T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1644 - 2025/1877 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1644 KARAR NO : 2025/1877 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2022/385 E. - 2023/152 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mah…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1644 - 2025/1877 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1644 KARAR NO : 2025/1877 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2022/385 E. - 2023/152 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/04/2023 tarih ve 2022/385 E. - 2023/152 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarını mesnet göstererek, davalı şahsın 2020/128020 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2022-M-9632 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğunu, SMK'nın 6/4 ve 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için çifte benzerlik şartının gerektiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar arasında sınıfsal benzerlik bulunmadığını, tüketicinin sigara markasının ürettiğini zannederek tanker satın almayacağını, "..." markasının müvekkilinin üretim yaptığı sektörün atası olarak bilinen ... ...'un soyadından ileri gelen, 19. yüzyıldan bu yana bilinen bir markanın fantezi kelime olarak seçilmesinden ibaret olduğunu, bu ibarenin dünyanın değişik yerlerinden davacının markalarından önce tescil edildiğini, ülkemizde de müvekkili adına tescilli olduğunu, kadim olan dünya markasının "..." markası olduğunu, dünyanın dört bir yanında treyler üreten yerel firmaların bu markayı kullandıklarını, ülkemizdeki yasal düzenlemeler gereği sigara markalarının tanınmışlığından söz etmenin mümkün olmadığını, davacının SMK'nın 6/4-5. maddesi kapsamında bir hakkı bulunmadığını, sulandırma iddiaların geçerli bir delille ispatlayamadığını, kötüniyetli tescilin davacıya ait olduğunu, kendi markasından önce tanınmış "..." markasının benzeri olduğunu düşündüğü "..." markasını alarak kötüniyetli tescil yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları her ne kadar benzerlik taşısa da taraf markalarının kapsadığı mal/hizmetler bakımından bir benzerlik oluşmadığı için markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı; itiraz aşamasında sunulan deliller davacı markasının tanınmış marka sayılabilmesi için yeterli olmamakla birlikte davacıya ait markanın "tütün ürünleri" sektöründe oldukça tanınan bir marka olduğunun bilindiği; somut uyuşmazlıkta dava konusu markanın eşya listesinde 04 / 06 / 07 / 12 / 19 / 35 / 37 / 39 / 42. sınıfa ait emtiaların yer aldığı; davacın asıl faaliyetinin bulunduğu sektörün "tütün ürünleri" sektörü olduğu; taraf markalarının kullanılacağı ürünlerin birbirinden çok farklı sektörlere dahil oldukları; söz konusu ürün ve hizmetlerin kullanıldığı sektörlerin birbirinden çok farklı olduğu, birbirini tamamlayan ve ilişkilendirmeye sebep olacak emtialar olmadığı, dava konusu marka kapsamındaki ürünlerin davacının tanınmış olduğu sektöre son derece uzak olduğu, tütün/tütün ürünleri sektörüne ilişkin tanınmışlığının sair emtia gruplarına sirayet etmesinin beklenemeyeceği, anılan mal ve hizmetlerin tüketicilerinin çağrışım suretiyle bağlantı kurma sonucunda yanılgıya düşmelerinin söz konusu olmayacağı, 04 / 06 / 07 / 12 / 19 / 35 / 37 / 39 / 42 sınıflarda yer alan ürünleri satın alan tüketici grubu ile tütün/tütün ürünleri sektöründeki tüketici gruplarının bu mal ve hizmetleri ilişkilendirmeyeceği, herhangi bir imaj transferinin söz konusu olmayacağı ve haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi koşulların gerçekleşmeyeceği kanaatine varıldığı; davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna itirazlarını gidermediğini ve bilirkişi raporunu doğrudan hükme aktardığını, SMK'nın 6/5. maddesinin uygulanması bakımından, markaların kapsamında kalan mal ve hizmetler arasında benzerlik aranmasının kanunun açık lafzı ve içtihata aykırılık oluşturduğunu, tanınmış markaların geniş kapsamlı korumadan yararlandığını, somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğunu, başvurunun müvekkilinin markasını sulandıracağını, müvekkili markalarının olumlu imajından yararlanacağını, bu yöndeki itirazlarının giderilmediğini, kötüniyet iddialarına dayanak olguların göz ardı edildiğini, davalının markasını yurtdışında tescilli "..." markasından kopyaladığını, sistematik olarak dosyaladığı marka tescillerine konu mal ve hizmetlerin çoğunun depolama amacıyla dahil edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için işaret benzerliği yanında karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının oluşmadığı, her ne kadar davacı markalarının "tütün ürünleri" sektöründe tanınmış bir marka olduğu tespit edilmiş ise de, taraf markaları kapsamında kalan emtiaların birbirinden tamamen farklı olması, farklı ihtiyaçları karşılamaları, tütün ürünlerine ilişkin tanınmışlığın sair emtia gruplarına sirayet etmesinin beklenmeyecek olması dikkate alındığında SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmayacağı kanaatine varıldığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının da ispatlanamadığı, öte yandan davacı vekili bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını ileri sürmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 29/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.