TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2026/79 KARAR NO : 2026/103 ... DAVA : Muarazanın Giderilmesi DAVA TARİHİ : 27/01/2026 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Muarazanın Giderilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... 11/07/2025 tarihli yönetmeliği ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri…
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/79 Esas - 2026/103 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2026/79 KARAR NO : 2026/103 ... DAVA : Muarazanın Giderilmesi DAVA TARİHİ : 27/01/2026 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Muarazanın Giderilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... 11/07/2025 tarihli yönetmeliği ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine ... zorunluluğu getirdiğini, Bakanlığın 04/09/2025 tarihli yazısıyla da teknik standartları karşılayan herhangi bir sistemin kurulabileceğini bildirmesi üzerine müvekkilinin, standartlara uygun cihazları 192 merkeze sattığını, ancak diğer davalı İnnova ....'nin, Bakanlığın kendi birimleri için açtığı ... İKN numaralı ihaleyi kazanmasını kötüye kullanarak sektörde fiili bir tekel oluşturduğunu, sadece kendisinden cihaz alan kurumların ... ekranlarının açılacağını dayattığını, bu sebeple müvekkilinden cihaz alan 192 merkezin 01/01/2026 tarihinden itibaren ... sistemine giriş yapamadığını ve eğitim faaliyetlerini sürdüremediğini, davalı İnnova'nın bu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun'un 15. maddesinde güvence altına alınan engelli bireylerin eğitim hakkını ihlal ettiğini, müvekkilinin 31/12/2025 tarihinde entegrasyon talebiyle davalılara yaptığı başvurunun da cevapsız bırakıldığını ileri sürerek, müvekkil şirket ile davalılar arasında, satılan ... sistemine entegrasyon verilmemesine yönelik muarazanın giderilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... sayılı kararı ve HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca adli yargının görev alanı dışında kaldığını ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davalıların yerleşim yeri ve haksız fiilin idare edildiği yerin ...olması sebebiyle HMK'nun 6. ve 16. maddeleri gereğince yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin muhatabının diğer davalı Bakanlık olup müvekkil şirket ....'nin ... sistemine müdahale yetkisi bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise ... sisteminin eğitim hakkını engellemediğini, aksine usulsüz devlet desteği ödemelerini önlemeyi amaçladığını, müvekkil şirketin ihaleyle kurduğu merkez sistemin ...'in 52. maddesi uyarınca fikri mülkiyet haklarının kendisine ait olduğunu, özel eğitim merkezlerine kendi sistemlerini kurmaları için dayatmada bulunmadığını ve her merkezin hizmet alacağı firmayı seçmekte serbest olduğunu, fiyatlandırmanın ise diğer firmalardan farklı olarak donanım, yazılım, yapay zeka ve entegrasyon hizmetlerini kapsayan ticari bir strateji olduğunu ve davacının tüm firmaların fiyatlarını mahkemeyi yanıltacak şekilde yanlış sunduğunu, davacının entegrasyon için başvurduğunu iddia ettiği tarihin ertesi günü dava açmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, aksi halde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Mahkemelerine gönderilmesine, bu da kabul edilmezse müvekkil şirket ... yönünden husumet yokluğundan reddine, mahkemenin esasa girmesi durumunda ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığına müzekkere yazıldığı görülmüştür. Mahkememizin .... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında 28/01/2026 tarihli tensip tutanağının 11 nolu ara kararı gereği dava dilekçesinde davalılardan biri olarak gösterilen ...yönünden dosyanın tefrik edilerek davanın mahkememizin ... esas sırasına kaydının yapılmasına karar verildiği, davanın sadece davalı şirket yönünden yargılamasına devam olunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin mahkememizin 28/01/2026 tarihli ara kararı ile kabul edildiği görülmüştür. Dava, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili 10/02/2026 tarihli beyan dilekçesinde davanın feragat ettiğini; davalı vekili ise 10/02/2026 tarihli dilekçesinde davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiştir. 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundankısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş, Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır. 310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. maddede ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.'' denilmektedir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili 27/01/2026 tarihli dava dilekçesi ile bu davayı açmış olsa da, feragat yetkisi bulunan vekaletname gereği davacı vekilinin 10/02/2026 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği, tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri, HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı bu sebeple feragat dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunluluğu bulunmadığı, celse beklenilmeksizin karar verilmesinin usul ekonomisine de uygun olduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davadan feragat edilmesi ve davalı vekilinin mahkememizce kabul olunan 28/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına itiraz etmesi ile bu kararın devamında davacının hukuki bir menfaatinin kalmaması karşısında usul ekonomisi ilkesi gereğince mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davadan feragat edilmesi nedeniyle mahkememizce 28/01/2026 tarihli davalı aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 3-Feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan, alınması gereken 732,00 TL maktu harcın 1/3 ü oranında hesaplanan 244,00 TL harcın, başlangıçta yatırılan 732,00 TL peşin harçtan düşümü ile artan 488,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Talep olmadığından tarafların leh ya da aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026 ...