İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/11/2018 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:25/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:01/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/11/2018 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:25/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:01/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...'nin oğlu, ...'un kardeşi olan ...'in davalı ... 'un kullandığı ve davalı ... 'un maliki bulunduğu ... plakalı araçta 11/08/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü davalı ... 'un asli kusurlu olduğunu, hakkında ceza davası açıldığını ve tutuklandığını, kaza yapan aracın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu, kaza nedeniyle davacıların büyük bir ızdırap ve acı içine girdiklerini, ailenin tek erkek çocuğu olması nedeniyle müteveffanın ailesinin geçimini sağlamak için çalıştığını, tüm bu hususlar nedeniyle davacıların her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminatın 11/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsiline, yine müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalınacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davacıların her biri için 1.000,00'er TL destekten kalma tazminatının 11/08/2015 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 07/09/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatını ... yönünden 68.158,33 TL, ... yönünden ise 49.671,65 TL olarak arttırmıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında sınırlı sorumluluk olduğunu, sigortalı aracın sürücününü kusurlu olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacılara bağlanan maaş veya ödeneğin peşin sermaye değerinin hesap edilecek destekten yoksun kalma tazminatından tenzil edilmesi gerektiğini, gerçek zararın bilirkişi marifeti ile hesap edilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin teminat harici olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporu, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacıların oğulları ve kardeşi olan ...'in vefatı sebebiyle onun desteğinden yoksun kaldıkları kabul edilerek davacıların maddi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 64.149,01 TL maddi tazminatın davacı ...'e, 46.749,79 TL maddi tazminatın davacı ... 'e kaza tarihi olan 11/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ödenmesine, davacı ... 'in maddi tazminat talebinin reddine, olayın oluş şekli, tararfların sosyal ve ekonomik durumları ile kusur oranları, davacıların olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alınarak hak ve nesafete göre davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 15.000,00'erTL manevi tazminatın davacı ... ve ... 'e, 10.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... 'e kaza tarihi olan 11/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davalı sürücü ... 'un tam kusurlu olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunda müteveffa'ya %15 kusur yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira yolcu koltuğunda emniyet kemeri takılı vaziyette seyahat eden müteveffa ...'nın kazanın gerçekleşmesinde hiç bir dahli olmadığını, davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatının reddinin doğru olmadığını, kazının oluş şekli, kusur durumu ve kaza sonrası ailesine müteveffa için rahmet dilemeyen sürücünün aleyhine cüzi bir bedel manevi tazminata hükmedilmesinin vicdani olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalılar tarafından istinafa cevap verilmemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat talep edebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalı sigorta şirketine sigortalı davalı ...'ün maliki, davalı ...'un sürücüsü olduğu aracın yaptığı kazada araçta yolcu olan davacılar ... ve ...'nin oğlu, ...'un kardeşi olan ... vefat etmiş, davacılar destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı anne ve baba yönünden maddi tazminat davalarının kısmen kabulüne, davalı kardeş yönünden yönünden maddi tazminat talebinin reddine, tüm davacılar yönüyle manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; sürücü ... 'un sorgu ifadesinde, maktul ile birlikte Kaleiçinde alkol aldıklarını, daha sonra Kemer ilçesine gitmeye karar verdiklerini, saat 02:30 sıralarında Kaleiçinden çıktıklarını beyan ettiği, kazadan sonra ... Hastanesi Acil Servisinde yapılan tıbbi müdehale de davacıların murisi ...'in 145,47 mg/dl, davalı sürücü ... 'un 160 mg/dl oranında alkol tespit edildiği, bu durumda kazada vefa eden ...'in, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, vefat ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında isebetsizlik görülmemiştir. Davacı ... ile ölen kardeş olup, ölenin davacı kardeşine aile içi dayanışma dışında sürekli ve düzenli bir para ödediği ispat olunamadığı gibi, bu davacının anne ve babasının halen sağ olduğu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden maddi tazminat davasının tümden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, ölenin yaşı, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarı yerindedir. İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; alınan kusur raporunun dosya kapsamına uygun olmasına, desteğin davacı kardeşi yararına destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemesine, takdir edilen manevi tazminatın olay tarihi ve oluşa göre uygun bulunmasına göre, usul ve kanuna uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar adli yardımdan faydalandığından alınması ertelenen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, 3-Dava adli yardımlı görüldüğünden istinaf aşamasında suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.322,00 TL tebligat ve posta masrafının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yapılan istinaf giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İİlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 25/09/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. Muhalefet Şerhi Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın müterafik kusuru dışında somut olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmayışı, davalının kusur durumu, müteveffanın ölümünün davacılar üzerinde oluşturduğu ruhsal etki, davacılar ve müteveffanın yaşları, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen toplam 40.000,00 TL manevi tazminat miktarı elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusuna yeter miktarda olmayıp, az olduğundan ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat miktarı yönünden kaldırılması gerektiği yönünde olduğumdan, sayın çoğunluğun istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik görüşüne katılmıyorum. ...