11. Hukuk Dairesi 2010/14868 E. , 2012/5656 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.07.2010 tarih ve 2010/343-2010/1186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2010/14868 E. , 2012/5656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.07.2010 tarih ve 2010/343-2010/1186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı banka müşterisi ... tarafından keşide edilen 23.07.2005 tarihli ve 7.350,00 TL bedelli çeki ciro yoluyla...'den aldığını, çekin karşılığının olmadığını, çeke dayalı olarak Bursa 4. İcra Md. nezdinde icra takibine konu edildiğini, keşideci ...'in imzasını inkar etmesi üzerine Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinde takibin iptal edildiğini, Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/1677 esas sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesine göre çek koçanlarının bankadan teslimi sırasında atılan imzanın ... eli mahsulü olmadığının tespit edildiğini, davacıya verilen çeklerin de bu çek karnesinden kullanıldığını, bankanın verdiği bu çek karnesinden kullanılan başka bir çek nedeniyle yapılan yargılama sonucu Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2227 esas sayılı dosyasında verilen kararda bankanın %70 kusurlu olduğunun belirlendiğini, kararın Yargıtayca da onandığını, çek karnesinin davalı tarafından ilgilisine teslim edilmediğini ve kusurlu işlemi sonucu müvekkilinin mağdur olduğunu ileri sürerek 7.150,00 TL'nin 23.07.2005 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, çekteki imzanın keşideci ...'e ait olmadığına ilişkin Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi karar tarihi 27.12.2006 olup, davacının bu tarihte durumu öğrenmesine rağmen B.K.'nın 60. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açtığını, Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası ile İcra Hukuk Mahkemesindeki dosyalarda davacının taraf olmadığını, bilirkişi incelemelerini kabul etmediklerini, keşideci ...'in çek üzerindeki imzaları inkar etmekle beraber çek koçanındaki bir kısım çekleri ödediğini, davacının öncelikle çek borçluları aleyhine takip yapıp aciz belgesi aldıktan sonra ve zararının doğmasını müteakip dava açabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı tarafından, ...'in banka hesabına göre çek karnesi hazırlanarak bir başka kişiye teslim edildiği, bu çek karnesinin kullanıldığı, davacının iyiniyetle devraldığı çekteki imzanın keşideci ...'e ait olmadığı belirlendiği için çekten kaynaklanan alacağını alamadığı, Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2227 sayılı dava dosyası ile benzer bir olay nedeniyle inceleme yapılıp bankanın %70 oranında kusurlu olduğunın tespit edildiği, Yargıtay onamasından sonra kesinleşen bu karara göre davalı bankanın çek karnesini hesap sahibi ...'e vermesi gerekirken başka bir kişiye teslim etmesinden dolayı %70 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacının talebi de dikkate alınrak kusur oranına göre 5.145,00 TL ana para ve 2.005,00 TL faizin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, çek koçanının davalı tarafından keşideciye teslim edilmemesi ve çekteki imzanın keşideciye ait olmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı bankanın, karar tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesine aykırı davrandığını ileri sürerek karşılıksız kalan çek bedelinin davalının kusuru oranında tahsilini istemiştir. Dava konusu 23.07.2005 tarihli ve 7.350,00 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığı, davacı tarafından keşideci ... ile cirantalar... ve Bülent Çizmeciler Doğuş Gıda aleyhine 17.11.2005 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı, ...'in imzaya itirazı üzerine Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla çekteki imzanın keşideciye ait olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır. Davacının, tüm cirantalar aleyhine dava veya takip yaparak çek bedelini tahsil olanağı bulamaz ise zararının gerçekleştiği kabul edilerek, bu defa çekin kıymetli evrak olarak takip ve tahsilini kusurlu hareketiyle ortadan kaldıran davalı bankayı dava ederek, çek bedelini ondan istemesi mümkündür. Davacının cirantalar aleyhine icra takibi başlattığı ancak, ödeme emrinin cirantalara tebliğ edilip edilmediği ve haciz işlemleri yapılıp yapılmadığı anlaşılamamıştır. Nitekim davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'ine karşı, zamanaşımı süresinin başlangıcı dahi çek borçluları aleyhine yapılan icra takibinden sonuç alınamadığı tarihte başlayabileceğine göre bu hususların araştırılması gerekir. O halde mahkemece, çek boçluları aleyhine yapılan takip dosyası gözönünde bulundurularak zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi ve bu konuda bir karar verilmesi, ayrıca davacının zararının doğup doğmadığı da bu şekilde araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.