7. Hukuk Dairesi 2010/6042 E. , 2011/6126 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yetersiz olduğundan duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla s
**7. Hukuk Dairesi 2010/6042 E. , 2011/6126 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yetersiz olduğundan duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir. Gerekçeli kararın karar başlığında davalı olarak ... Adi ortaklığı gösterilmesi ve bu şirket hakkında hüküm verilmesi gerekirken, ... İnş. ve Tic. A.Ş’nin davalı gösterilerek hüküm verilmesi doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. 3-Davalının hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, HUMK’nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Bu kural yalnızca sonuç talep yönünden değil, müddeabihi oluşturan her bir zarar kalemi yönünden de uygulanır. Bu hukuki olgu dikkate alındığında mahkemece hükmedilecek tazminatın belirlenmesinde sadece dava edilen sonuç istemin aşılıp aşılmadığına bakılmakla yetinilmemesi, ayrıca her bir zarar kaleminden davacı istemlerinin aşılıp aşılmadığının da incelenmesi zorunludur. Dava dilekçesinde fazla hakkın saklı tutulması ve bazı harcama kalemlerinden davacı alacağının daha fazla olduğunun belirlenmesi diğer harcama kalemlerinden talebin aşılmasını ve fazla tazminata hükmedilmesini haklı göstermez. Somut olaya gelince; davacı dava dilekçesinde, davalı tarafından yapılan yol inşaatı nedeniyle taşınmazının 37 metrekarelik alanının ve üzerindekilerin hasar gördüğünü öne sürerek, taşınmaz üzerinde bulunan mermer çeşme, ağaçlar, mermer zemin kaplama yönünden zararının herbir kalem için ayrı ayrı 1.000,00’er TL olduğunu açıklanmış, ayrıca 37 metrekarelik alan bedelini talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının zararının, taşınmazının 37 metrekarelik alanı yönünden 1.100 TL, mermer çeşme hasar bedeli olarak 1.200 TL, ağaçlar için 1.100 TL, mermer zemin kaplama bakımından ise 1.875 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı tarafından dava ıslah edilmemiştir. Mahkemece anılan kalemler yönünden talep aşılarak karar verilemez. Ayrıca davacı dava açılmadan önce dava konusu taşınmazı dava dışı şirkete satıp buna ilişkin satış bedelini de tahsil ettiğinden, kural olarak taşınmazının 37 metrekarelik alanına ilişkin bedeli davalıdan talep edemeyeceği kuşkusuzdur. Ancak, kamulaştırmasız olarak kullanılan 37 metrekarelik alanın, dava konusu hasar nedeniyle rayiç bedelinden daha düşük bir bedele satıldığının tespiti halinde, çoğun içinde azı da vardır kuralı gereği, hasarsız satış bedeliyle hasarlı haliyle satış bedeli arasındaki farkın davacının zararı olarak tazminine karar verilmesi gerekir. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, taşınmazının 37 metrekarelik alanının hasarsız olarak satış bedeli ile hasarlı hali ile satış bedeli arasındaki fark bulunup bulunmadığının araştırılması, farkın tespiti halinde bu bedelin tazminine karar verilmesi; mermer çeşme, ağaçlar, mermer zemin kaplama yönünden ise dava dilekçesinde talep edilen davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dâhi doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.