T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/469 Esas KARAR NO : 2025/895 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2025 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi ssonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline ait olup dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ... sevk ve idaresinde o…
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/469 Esas KARAR NO : 2025/895 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2025 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi ssonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline ait olup dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ... sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında tarafların kendi aralarında maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlediklerini, kaza sebebi ile müvekkilinin aracının uzunca bir süre onarımda kaldığını, bu süreçte müvekkilinin hem aracından mahrum kaldığını hem de ticari faaliyetini yürütemediğini, müvekkilinin aracından mahrum kalması sebebiyle ticari kazanç kaybı tazminatı isteme hakkı bulunduğunu beyan ederek belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 100 TL ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine dair karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında daha önce bir anlaşma belgesi bulunduğundan hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiği, önemle belirtmek gerekir ki Davacı tarafından öncelikle 15.05.2025 tarihinde .. 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açılmış ve Mahkemece 16.05.2025 tarihli karar ile Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yollanmasına karar verildiği, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararıyla davanın ticari dava olduğuna karar verildiği için Davacı tarafından 28.05.2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurularak diğer davalı ve müvekkil şirket aleyhine ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu, devamında 21.06.2025 tarihinde diğer davalı ile davacı taraf anlaşma sağlamış ve tüm borcun 6 eşit taksitte diğer davalı tarafından ödenmesi kararlaştırıldığı; her ne kadar gizlilik hükümleri gereği arabuluculuk anlaşma belgesi tarafımızca dosyaya sunulamıyor olsa da ... Arabuluculuk Bürosu'na müzekkere yazılarak ...Arabuluculuk No, ...Başvuru No'lu arabuluculuk dosyasının dosya arasına alınmasını talep ettiğini, hukuki yarar yokluğu iddiaları saklı kalmak kaydıyla müvekkil şirket ... plakalı aracın (“araç”) işleteni olmadığını, bu yönüyle işbu dava açısından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığı ve müvekkil şirket bakımından pasif husumet yokluğu durumunun gerçekleştiği açık olduğu, davanın ticari kazanç kaybı tazminatı talebi yönünden belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olup, davanın usulden reddinin gerektiği, davacı tarafın, ... plakalı aracın sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiğine ilişkin iddiası ispata muhtaç olup taraflarınca kabul edilmediğini, trafik kazası tespit tutanağı ve diğer belgeleri kabul etmediklerin, müvekkil şirket kaza nedeni ile sorumlu olmamakla beraber kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıya kaza sonucunda ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketinden ve/veya kasko sigorta şirketinden ödenen tazminatların hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, bir an için müvekkil şirketin sorumlu olacağı düşünülse dahi davacının taleplerini ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet trafik poliçesinden yapması gerekeceğini, davacının haksız ve samimi olmayan araçtan mahrum kalınan süre boyunca meydana gelen ticari kazanç kaybı zararının tazmini talebinin kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle; öncelikle dava şartı ve husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, huzurdaki davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına mahkeme aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, tazminat davasıdır. Davacı vekili 01.12.2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle, davalı ... tarafından 28.11.2025 tarihinde yapılan ödeme ile dava konusu alacak, işlemiş faiz, avukatlık ücreti ve sair her türlü fer'ileri ödenmiş olduğundan işbu davanın, zararın giderilmiş olması nedeniyle konusuz kaldığını, izah etmiş oldukları nedenlerle dosyada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek kapatılmasını, leh ve aleyhimize vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. HMK'nun 315. Maddesinde; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini, istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 315. maddesine göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Şu hâlde mahkeme içi sulh, mahkeme tarafından bir hüküm verilmesine gerek olmaksızın davayı sona erdirir. Tarafların sulh yapmaları durumunda mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verecek; taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse “karar verilmesine yer olmadığına” karar vermek suretiyle yargılamaya son verecektir. Diğer bir deyişle, mahkeme içi sulh davayı kendiliğinden sona erdirdiğinden mahkemenin bu sonucun ortaya çıkmasını sağlamak için ayrıca bir hüküm vermesine de gerek yoktur. Zira sulhun temel işlevi hükmün tamamlayıcısı olmak değil; hüküm yerine geçmektir. Dolayısıyla sulhun bizzat kendisinin ayrıca bir mahkeme hükmü verilmesine gerek olmaksızın doğrudan doğruya davayı sona erdirmesi doğaldır. Bu bakımdan mahkemenin vereceği “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı” davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığını tespit ve tevsikten öte bir anlam taşımayacaktır (Tanrıver, s. 97). " Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 01/12/2025 tarihli dilekçesi dava konusu alacağa ilişkin ödeme yapıldığı anlaşılmakla, konusuz kalan davada tüm davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin 01/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığı; davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermesi sonrasında ödeme yapmaları nedeniyle arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsil edilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 615,40 TL karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2025 yılı tarifesine göre toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair tarafların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere karar verildi. 01/12/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır