12. Hukuk Dairesi 2025/7775 E. , 2026/636 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçl…
12. Hukuk Dairesi 2025/7775 E. , 2026/636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun, ilamla hükmedilen alacağın takipten önceki dönemde ödendiğini ileri sürerek icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; borcun takipten önceki dönemde ödendiği gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve icranın geri bırakılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dayanak ilamının hüküm fıkrasında likit bir alacak bulunmadığı ve ilamın eda hükmü içermediği, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesi gerekir ise de, yalnızca alacaklı tarafından istinaf isteminde bulunulduğundan alacaklının aleyhine karar verilemeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür. İlamlı icra takibinde borçlu; ilam aleyhine olan yani ilama göre borçlu olan kişidir. Bir ilamın ilamlı takibe konu edilebilmesi için hükmün, açık, net, likit olması ve eda hükmü içermesi gerekir. İlama konu hükümde borçlunun kim olduğu, takipte muhatabın kim olduğu konusunda hiçbir kuşku bulunmamalıdır. İlam hükmünün kime ya da kimlere yönelik olduğu konusunda duraksama olmaması gerekir. Somut olayda, takip konusu olan Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/518 E. - 2023/267 K. sayılı ilamının, acele kamulaştırma bedeli tespiti ve tescile ilişkin olduğu, ilamın hüküm kısmının (takibe konu edilen) 4 ve 5 numaralı bentlerinde “4) Kaldırma kararından önce mahkememizce tespit edilen 4.001.832,91 TL'den acele el koyma dosyasında tespit edilen 3.099.405,00 TL'nin mahsubu ile hesaplanan 902.427,91 TL'nin dava tarihini izleyen 4. ayın bitimi tarihi olan 07/01/2019 tarihinden istinaf karar tarihi olan 30/06/2021 tarihine kadar işlemiş yasal faizi ve nemalarıyla birlikte davalıya derhal ödenmesine, (daha önce ödeme yapılmamış olması halinde) 5) Depo edilen 773.651,09 TL'ye dava tarihinden 4 ay sonrası olan 07/01/2019 tarihinden itibaren karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine,” karar verildiği görülmüş olup hükmün, ödemeye ilişkin eda hükmü ve likit alacak içerdiği anlaşılmıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, dayanak ilamın eda hükmü içermesi nedeni ile ilamlı takip konusu yapılabileceği dikkate alınarak, alacaklının ileri sürdüğü istinaf nedenleri incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 26.06.2025 tarih ve 2024/11 89... /1900 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.