11. Hukuk Dairesi 2013/3846 E. , 2013/7442 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....06.2011 gün ve 2010/287-2011/245 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.01.2012 gün ve 2011/15104-2012/20539 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içeris
**11. Hukuk Dairesi 2013/3846 E. , 2013/7442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....06.2011 gün ve 2010/287-2011/245 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.01.2012 gün ve 2011/15104-2012/20539 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, iflasına karar verilen, halen hakkında 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1 sayılı iflas takibi bulunan müvekkilinin ....07.2008 tarihinde yapılan 2007 yılı Olağan Genel Kurulu'nda "sermayesinin 1.250.000 TL’den ....500.000 TL’ye çıkarılmasına" karar verildiğini, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nin ....08.2008 tarihli sayısında ilan edildiğini, artırılan 1.237.500 TL’lik kısmın ortaklarca ödenmediğini, davalının, ödenmeyen ....000 TL sermaye borcu bulunduğunu, bu amaçla başlattıkları takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve davacı yararına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sermaye artırımının anasözleşmeye ve ...'nın 391 ve devamı maddelerinde gösterilen mevzuata uygun yapılmadığını, hazirun cetvelinde müvekkilinin vekille temsil edildiği yazılı ise de, müvekkilinin böyle bir vekil tayin etmediğini, bu hususta vekaletname de düzenlemediğini, davacı şirketin usulüne uygun bir vekaletname olmaksızın müvekkilini toplantıda temsil ettirdiğini, bu konuda suç duyurusunda bulunacaklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ....07.2008 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, şirketin anasözleşmesinin 6. maddesinin değiştirilmesine oy birliği ile karar verildiği, 6.maddenin değişik yeni metninin “Şirketin sermayesi ....500.000 TL’si kıymetindedir. Bu sermaye her biri ... TL kıymetinde 100.000 hisseye ayrılmıştır. Önceki sermayeyi teşkil eden 1.250.000,00 TL nakden ödenmiştir. Bu defa artırılan 1.250.000 TL muvazaadan ari olarak ve tamamen nakit olarak taahhüt edilmiştir. Artırılan şirket sermayesinin ¼’ü tescil tarihinden itibaren 7 gün içinde peşin olarak, kalan ¾’ü ise 4 eşit taksitte ve 365 gün içinde ödenecektir. Sermaye taahhüt borçları, Yönetim Kurulu’nun alacağı kararlar dairesinde ve tüm ortakların yazılı olarak olurları alınmak sureti ile belirlenen tarihten önce de istenebilir.” şeklinde olduğu, sermaye artırımı kararının alındığı toplantıya ait hazirun cetvelinde davalının "vekaleten" temsil edildiğinin gösterildiği, sermaye artırımına ilişkin bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin ....08.2008 tarihli sayısında ilan edildiği, sermaye artırım kararının alındığı toplantıya davalının, vekili vasıtası ile katıldığının ispatlanamadığı, katılmadığı toplantıda alınan sermaye artırım kararının ve sermaye artırım taahhüdünün davalıyı bağlamayacağı, davalının sermaye artırım taahhüdünün ve buna bağlı olarak icra takibine konu borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.