra Müdürlüğünün 2017/15273 E. sayılı dosyasında takip dayanağı olan 500.000,00 TL senet üzerindeki imzanın davacı ...'e ait olmadığı belirtilerek imzaya itiraz edildiği, takibin iptalinin talep edildiği, yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi ...'dan alınan 04.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu senetteki imzanın davacı elinden çıkmadığının belirtildiği, mahkemece 01.08.2018 tarihinde takibe konu senetteki yazı ve imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden, bu sebeple davacı tarafın imzasının kendisine ait olmadığı iddiası mahkemece yerinde görülerek imza itirazının kabulü ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun İİK 170. maddesi gereğince.... İcra Müdürlüğünün 2017/15273 E. sayılı takip dosyasında yürütülen takibin davacı - borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği, davacılar tanık deliline dayanmış ve tanıklarının dinlenmesini talep etmiş iseler de, davanın niteliği, dava konusu tutar dikkate alınarak, davacı ... yönünden iddianın yazılı deliller veya kesin delille ispatı mümkün olduğundan ve karşı taraf tanık dinlenmesine muvafakat etmediğinden davacı ...'in tanık dinletme talebinin reddedildiği, davacı ...'in iddiasının sahtecilik nedenine dayalı olduğu, bu durumun ancak teknik inceleme ve bilirkişi raporuyla belirlenebileceği, tanıkla ispatlanacak bir husus olmadığı dikkate alınarak davacı ...'in de tanık dinletme talebinin reddedildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 217/136302 soruşturma sayılı dosyasında Adli Tıp Uzmanı Dr. ... tarafından düzenlenen 04.07.2018 tarihli raporda, inceleme konusu belge olan borçlusu ..., alacaklısı ... olan 20.10.2016 tanzim ve 14.11.2017 ödeme tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet aslının ön yüzünde bulunan yazıların, rakamların, borçlu imzalarının ve arka yüzünde bulunan cirolara ait yazıların ve imzaların müşteki ...'in eli ürünü olmadığı, inceleme konusu belge olan senet aslının ön yüzünde bulunan yazıların, rakamların ve arka yüzünde bulunan 1. ciro yazısının ve imzasının şüpheli ...'in eli ürünü olduğu, inceleme konusu belge olan senet aslında bulunan borçlu imzalarının şüpheli ...'in eli ürünü olduğu, inceleme konusu belge olan senet aslının arka yüzünde bulunan 2. ciro yazısının ve imzasının şüpheli ...'nın eli ürünü olduğunun belirtildiği, 09.07.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, davacı ... davalı ...'dan borç para almak maksadıyla söz konusu senedi düzenleyip davalı yana verdiğini ikrar ve beyan ettiği, davacı yanın işbu davadaki iddiasına göre senedin bedelsizliği iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekirken buna ilişkin bir delil sunamadığı, davacı yanın bu durumda iddiasını ispat bakımından yemin deliline başvurabileceği ancak yemin deliline de dayanmadığı, davacı ...'in kendi el yazısı ve imzası ile doldurmuş olduğu senet nedeniyle davalı yana senet bedeli tutarı kadar borçlu bulunduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine, ölü davacı ... mirasçıları tarafından takip edilen davanın kabulü ile İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15273 E. sayılı icra takibine konu 500.000,00 TL bedelli senetten dolayı ölü davacı ... mirasçılarının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatları taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra dosyasında davacıların borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.