7. Hukuk Dairesi 2013/11699 E. , 2013/19179 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki b
**7. Hukuk Dairesi 2013/11699 E. , 2013/19179 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 01.01.1991 tarihinden 28.01.2001 tarihine kadar davalı işyerinde muhasebeci olarak çalıştığını, 10.01.2001 tarihinde hiçbir işlem yapmamasını söylediğini, bundan bir süre sonra 28.01.2001 tarihinde işveren tarafından irade dışı izne gönderildiğini, daha sonra Bakırköy 12.Noter1iğinin 16.02.2001 tarih ve 6874 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ücret, sosyal hak ve TİS’ten kaynaklanan hak ve alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının hizmet akdinin doğruluk ve bağlılığa uygun olmayan davranışları nedeniyle bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, davacının sorumluluğunda bulunan davalı şirketin muhasebe kayıtlarında Ocak 2001 ayı hesaplarında yapılan iç denetim sırasında muhasebe kayıtlarında yapılan incelemelerde kayıtlarda tutarsızlık olduğunun fark edildiğini, davacının sorumluğunda bulunan kasa sayılarak 27.01.2001 tarihli tutanak İle teslim alındığını, davacının 29.01.2001 tarihinden itibaren 15 İş günü süre ile yıllık izne çıkarıldığını, hesaplarda geriye doğru yapılan inceleme sonunda şeker bayramı ve yeni yıl tatiline rastlayan 26.12.2000- 31.12.2000 tarihleri arası ve 01.01.2001 tarihi ile kasanın tutanak ile teslim alındığı 27.01.2001 tarihi öğle saatine kadar havalimanı satış ünitelerinde yolculara yapılan satışlardan yazar kasalara girişi yapılarak tahsil edilen ve satış elemanları tarafından form dökümü yapılarak muhasebeye nakit olarak teslim edilen nakit miktarı ile bankaya yatırılan nakit miktarı arasında açık olduğunun tespit edildiğini, satış elemanları tarafından muhasebe departmanına teslim edilen nakit paraların muhasebe tarafından en geç takip eden gün bankaya yatırılması gerektiğini, paraların süresinde bankaya teslim edilmediğini, günlük hasılatların yaklaşık birer haftalık gecikmelerle ilgili bankaya teslim edildiğini, ancak hasılatın şirket kasasında muhafaza edilmediğini, ayrıca ilgili bankadan yapılan araştırmada mevcut uygulama dışında davacı ile muhasebe elemanı tarafından takip eden ayın ilk günlerinden toplanan hasılattan çek ve nakit döküm föyü düzenlenmeksizin banka şubesine elden nakit teslim edilerek ay sonlarında cari hesabın denkleştirildiğinin tespit edildiğini, şirket ve banka hesaplarında mevcut olmayan paranın davacı ve muhasebe elemanının zimmetinde kaldığını, bu nedenle iş akitlerinin haklı ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, ayrıca haklarında Cumhuriyet Başsavcılığına güveni kötüye kullanma suç isnadı ile şikayette bulunduklarını, davacının hizmet akdinin feshedildiği 12.01.2001 tarihine kadar çalıştığı süre ile orantılı olarak hesaplanan Şubat ayı ücretinin kendisine ödendiğini, fazla mesai alacağının olmadığını, , davacının kullanmadığı 46 gün izin hakkı olduğunu, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olması nedeniyle davacıya ödenemediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı vekilince davanın zamanaşımına uğramasının davacının üzerine atılı suçtan aklanmadığı anlamına geldiği savunulmuş ise de, mevcut durum ve bu dosyada bulunan belgeler karşısında davacının zimmet suçunu işlediğinin kanıtlanamadığının değerlendirildiği, Hukuk mahkemelerinin ceza mahkemelerince verilen delil yetersizliğinden beraat kararlarıyla bağlı olmadıkları bilinmekte ise de, bu prensibin verilen her delil yetersizliğinden beraat kararından sonra işçinin peşin olarak bir miktar suçlu ya da kusurlu kabul edilebileceği anlamına gelmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafça işyeri kayıtlarının Antalya 1.İş Mahkemesinin 2001/272 E. sayılı dosyasına sunulduğu belirtilmiş ancak ilgili dosya getirtilmemiştir. Ayrıca davacı hakkında Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1109 E.sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, bu dosyanın da getirtilmediği anlaşılmaktadır. Ceza Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunda; davalı işverenin İstanbul işyerindeki kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi olmadığı belirtilmiş, ceza Mahkemesince de taraflar arasında hukuki ihtilaf olduğu belirtilerek beraat kararı verilmiş, karar temyiz edilmiş ancak Yargıtay kararı ile zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmiştir. Ceza Mahkemesi kararı davacının suç işlemediği gerekçesine dayanmadığı gibi ceza mahkemesinin delil yetersizliğine dayanan beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporunda davalı şirketle davalı şirketin hesabının bulunduğu banka arasında imzalanan sözleşmenin dosyaya getirtilmesi, 27.01.2001 tarihli bilançonun, mizan cetvelinin ve kasa hesabı muavin defterlerinin getirtilmesi gerektiğinin belirtildiği ancak Mahkemece ilgili kayıtlar getirtilip incelenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı şirketin hesaplarının tutulduğu banka kayıtları, davalı şirketle davalı şirketin hesabının bulunduğu banka arasında imzalanan sözleşme, 27.01.2001 tarihli bilanço, mizan cetveli ve kasa hesabı muavin defterleri ile Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1109 E.sayılı dosyası ve Antalya 1.İş Mahkemesinin 2001/272 E.sayılı dosyası ve ekindeki iki klasör halindeki davalı işyeri kayıtları getirtilmeli, gerekirse işyeri kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişinin de olduğu bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. 3-Davalı tarafça davacının ücret alacaklarının banka hesabına ödendiğinin savunulmasına rağmen banka kayıtları getirtilmeden davacının ücret alacağının kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.