7. Hukuk Dairesi 2009/5763 E. , 2010/3199 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 110 ada 53 parsel sayılı 948,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve …
**7. Hukuk Dairesi 2009/5763 E. , 2010/3199 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 110 ada 53 parsel sayılı 948,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 110 ada 53 parsel sayılı taşınmazın davacı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde davalı Haşum Mutlu yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür. Öte yandan sadece bir mahalli bilirkişi beyanıyla karar verilemez. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalıya delilleri sorulup varsa tanıkları usulüne uygun çağrılarak ve tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, mahalli bilirkişi beyanında davalının 15-20 yıldır ziraat etmediği belirtildiğine göre davalının taşınmazı iradi terk edip etmediği sorularak, davalının miras bırakanı babası ... yönünden de zilyetlikle kazanım miktarları araştırılarak, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL harcın istek halinde davalı ...'ya iadesine, 27.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.