6. Ceza Dairesi 2009/21192 E. , 2010/21575 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar ..., ... ve ...’a her bir suç nedeniyle ayrı ayrı hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, adı geçen sanıklar savunmanlarının duruşmalı temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın…
**6. Ceza Dairesi 2009/21192 E. , 2010/21575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar ..., ... ve ...’a her bir suç nedeniyle ayrı ayrı hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, adı geçen sanıklar savunmanlarının duruşmalı temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.1986/509-42; 13.04.1987/42-211; 01.02.2000/299-1; 11.12.2001/248-288; 03.04.2007/253-80 ile 20.10.2009/152-245 gün ve sayılı kararları ve duraksamasız özel daire içtihatlarıyla birlikte değerlendirildiğinde; Suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması, “çıkar amaçlı suç örgütü kurma, yönetme, bu örgüte üye olma ve yardım etme” suçlarıyla ilgili olarak hem 4422, hem de 5237 sayılı Yasalardaki düzenlemelerin ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektirmektedir. 5237 sayılı TCY’nın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önceki dönemde; 01.08.1999 tarihinde 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarına ilişkin olarak 765 sayılı TCY’nın 313 ve devamı maddelerinin, çıkar amaçlı suç örgütü kurma suçlarına ise 4422 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması şeklinde ortaya çıkan ikili ayrıma, 5237 sayılı TCY’nın 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi, buna karşılık 765 ve 4422 sayılı Yasaların ise aynı tarihte yürürlükten kaldırılmasıyla son verilmiştir. Suçun maddi unsurunun; 4422 sayılı Yasa açısından “çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak”, 5237 sayılı TCY’nın 220. maddesi yönünden ise herhangi bir ayrım yapılmaksızın çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmayı da kapsayacak şekilde “kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurmak” olduğu, Her iki Yasa açısından da, suçun maddi unsurunu oluşturan örgütün oluşabilmesi için en az üç veya daha fazla kişinin belirtilen amaçlarla bir araya gelmesinin gerektiği; bu bağlamda, 4422 sayılı Yasada üye sayısı açısından bir açıklık bulunmamakta ise de, 4800 sayılı Yasa ile kabul edilip Bakanlar Kurulunun 2003/5329 sayılı kararıyla da 18.03.2003 gün ve 25052 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve tüm çeteler ile bölgesel örgütler için de uygulanabilirliği olan “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin” 2-a maddesindeki örgütlü suç tanımından hareketle, bu Yasaya ilişkin uygulamalarda da üye sayısının en az üç kişi olması gerektiğinin Yargıtay kararlarında duraksamasız olarak kabul edilegeldiği,